İçeriğe geç

ATEŞLE OYNAMAK

Bölüm 2 · 2 dk okuma

ATEŞLE OYNAMAK

Bölüm 2

Kırmızı Defterin Sırrı

Bölüm 2: Kırmızı Defterin Sırrı

Kampın ikinci günü, Elif sabahın köründe bir düdük sesiyle irkildi. Gözlerini araladığında Bade çoktan ayağa kalkmış, saçlarını toplayıp kamp tişörtünü giymişti.

"Kahvaltıdan önce sabah yürüyüşü var," dedi gülümseyerek. "Ve sonra yoga."

Elif yorganı kafasına çekti. "Yürüyüş yapacak olsam sabah altıda kalkmazdım."

Ama kısa süre sonra herkes çimlerin üzerinde toplanmıştı bile. Kamp lideri Zeynep Hanım, onların başında, elinde düdükle duruyordu.

"Bugün yeni bir keşif görevimiz var! Her grup ormana girip belirlenen rotayı geçecek. Harita sizde olacak. Ama dikkat edin: Her grup içinde biri haritayı okuyacak, biri not tutacak, biri yön belirleyecek."

Elif gönülsüzce grubuna katıldı: Bade, Toprak ve iki yeni karakter – Cihan (herkese şaka yapmaya çalışan ama esprileri komik olmayan) ve Melis (gizli gizli makyaj yapıp doğada poz veren bir influencer adayı).

Görev başlar başlamaz Toprak haritayı aldı. Sessizce ilerlemeye başladılar. Elif ona yaklaşarak fısıldadı:

"Sence bu saçma görevlerin sonunda bize ne verecekler? Koca bir ödül mü yoksa mutfak görevi mi?"

Toprak hafifçe güldü. "Belki huzur verirler."

Elif gözlerini devirdi. "Huzur? Ben aksiyon severim."

Yarım saat sonra bir çalı kümesinin arasında küçük bir sandık buldular. Üzerinde kırmızı bir kilit vardı. Cihan hemen atladı:

"Şifreli bir şey bu! Ne bulursak puan alırız!"

Bade diz çöktü. "Burada bir şey var... kırmızı bir defter. Ama sayfaları boş."

Melis telefonu gizlice cebinden çıkardı. "Şu sandığı story atarsam kesin 500 izlenme gelir."

Elif deftere bakarken bir şey fark etti. Sayfalar boş gibi görünüyordu ama üzerine güneş ışığı geldiğinde soluk el yazıları beliriyordu. Yazılar eskiydi, neredeyse günlüğü andırıyordu.

"Bu şey... biri bu kampta kalmış ve gizli notlar tutmuş. Bakın, burada bir şey yazıyor: 'Ormanın batısında bir kuyu var. Onu saklayan kişi kampı kontrol ediyor.'"

Herkes sustu. Cihan hariç. "Belki define vardır!"

Toprak ciddiyetle deftere baktı. "Bu yazı yeni değil. Yıllar öncesine ait. Ama biri onu geri koymuş. Neden?"

Elif'in kalbi hızlandı. Gizem? Kamp? Gizli sırlar? İşte istediği aksiyon!

"Bu bizim yeni görevimiz olabilir," dedi. "Geceleri burada bir şeyler oluyor olabilir. Bunu öğrenmemiz gerek."

Toprak başını salladı. "Ama dikkatli olmalıyız. Herkes görmesin bu defteri."

Bade defteri çantasına attı. "Saklamak bende. Ama bu sıradan bir kamp olmayabilir. Bence buranın geçmişinde bir şey var."

O an herkesin gözleri birbirine çevrildi. Melis bile telefonunu bırakmıştı.

O akşam yemeğinde Elif defteri düşündü. İçindeki yazılar, kelimelerin arasına gizlenmiş korku ve merak. O gece tekrar Toprak’la konuşmaya karar verdi.

Ateş başında otururken ona yaklaştı. "Sence bu kampı yöneten insanlar... bu defterden haberdar mı?"

Toprak bir an sustu. "Belki de bu yüzden buradayız. Belki bizim gibi gençleri seçmelerinin sebebi bu sırrı çözmemizdir."

Elif kısık sesle güldü. "Bayağı komplo teoricisin sen. Ama hoşuma gidiyor."

İkisi de ateşe bakarken sessizlik içinde birbirlerine biraz daha yaklaştılar. Gecenin serinliği, ateşin sıcaklığıyla birleşti. Tam o anda Elif’in kolu hafifçe Toprak’ınkine değdi. Geri çekmedi. O da çekmedi.

İçten içe Elif şunu düşündü: Belki bu kamp sadece ceza değil, bir başlangıçtı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.