Bölüm 9 – Derin’in Sığınağı
Sabahın erken saatlerinde, Elif çantasını hazırladı. Murat, kampa ait olan eski bir cipin anahtarını almıştı. Toprak ve Bade de yanına birkaç atıştırmalık, kamp feneri ve eski haritalar koydu. Görev belliydi: Derin’i bulmak.
Murat aracı sürerken, sessizlik yalnızca motorun sesiyle bölünüyordu. Elif camdan dışarı bakıyor, rüzgarla dans eden ağaçların arasında Derin’e dair bir işaret arıyordu.
“Derin nereye gitmiş olabilir?” diye sordu Bade.
Murat kısa bir duraksamayla cevapladı: “Kuzeybatı ormanının derinlerinde eski bir baraka var. Orası... onun sığınağıydı.”
Toprak kaşlarını kaldırdı. “Yani biri, karanlık tarikatlardan kaçıp ormanda mı yaşamış?”
“Kaçmadı,” dedi Murat. “Bekledi. Uyanmaları bekledi.”
Yol boyunca gerilim yüksekti. Kamp alanından uzaklaştıkça, cep telefonları sinyal kaybetti. Ormanın içine girdiklerinde araç artık ilerleyemeyecek kadar zorlandı. Geri kalan yolu yürümek zorundaydılar.
Birkaç saat sonra, yoğun bitki örtüsünün ardında gizlenmiş, yosunlarla kaplı bir kulübe belirdi. Tahtaları çürümüş, camları kırılmıştı. Ama içeriden zayıf bir ışık sızıyordu.
“Biri içeride,” dedi Elif fısıltıyla.
Murat yaklaştı, kapıyı tıklattı. Bir süre sonra kapı yavaşça açıldı. Karşılarında gri saçlı, ince yapılı ama gözleri hâlâ keskin bakan bir kadın duruyordu.
“Elif,” dedi kadın, adını söyleyerek. “Annenin gözleriyle bakıyorsun.”
Elif’in kalbi hızlandı. “Siz... Derin misiniz?”
Kadın başını salladı. “Geçin içeri. Zamanımız az.”
Baraka içeriden şaşırtıcı derecede düzenliydi. Duvarlarda eski semboller, defterler, haritalar ve... Elif’in annesinin gençliğine ait fotoğraflar vardı.
“Annem burada mıydı?”
“Evet. O da gölgelerle savaştı. Ama onları yok edemedi, sadece mühürledi. Şimdi mühür kırıldıysa, onun hatırası sana güç verecek.”
Bade ileri atıldı. “İkinci geçit nerede?”
Derin gözlerini kısarak pencereye baktı. “Sizin sandığınız kadar uzak değil. İkinci geçit... kampın altındaki gizli mahzende.”
Toprak ayağa fırladı. “Ne? Biz o binaya defalarca girdik.”
“Görmeniz için üç ruhun bir olması gerekiyordu. O şimdi oldu,” dedi Derin. “Ama dikkatli olun. Geçidi koruyan biri var. Ve bu kişi... size düşündüğünüzden daha yakın olabilir.”
Elif’in gözleri büyüdü. “Kim?”
Derin cevap vermedi. Onun yerine, duvardan küçük, paslı bir anahtarlık aldı ve Elif’e uzattı.
“Bunu annen sana bırakmamı söyledi. İhtiyacın olduğunda ne yapacağını anlayacaksın.”
Anahtarlıkta sadece küçük bir yıldız figürü vardı.
Murat fısıldadı: “Kampın sembolü... Uyananlar’ın yıldızı.”
Barakadan ayrılırken Derin son kez konuştu:
“Geçmişle yüzleşmeye hazır olun. Çünkü gölgeler sadece dışarıda değil... içinizde de olabilir.”