İçeriğe geç

AVCI

Bölüm 4 · 8 dk okuma

AVCI

Bölüm 4

01.3-YENİ VAKA

05.12

Yatağında oturdu, gördüğü kedi kafasını kurcalıyordu. Alkollüydü ama sarhoş değildi, hayal görmüş olamazdı. Kalkıp çalışma masasına geçti. Dosyayı bilgisayarından açıp önüne aldığı deftere notlar yazmaya başladı. Yaşadığı olayı es geçmişti, baka şahit olmadığından deli gibi görünmek istemiyordu. Bir sürü not çıkardı, hepsini tek tek gözden geçirip mail yazdı, iş arkadaşlarına bu saatte o maili gönderip bakmalarını dosyayı yeniden okumalarını istediğini yazmıştı. Kız kardeşine telefonundan mesaj gönderdi, özellikle onun incelemesini istediğini belirtmişti.

06.39

Kapısı açıldığında başını defterinden kaldırıp baktı. Annesi kapıda durmuş onu izliyordu.

-Bir sorun mu var?

-Yok, uyandırmak için gelmiştim de uyanmışsın bile.

-Uyku tutmadı.

-Hadi gel bir şeyler atıştır.

-Karakolda yerim, çıkmadan önce duşa gireyim.

-Tamam oğlum.

Odasından çıktığında oturduğu yerden kalktı, duşa girmek için kıyafetlerini alıp banyoya geçti. Soğuk su altında banyo yapmaya alışmıştı böylesi daha sağlıklıydı ve daha kolay kendisine gelmesini sağlıyordu. Su altında başını yukarı kaldırıp gözlerini kapatarak düşündü, çok fazla karmaşa çok fazla bilmece vardı. Ekip arkadaşlarının hepsi de onun gibi yeni mezundu, bu kadar çok acemi bir aradayken nasıl çözebilirlerdi ki bu davayı? Araştırma yapmaları, olay mahallerini incelemeleri, tartışmaları, tek tek bilmecelerin cevaplarını bulmaları... bunların hepsini yapmaları lazımdı. Barlas aldığı her dosya da başarılı olmuştu fakat Bartu hariç yanlarındakiler daha önce dosya bile almamıştı. Karakolda günlük işleri ve yardımcılığı yapıyorlardı. Bir yandan da onlara iş öğretmek zorundaydı. Gözlerinin önüne tanımadığı bir kadının yüzü gelince gözlerini açtı. Çok güzel bir surattı bu. Gri gözleri, Sarıya yakın çok açık kahverengi saçları, kakülü, aynen dünkü doktor gibi beyaz da teni vardı. İki yanağında da derin gamzeleri vardı. Banyodan çıkma zamanının geldiğine kanaat getirdiğinde havlusuna uzanıp çıktı ve iyice kurulandı. Üzerine yine siyah gömleğini ve siyah kotunu giymişti. Saçlarını kurutmaya uğraşmak istemedi, saati ve kolyesini halledip deodorantıyla, parfümüyle seansını gerçekleştirdikten sonra banyodan çıktı. Kapının önünde bıraktığı ayakkabılarını giyip evden çıkmak için telefonunu, anahtarlarını, bu defa siyah kot ceketini alıp dış kapıya yürüdü. Arkasından duyduğu ses onu durdurdu.

-Abi nereye?

Dönüp kardeşine baktı.

-Karakola.

-Benim de gelmem gerekmiyor mu?

-Sonra da gelebilirsin.

-Hazırlandıktan sonra geleyim o zaman.

-Tamam.

08.04

Odasına topladığı ekip arkadaşlarına attığı mail hakkında sorular sordu. Bakıp bakmadıklarını kontrol ediyordu, bakmamış olanları azarlamaktan çekinmeyecekti.

-Duru gelmiyor mu?

-Gelecek.

Bartu oturduğu yerden kalkarken sormuştu bunu, kahvaltı bil etmemişlerdi Barlas hepsini hızlıca odasına toplamış çalıştırıyordu.

-Ya kanka, acıktık be. Bir şeyler yedikten sonra devam etsek olur mu?

-Bartu doğru söylüyor Barlas. Hadi hep birlikte kahvaltıya gidelim, ne dersin?

