İçeriğe geç

Ay Işığı

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Ay Işığı

Bölüm 2

2.bölüm

Dün akşam abimi kendi dairesine gönderdikten sonra hemen bir duş alıp uyudum. Gerçekten ne kadar yorulduğumu o an anladım. Bugün ilk iş günümdü ve bu yüzden oldukça heyecanlıydım. Uzmanlık alanım acil servisti; yalan yok, biraz aksiyonu seviyordum. Hastane çantamı ve araba anahtarlarımı alıp kapıdaki arabama bindim, çalışacağım hastaneye doğru yola çıktım.

​Hastaneye girdiğim sırada acilin 2 numaralı müdahale odasında büyük bir kargaşa vardı. Zaman kaybetmemek adına hemen önlüğümü giymek için personel odasına geçtim. Dolabımdan önlüğümü alıp çıkacağım sırada bir hemşirenin ağlayarak koridorda koştuğunu gördüm. Yüzü çok kötü görünüyordu.

​Telaşla yanına koştum.

— Bir dur, ne oldu yüzüne senin?

Hemşire ağlamaklı bir sesle yanıt verdi:

— Acildeki 2 numaralı odadaki hasta yüzünden oldu...

​Bunu duyduğum an başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Hemşireye bir bardak su verip hızlı adımlarla 2 numaralı odaya seğirttim. Tam tahmin ettiğim gibi, kargaşa daha da büyümüştü.

​İki üç asker hastanın başına dikilmiş, "Komutanım sakin olun!" diyerek onu zapt etmeye çalışıyordu. Hasta ise, "Ya gerek yok diyorum, zorluyorsunuz! Bir çekilin!" diye sitem ediyor, ortalık giderek kızışıyordu.

​Sesler yükseldiği anda sinirlerime hakim olamayıp bağırdım:

— NE OLUYOR YA! Ne bu şiddet bu celal, bağırmaktan gözünüz kör olmuş hemşireye bile saldırmışsınız!

​Bağırmamla birlikte bütün odanın bakışları üzerime kilitlendi. Kendi ölüm fermanımı imzalamış gibi hissetmiştim. Yanımda duran diğer doktorlara, "Hastayı ben tedavi edeceğim," deyip onları odadan gönderdim. Yanıma bir hemşire alıp eldivenlerimi giydim.

​Eldivenlerimi takıp arkamı döndüğümde askerlerden biri önüme geçip beni engellemeye çalıştı:

— Ne yapıyorsun ya? Çek elini komutanımdan!

​Sinirlenerek hızla cevap verdim:

— İzin verirsen komutanını tedavi edeceğim, çıkar mısın?

​Ben daha lafımı bitiremeden abim yanımda bitti. Ne olduğunu anlayamadan askerler abimi görünce anında geri çekildiler ve yolu açtılar. Hatta askerlerden birinin fısıltıyla "Binbaşım, o sizin kardeşiniz miydi?" demesi ve abimin pat diye ortada bitmesi tam bir komediydi.

​Elim ayağım titriyordu ama abim yanımda olduğu için güvende hissediyordum. Hastanın yarasını uyuşturduktan sonra ilacın etki etmesini beklemeye başladım. Bu sırada dosyasını inceledim. İçimden, 'Yiğit Yalçındağ... Demek yüzbaşısın diye geçirdim.

​Dosyayı kenara bırakıp tedaviye başladım. Ben dikiş atarken abim söylenmeye başladı:

— Ulan Allah bilir ben gelmesem... Hadi bizim delinin aldığı riski geçtim; gerizekalı Yiğit, sen niye önüne gelen hemşireye vuruyorsun? O kadar canın acıyorsa adam akıllı tedavini ol, kenara çekil! Ha ama bu da bana ders olsun; siz üçünüz bir daha üsteğmenle bir yere gitmiyorsunuz, operasyon haricinde. Aylin, seninle de ayrı konuşacağız ama şimdi değil, haberin olsun!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.