İçeriğe geç

Ay Işığı

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Ay Işığı

Bölüm 3

3.bölüm

Sütür atmaya devam ediyordum çünkü yarası büyüktü ve iki yerden yaralanmıştı: Karnından ve kaşının altından... Kaşına sütür atarken göz göze geldik. Bal rengi gözleriyle bana bakıyordu ve canının acıdığı her halinden belli oluyordu. Ama yapacak bir şey yoktu, işi gereği bunlara alışkın olmalıydı.

​Kaşının sütür işlemi bitmişti, geriye karnı kalmıştı. Yarayı görmek için kıyafetine kesik attım ama yara çok büyüktü. Tekrar uyuşturmaya başlarken Yiğit Yüzbaşının inlemesini duydum. Anlık bir acı olduğu için yapabileceğim bir şey yoktu. Yüzbaşının kafasını dağıtmak için onu konuşturmaya başladım.

​— Canın çok yanıyor mu? dedim.

— Neden soruyorsun ki? Ben senin acıman yoktur diye düşünüyordum, dedi.

​Çok sinirlendim ama benden önce abim hamle yaptı.

— Yiğit, kaşınıyorsun aslanım!

​Abim de benim sinirlendiğimi anlamıştı büyük ihtimalle.

— Kusura bakmayın komutanım. Ayrıca özür dilerim doktor hanım, size öyle bağırmamam gerekirdi. Ancak amacım hemşire hanıma vurmak değildi, dediği zaman sinirim biraz hafifledi.

​Yine de özür dilemeyle olmuyordu bu işler ne yazık ki...

— Ben de özür dilerim Yiğit Bey, siz öyle bağırınca gerekirdi ancak işler pek öyle olmadı, dedim.

​İşlem fazla uzun sürdüğü için saçım biraz bozulmuştu. Hafiften düzeltir gibi yapıp devam ettim ve nihayetinde pansumanı bitti. Lakin bu halde onu taburcu edemeyeceğim için odalardan birine yatışını verdim.

​İşlemi bitirip tekrardan geçmiş olsun diyerek oradan ayrıldım. Başka işim olmadığı için hava almaya dışarı çıktım. Abim yanıma geldi.

— Aylin abicim, sen niye başına böyle tehlikeler alıyorsun? Ya sana bişi yapsalardı, ya ben gelmeseydim? Hem de bir askere bağırmak ne demek, haberin var mı senin? dedi korkarak.

— O da benimle birlikte çalışanlara saldırmasaydı! Kim olursa olsun... Ayrıca özürümü de diledim.

​Abim her ne kadar kızsa da haklıydı. Benim böyle bir hakkım yoktu ama ben böyle şeylere gelemiyordum, ne yapabilirim?

​Abim tekrar beni tembihledikten sonra yanımdan ayrıldı. Ben de biraz daha oturmaya devam ettim, sonra tekrar işimin başına geçtim.

Tamam gerçekten çok üzerine gitmiş olabilirdim, ama benim kırmızı çizgim bu damarıma basıldığı an kendime hakim falan olamıyorum. Ki bu sonradan olan Bi huyum bile değil küçüklükten kalan Bi huyum. Bunları düşünmekle daha fazla kafa yormak istemiyordum çünkü beni uzun Bi gece bekliyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.