İçeriğe geç

Ay Işığı

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Ay Işığı

Bölüm 1

Başlangıç

( Selam dostlar🙂

Bu benim ilk kitabım ve yorum yaparak kitabı değerlendirirseniz ne mutlu... İyi okumalar 💗)

Uçağımın inmesine son saatler kalmışken, pencereden gökyüzünü izleyerek aklımdaki sorularla baş başaydım. İlk atanma yerimde işimi en iyi şekilde yapabilecek miydim? Ya da çevrem nasıl olacaktı? Aslında pek zor olacağını düşünmüyordum çünkü abim, atandığım yer olan Şırnak’ta binbaşıydı. Benim için kaldığı lojmanda bir daire hazırlatmasını istemiştim ve o da halletmişti.

​Uçağım indiği sırada beni abim karşılamıştı. Hızlı adımlarla gelip başımı bağrına bastı.

— Güzelim, hoş geldin, dedi parlayan mavi gözleriyle.

— Hoş bulduk abicim, diyerek ben de abime sarıldım.

​Abim bana çok düşkündür ve her olanaktan korktuğu için beni hep yanında tutmak isterdi.

— Aylin, hadi daha fazla durmayalım burada. Hava zaten soğuk, gel gidelim, dedi.

​Abimin böyle demesiyle gerçekten üşüdüğümü fark ettim ve ona onaylama anlamında başımı sallayarak, "Bence de, yoksa daha ilk günden hasta olacağız Demir Bey," dedim.

​Abim tabii ki de o alaycı gülümsemesiyle beni kollarının arasına alarak arabaya doğru ilerledi. Arabanın yanına geldiğimizde ikimiz de bindik ve abim motoru çalıştırdı. Ay ışığının altında ilerlemeye başladık.

​— Aylin, şimdi bir şey diyeceğim. Sen babamın sana miras bıraktığı emaneti aldın değil mi? Yani yanında mı? diye sordu abim yolda giderken.

— Evet abi, aldım. Siyah çantamda. Niye sordun ki?

​Abim, annemle babam öldüğünden beri bunun konusunu hiç açmamıştı.

— Tamam, eve gidince ilk işin onu saklamak olsun, tamam mı?

​Abimin bunu sorması her ne kadar garip gelse de "Tamam," deyip camdan dışarıyı izlemeye devam ettim.

​Yaklaşık 20 dakika sonra kalacağımız lojmana vardık. Emniyet kemerini çözüp arabadan indim ve abimi takip etmeye başladım. Binanın içine girdik ve 4. kata çıktık. Asansörden indiğimizde elime dairenin anahtarını verdi.

— Alın bakalım doktor hanım, girin bakalım evinize.

​Abimin elindeki anahtarı aldım, kapıyı açıp içeri girdik. Abim evi ben gelmeden halletmişti; resmen temizliğini yapmış, mobilyaları yerleştirmiş ve buzdolabını bile doldurmuştu. Bakışlarımı abime döndürerek, "Abi doğru söyle, cidden sen mi bu kadar şeyi hazırladın yoksa ben hayal mi görüyorum?" dedim dalga geçercesine.

— Eşek, bir de dalga geçiyor! Tabii ki de ben hazırladım.

​Birbirimizle uğraşırken abimin telefonu çaldı; arayan kişi ablamızdı. Annemle babam vefat ettikten sonra birbirimize sahip çıkmaya ve destek olmaya başlamıştık. O günden beri bize annelik yapan ablamdı.

​Abim daha fazla bekletmeden telefonu açtı.

— Alo Demir, ne yapıyorsunuz ablacım? Aylin geldi mi? diye ablamın sesi duyuldu.

— Aleykümselam abla ya! İnsan ilk önce bir selam verir. Ayrıca Aylin’i benden daha çok sevdiğinizi bilmiyordum Eylem Hanım, dedi abim kıskanmış bir biçimde.

​Sonrasını duymadım ve eşyalarımı yerleştirmek için odama geçtim. Ne yalan söyleyeyim, yüzümde zafer gülüşü vardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.