Ezgi bir şeyi istediğinde attığı o gülümsemesini Barlas'a sunmuştu. Barlas başını hafifçe sağa hareket ettirip derin bir nefes alıp verdi. Dosyayı bir an evvel halletmek istiyordu yine de kimsenin aç kalmasına müsaade edemezdi.

-Tamam gidelim.

Kalkıp karakola yakın bir kafeye gittiler, kahvaltılık için herkes kendi siparişini verdikten sonra siparişler gelene kadar muhabbet etmeye başladılar.

-Barlas dün gece arkadaşlarınlaymışsın?

-Nasıl ya? Hani evdeydin oğlum?

-Sıkıldım çıkmaya karar verdim.

-Bensiz?!

-Sözüm olsun Bartu, senin için ayrıca bir gün ayarlayayım.

-Tamam o zaman.

-Ben de isterim Barlas.

Ezgi masaya yerleştirdiği ellerini birbiriyle birleştirmiş, parmaklarıyla oynuyordu. Bakışları oynadığı parmaklarındaydı. Karakola geldiğinden beri Barlas'a ilgisi vardı fakat Barlas'ın dikkatini hiç çekememişti. Barlas aşk ya da benzeri şeylerle uğraşmak yerine işine düşüyordu.

-Ayarlarız.

O kadar isteksiz söylemişti ki, sesi bile çıkmamıştı. Başını dışarıya çevirdiğinde sabah duş alırken gözünün önüne gelen o suratı gördü. Telefonda konuşarak kaldırımda yürüyordu. Kaşları istemsizce çatıldı, gözleriyle takip etmeye başladı. Bartu dirseğiyle kolunu dürttü, ona dönmedi bile.

-Kahvaltı geldi kanka.

Barlas odaklanmış, kızın her bir hareketini inceliyordu. Beyaz bir Clio'ya bindi, plakasına bakmayı neyse ki akıl edebilmişti. Plakayı aldı kız ise arabayla gözden uzaklaştı. Önüne döndüğünde arkadaşlarının onu meraklı gözlerle izlediğini fark etti.

-Birine benzettim. Acele edin yeterince vakit kaybettik, gidip çalışacağız.

Masanın üzerinde duran telefonu titreyince eline aldı, kız kardeşinden mesaj vardı.

''Neredesin?''

Ona kahvaltı için geldiklerini birazdan orada olacaklarını, aç ise gelebileceğini yazdı. Kardeşi beklemeye karar vermişti.

12.26

Odaya döndüklerinde Duru abisinin masasına yerleşmişti fakat onu görünce kalkıp koltuğa oturdu. Barlas'ta masasına geçmek yerine koltuğa oturdu, bu şekilde birbirlerine daha yakın olacak masadaki kağıtlara daha kolay ulaşacaktı. Hepsi oturduktan sonra dosya hakkında beyin fırtınası yaptılar. Müdürün kapıyı açmasıyla hepsi birden başını o tarafa çevirdi.

-Kolay gelsin.

-Sağ olun.

-Çalışıyor olduğunuzu görmek ne kadar güzel.

-Uğraşıyoruz müdürüm.

-Aferin devam edin.

Çıktı, hepsi önüne geri döndü. Barlas şu dosya tartışmasını bitirip aklındaki plakayı sorgulamak istiyordu, kız hakkında bilgi sahibi olabilirdi. Hiç tanımadığı birinin hayalini görmek sonra da canlısıyla karşılaşmak hiç normal gelmemişti.

13.37

-Mola verebiliriz.

Herkes Barlas'ın bunu demesini bekliyormuş gibi ağzından çıkar çıkmaz yerlerinden ok gibi fırlayıp odadan çıktılar.

-Daha şimdiden arkadaşlarını bıktırmışsın abi.

-Hiç çalışmamışlar, nasıl olduğunu bilmiyorlar.

-Sıfır bilgili ekiple mi çalışıyoruz yani?

-Tam olarak evet, araştırmam gereken bir şey var sen takıl geleceğim hemen.

-Peki.

Odasından çıkıp başka bir arkadaşının masasına yaklaştı. Avuçlarını masaya bastırıp hafifçe eğildi.

-Ayaz senden bir plakaya bakmanı isteyeceğim.

Kafası bir ton kağıda gömülü çocuk kafasını kaldırıp gülümsedi.

