Baran malikane gelmişti. salona geldiğinde bütün gözler ona çevrildi.Ortam gergin ve sessizdi, içerisi kalabalıktı. Baran baş köşeye oturdu.Üzerindeki full siyah renkte olan kıyafetleri ile ürkütücü ve sert dursa da içerideki kimse ondan korkmuyordu özellikle; Gamze Karaaslan ve pusat Arslan. Gamze hemen söze atıldı "dün gece gene bir kadın öldü," dedi bıkkın bir sesle. Devrim "senin söylediğin adamı öldürmemizden sonra olmuş"diye devam etti. Baran burnundan soluyarak konuşmaya başladı:"gene suçu bizim üzerimize yıkmamaları için bir kanıt bulmamız lazım."dedi. "Müjgan ile Eylül delil bulmuşlar dün gece öldürülen kadın ile ilgili,"dedi Özay. Müjgan açıklamaya başladı."etrafta park halindeki aracın kamerası varmış,o anı çekmiştir bu şekilde öldüren kişiyi bulabiliriz."dedi"tamam Özay, Müjgan;siz bu görüntülere ulaşın pusat sen ve Gamze de üsteğmeni bulun ortalıkta yok"Gamze bıktım bir sesle, "gene barlarda takılıyordur" dedi. Pusat, Baran'ın yanına oturup"üsteğmeni buluruz bulmasına da önce ben bir şey sorayım.
Devrim ve Eylül'ün öldürdüğü kişinin dosya hakkında merak ettiklerim var"dedi. Baran başı ile onayladı."Herifin sicilinde hiçbir şey yok,çok başarılı bir yazılımcıymış"Baran "aslında örgütün çok önemli bir çalışanıydı,bilgisayar başında işleri yapıyordu, kaybetmeyi istemeyecekleri bir çalışandı." Diye açıkladı."iyi ki gebertmişiz ama bilmek isteyeceğini düşündüm bir bilgi daha var; ölen adamla sık sık iletişim halinde olan bir kadın..."Baran'ın tek kaşı havalandı"yani normal biri de olabilir ama yine de bir Eylül'e söylersiniz araştırır" "ben araştırdım zaten, adı Defne Yıldız ,avukatmış,örgütün avukatlığını yapıyor olabilir ya da dediğin gibi normal birisidir. Gamze sıkılmış'a benziyordu ki araya girdi:"Bence buna sonra bakalım. İlk önce şu üsteğmen'i bulalım,kim bilir gene nerede"Baran ayağa kalktı:"Bence de sonra bakalım. Üsteğmeni bulun,o da yardım eder. Ben şu devrime bakayım;bugün niyeyse çok dertli gördüm onu. Bir şey biliyor musunuz?"diye sordu. Pusat yarım bir gülümseme ile,"tabii ki de benim gözlem yeteneğim;sayesinde fark ettiğim devrim Eylül'e olan aşkı onu dert ediyordur.Baran,iyi bari gideyim de dertleşiriz, bu işlerden çok anlarım ya!"deyip devrimin yanına doğru gitti.
Baran elinde iki şişe birayla Devrimin odasına daldı."ooo,ne yapıyorsun lan avare" Devrim Baran'a doğru bir yastık fırlattı: "ne avaresi be!"Baran bira şişelerini açık devrimin yanına oturdu:"ne var oğlum? aşık olmadın mı işte"Devrim Baran'ın elindeki şişeyi alıp içerken,"olmadım aşık falan,senin işin gücün yok mu gitsene, kardeşim" Baran'ın yüzünde hafif bir gülümseme belirdi: "yav, kırk yılın başı bir dertleşmeye geldim ya, onda da kovuyor musun?"Devrimin dudaklarından bir kahkaha döküldü:"sen ve Gönül meseleleri!"dedi alaycı bir sesle."Ha yani kabul ediyorsun aşık olduğunu?" "of oğlum,senden mi saklayacağım, zaten anladınız. "Baran sesini incelterek, "Bence Eylül sana karşı boş değil," dedi. Devrim şaşkınca bakarak, "bunu ne zaman karar verdin?"diye sordu. "Vallahi ben karar vermedim, pusat'ın gözlemleri öyle"Devrim gözlerini devirdi"yemişim pusat'ın gözlemlerini". "oğlum, sana benden bir kardeş tavsiyesi; ne hissediyorsan adam gibi git söyle" "demesi kolay aynı şey senin başına gelsin,göreceğim ben.Hem ayrıca Eylül gibi bir kızdan bahsediyoruz" "Eee yani" "oğlum eğer bana karşı bir şey hissetmiyorsa döver lan! sanki tanımıyorsun." "Aga,korkunun ecele faydası yok." Devrim Baran gibi oturur pozisyona gelerek, "korkonon ecole foydosu yok" diye taklit etti. Baran devrimin kafasına vurarak, " sana da tavsiye vermeye gelmiyor!" dedi. "Oğlum sen gitsene işine" "tamam be, zaten işim gücüm var gidiyoruz!" Baran tam çıkarken Devrime tekrar dönüp, "Ha bu arada beni öğlen sakın aramayın ve meşgul etmeyin" "tamam ama sonra işimiz var, sakın unutma" Baran başı ile onaylayıp çıktı.