Bölüm 10 – Mahzende Gizli Kapı
Kamptaki atmosfer değişmişti. Geri döndüklerinde, hava kararmaya başlamıştı ve gökyüzü gri bulutlarla doluydu. Elif elinde Derin’in verdiği yıldızlı anahtarlığı tutarken, gözleri kamp binasının taş zeminine odaklanmıştı.
“Bina kapalı, gece vakti içeri girmemiz dikkat çeker,” dedi Murat.
“Burası zaten dikkat çekici bir yer,” dedi Toprak omzunu silkerek. “Gizli geçit kampın altındaysa, beklemenin anlamı yok.”
Üçü sessizce kamp binasına doğru ilerledi. Bade, binanın arka tarafındaki kırık camdan içeri girdi. Diğerleri onu takip etti. İçeride her zamanki gibi toz ve sessizlik hâkimdi. Ancak Elif bir anda durdu.
“Yıldız... parladı,” dedi fısıltıyla.
Gerçekten de, paslı yıldız anahtarlık, zayıf bir mavi ışık yaymaya başlamıştı. Elif ışığın yönüne doğru yürüdü ve büyük taş zeminde bir sembol fark etti. Yerde kazınmış olan yıldız şekli, Elif’in elindekiyle birebir aynıydı.
“Anahtarı dene,” dedi Bade.
Elif anahtarı sembolün ortasına yerleştirdiğinde taşlar hafifçe titreşti. Ardından, zeminde küçük bir daire açıldı. Merdivenler aşağıya iniyordu.
“Hazır mıyız?” dedi Murat.
Kimse cevap vermedi. Ama hepsi adım attı.
Aşağı indiğinde, loş ve rutubetli bir tünelle karşılaştılar. Duvarlarda eski semboller, bazıları kamp dosyalarındakiyle aynı. Elif ilerledikçe bir şey fark etti: Duvarlarda annesinin yazısı vardı. Uyarılar, notlar ve gizli isimler...
“Annem buradaydı,” dedi, gözleri yaşararak.
Tünelin sonunda büyük, dairesel bir taş kapı vardı. Kapının ortasında üç farklı sembol parlıyordu: Bir alev, bir göz ve bir yıldız.
“Üç ruh,” dedi Murat. “Derin bunu söylemişti.”
Elif yıldız, Murat göz, Bade ise alev sembolüne elini yerleştirdi. Kapı bir anda titreşerek açıldı.
İçerisi beklediklerinden çok daha farklıydı. Modern teknolojiyle dolu bir merkez: Bilgisayarlar, haritalar, güvenlik monitörleri ve... bir dosya masası.
Toprak hemen dosyalardan birini açtı. “Bu... kampı yönetenlerin gerçek planı.”
Bade bir monitörde bir şey fark etti. “Biri bizi izliyor... Hemen şimdi.”
Bir anda alarm sesi çaldı.
“Bizi buldular!” dedi Elif.
Murat ışıkları kapattı ve kapıya yöneldi. Ama kapı kapanmıştı.
“Çıkış yok. Burada kapana kısıldık.”
Ve işte o anda, duvardaki büyük ekranda bir yüz belirdi. Elif’in nefesi kesildi. Çünkü bu kişi... kamp müdür yardımcısıydı. Ve gülümsüyordu.
“Hoş geldiniz çocuklar,” dedi ekranın içinden. “Gerçeği öğrendiğinize göre, oyunumuz yeni başlıyor.”