-Bakalım.

Plakayı veren Barlas bakabilmesi için Ayaz'a da vakit tanıdı.

-Kanka plaka sahibi Cevher Özsoy diye bir adam.

-Tamam kardeşim sağ ol, şu adamın kimlik bilgilerine ulaşabilir misin?

-Bakarız.

-Odaya geçiyorum ben, sen gönderirsin.

-Mesaj atarım.

-Anlaştık, kolay gelsin.

Odasına geri dönüp koltuğa oturdu kardeşinden diğerlerini çağırmasını istedi. Herkes yeniden toplanınca çalışmaya başlamadan önce görev dağılımı yapmaya karar verdi.

-Yarın olayların geçtiği yerleri de inceleyeceğiz, dağılım yapalım. Bartu ve ben daha önce de dosya aldığımızdan ikimizi ayrı tutacağım.

-Ezgi benimle gelebilir.

-Öyle olursa çalışmazsın, Poyraz seninle.

-Mantıklı ben kabul ediyorum.

Ellerini çırparak gülümsemişti kız.

-Yarım saat daha buradayız sonra dağılabiliriz.

Barlas önündeki kağıtları düzenlerken konuşmuştu.

-Abi ben ne yapacağım?

-Benimlesin.

Elbette kardeşini iki kurdun olduğu yere bırakmayacaktı. Telefonuna gelen mesaja göz ucuyla bir baktı, Ayaz adamın bilgilerini Barlas'a göndermişti.

14.41

-Dağılabiliriz.

Herkes gittikten sonra Barlas kardeşine döndü.

-Seni eve bırakayım.

-Yok abi arkadaşımla buluşacağım. Annem için randevu ayarlayabilecek miyiz bakalım.

-Güzel, dene bakalım. Oraya bırakayım istersen?

-Buraya gelecek, onunla giderim.

-Dikkatli ol. Ben de çıkıyorum yapacaklarım var.

-Tamam kolay gelsin.

Barlas odasından çıktıktan sonra yaptıkları ile ilgili bilgi vermek için müdürün odasına gitti. Kapısı açık olduğundan başını içeri uzattı.

-Gelebilir miyim?

-Tabii.

İçeri geçti, koltuğa oturup dirseklerini dizlerinin üzerine koydu ellerini birbirine geçirip parmaklarını kenetledi. Yüzünü kaldırıp yaptıklarını tek tek anlattı.

-Güzel çalışmışsınız, sana güvendiğimi zaten biliyorsun.

-Tabii ki. Şimdi çıkıyorum bir sorun yoksa?

-Yok çıkabilirsin, yarın tekrar bilgilendirirsen sevinirim.

-Tamamdır.

Odadan ayrılıp otoparka yürüdü, arabaya geçmeden hemen önce telefonunu çıkarıp annesini aradı.

-Çok açım ne yemek var?

-Poğaça yapmıştım başka bir şey istersen yapabilirim.

-Yok yeterli.

-Tamam oğlum.

-Geliyorum, evde görüşürüz.

-Tamam dikkatli ol.

16.26

Ev anahtarlarını çıkartıp kapıyı açtı. İçerisi miss gibi poğaça ve kek kokuyordu. Ayakkabılarını çıkartıp ceketini koltuğun üstüne fırlatarak neredeyse mutfağa doğru koştu. Annesi masanın üzerine onun için tabağı hazırlamış yanına da çay koymuştu.

-Asitli içecek içmediğin için çay koyayım dedim.

-Sağ ol anne eline sağlık.

Yerine oturup beklemeden yemek yemeye başladı, bir yandan da telefonunu çıkarıp Ayaz'ın ona attığı bilgileri kaydetti.

-Pc'yi alıp geleceğim.

Kalktı ve odasına koştu, bilgisayarı, not kağıdı ve kalemini alıp mutfağa yerine geri döndü. Oturdu, yemeğe devam ederken bir yandan da Ayaz'ın attığı bilgileri bilgisayarından kontrol ediyordu. Adamı araştırdığında bir ofiste eleman olarak çalıştığını fark etti. Geliri çok değil fakat az da değildi. Bir kız çocuğu vardı fakat ikinci evliliğindeydi. Kızının gördüğü o kız olduğunu resmine bakınca anladı. Ada Özsoy, son sınıf psikoloji öğrencisi bölümünde şu anda birinciydi. Çok iyi bir üniversitede okuyordu. Durup dururken bu kızı görmüş olmasının sebebi kafasını kurcalasa da şimdilik bunu arka planda bırakıp yarın için gidecekleri suç mahallerini internet üzerinden kontrol etmeye karar verdi daha sonra bu kıza geri dönüp detaylıca araştıracaktı. Her bir mekanı araştırıp kurbanların nasıl ve ne şekilde bulunduklarına baktı. Suç mahallerini dağıtırken en tehlikesiz görünenini almaya karar verdi çünkü yanında iki kız vardı, her şeyden önce kız kardeşi yanındaydı onu kesinlikle tehlikeye atmazdı. Yeterince araştırmadan sonra biraz kestirmeye karar verdi sonra kalkıp kaldığı yerden devam edecekti fakat önce herkese gidilecek yerleri, kimin nerede olacağını mesaj attı. Kalkıp bardak ve tabağı tezgaha bıraktı, bilgisayarın ekranını indirip telefonu dahil her şeyi orda bırakıp odasına yürüdü.

-Anne biraz uzanacağım, uyuyakalırsam kaldırır mısın?

-Kaldırırım canım.

Odasına geçti, yatağına uzanıp gözlerini kapattı. Yaklaşık bir 20 dakika yatağında dönüp dursa da uyuyakalmıştı.

22.58

Annesinin sesiyle gözlerini açtı, kapıda dikilen annesine kafa sallayıp yatağına oturdu.

-Uyandım tamam. Duru geldi mi?

-Geldi ve yattı. Çok uykusu varmış yarın erken kalkacakmış işiniz varmış.

-Doğru.

-Biraz da üzgün gibiydi.

-Konuştunuz mu?

-Yok konuşmadık da surat ifadesi öyleydi.

-Ben konuşurum.

Annesinin arkasından kendisi de çıktı ve mutfağa gitti. Annesi de mutfağa geçmişti, kendisine yaptığı kahve bardağını alıp çıkarken arkasına baktı.

-O kız kim?

Kendisine kahve yapmak için tezgaha yanaşan Barlas annesine dönmeden sordu.

-Bilgisayarda baktığın.

-Araştırmam gereken biriydi, önemli değil.

-öyle olsun bakalım.

Çıktığında Barlas kendisine kahve suyu koydu. Suyun olmasını beklerken masaya geri oturup kaldığı yerden bakmaya devam etti. Ada'nın hayatını kısaca araştırdı. Öz annesi babasını aldattığı için o daha ilk okul ikinci sınıfa giderken boşanmışlardı. Babası ikinci evliliğini kızı lise bire geçtiğinde yapmış, yine de bir süre ikinci karısıyla da ayrı yaşamıştı. Başarılı bir eğitim geçmişi vardı, hiçbir adli suçu ya da şikayeti bulunmuyordu. Sosyal medya hesaplarını bulduğunda telefonundan kontrol etmek için baktı. İstek atıp atmamak arasında kalmıştı fakat atmadı, telefonunu geri bırakıp bilgisayar ekranına geri döndü. Suyun atmasıyla kalkıp kahvesini yaptı, bardağını alıp balkona çıktı. Boynunu sağa sola yatırarak kütletti, yorgunluk kas ağrıları olarak kendini gösteriyordu artık. Bir kaç yudum kahveden sonra gözüne ilişen sarı gözleri görünce kaşlarını çattı, gözlerini kısıp hafifçe öne doğru eğildi. Araçların arasından dolanan kedi geçen gördüğü kediyle aynıydı. Araçlar arasında gezerek ortadan kayboldu. Bugün gidip kediye bakacaktı fakat aklından çıkmıştı, yarın sabah daha erken kalkıp önce oraya gitmeye ardından da işe geçmeye karar verdi. Kahvesini bitirdikten sonra mutfağa döndü, bardağı bırakıp malzemelerini topladı ve odasına geçti. Eşyaları bırakıp telefonunu alarak oturma odasına geçti. Oda boştu, oturup kendine bir film açtı, ayaklarını sehpaya uzatıp yayıldı, film izlerken uykuya dalmayı planlıyordu ki öyle de oldu zaten, uyuyakaldı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.