"Bir gün diye giriş yapamam çünkü onlar için bir gün değil bir ömürdü"
İnsan kendi hedeflerini bir hayal gibi görür bazen ama nereden bilebilir ki, gerçek olup olmayacağını.Birçok kişi istemenin yeterli olacağını söyler ama sadece istemek değil çalışmak da gerekir. Bu hayatta çalışmadan hiçbir şey elde edilemez.Gökçe'de aynen düşüncede olduğundan beri istediklerini pes etmeyip ve çalışarak elde etti.Küçüklüğünden beri hayal olarak kalacağını düşündüğü şeyleri tek tek elde etti; psikolog olmak da bunlardan biriydi.
Gökçe,sabah ofisine gitmek için yola çıktı.Her zamanki gibi trafik vardı.Bir yandan saatini kontrol ediyor, Bir yandan da trafiğe odaklanmaya çalışıyordu.Trafik ışığı kırmızıdan sarıya geçerken hızını ayarlamaya çalışıyordu.Tam saatine baktı sırada öndeki araç aniden fren yaptı.Gökçe zar zor durmuştu ama arabasının burnu, çok az da olsa sürttü ikisi de arabadan inip birbirine baktığında zaman bir anlığına durmuştu karşısındaki adam hiçbir şey söylemeden sadece bakıyordu.Gökçe dayanamayıp söze girdi:"öküz müsün sen ya?aniden falan yapılır mı? Bir de karşımda yalı kazığı gibi dikiliyorsun"karşısındaki adam sakinliğini ve sertliğini koruyarak,"bu cesareti nereden alıyorsun?"diye sordu. Gökçe yarım bir gülümseme ile arabasını gösterip"senin yüzünden arabam hasar gördü Bir de üste çıkmaya mı çalışıyorsun?"diye karşı çıktı karşısındaki adam bu sefer sesini biraz daha yükselterek," Sabah sabah belanı arama bas git işine!"diyerek arabasına binip hızla gaza basıp ilerledi.Gökçe arabasına binerken kendi kendine söylenmeye başladı:"egoya bak gelmiş racon kesiyor it"Gökçe o anki acele ve sinirle karşısındakinin kim olduğunu fark etmemişti.
Gökçe ofisine girdikten sonra çantasını hızlıca koltuğa fırlattı siniri hala geçmemişti.rujunu tazelerken aniden kapı çaldı"gel,"kapıdan içeriye tanıdık bir yüz gezdi bu oydu; çarptığı adam"senin burada ne işin var?"adam hala şaşırtıcı bir şekilde sakinliğini bozmuyordu:"bu kadar asi olmana ne gerek var?"Gökçe adamın tavırlarına gıcık olmuştu"lan senin yüzünden kaza yaptım, ofise geç kaldım Bir de bu kadar rahatsız olmana gerek var diyorsun!"adam kaşlarını çatıp,"beni tanımıyor olamazsın,"dedi Gökçe derin bir nefes verip konuşmaya başladı:"bir yerden tanıdık geliyorsa ama çıkartamadım."adamın yüzünde hafif bir gülümseme belirdi"o zaman ben kendimi tanıtayım: ben Baran Demir Karaaslan"Gökçe şok içinde kalmıştı,bu oydu; birçok ülkede adı geçen bütün pis işlerin olduğu örgütün kurucusu ve lideri Baran Demir Karaaslan Gökçe titrek bir sesle"benden ne istiyorsun?"diye sordu"korkma, sana zarar vermem."Gökçe ,"buna neden inanayım" diye sordu. gökçe'nin içine büyük bir korku kaplamıştı .eli titriyordu. Baran bunu fark ettikten sonra, silahının birini Gökçe'den tarafa koydum nasıl olsa çift tabanca gezdiğini bilemezdi"inanmamak senin saçının ama silahım benden uzak, sana zarar veremem, vermem"Gökçe bozuntuya vermeden konuşmaya devam etti:"benden ne istiyorsun?"Baran hafifçe gülümseyerek "psikoloğum olmanı,"dedi Gökçe'nin dudaklarından bir kahkaha koptu"bir katil bunu, nasıl isteyebilir"Baran "neden çok mu uzak şeyler? "!diye sordu"aslında hayır yani Bir katilin psikolojisinin düzgün olduğu beklemem, ama bunu neden yapayım?"Baran öne doğru hafifçe eğildi:"yapmak zorundasın, abilerine bir şey olmasını-daha cümlesini tamamlayamadan Gökçe lafını böldü:"sakın!"diye çıkıştı birden."O zaman dediğimi kabul etmelisin"Gökçe tereddütlü bakışlarla"neden ben başkası mı yoktu?"diye sordu"seni biraz araştırdım bu konuda uzmansın,birçok kişi tarafından tanınıyorsun"Gökçe tereddüt ederek, "Bir şartım var;her seans, bütün kesici aletlerinin ve silahlarını benim tarafımda ki çekmecede olacak"Baran ilk başta kabul etmek istemedi ama başka şansı da yoktu"tamam, kabul yarın boş olduğun bir vakit söylersin, gelirim"Gökçe soğuk bir tavırla,"randevu alırsın"dedi ama Baran tabii ki de kabul etmedi"randevu almam" "randevusuz çalışmam" "Bir katilin randevu alınmasını beklemezsin," "psikologla konuşmasını da beklemem"Baran gökçe'nin tarafındaki silahını beline alıp,"bu konuyu seninle tartışacak halim yok"dedi ve hızlıca çıkıp gitti.
Gökçe,Baran gittikten sonra derin bir nefes aldı. Kendisine zarar gelmesinden korkuyordu ama eğer kabul etmezse abileri ölürdü.Baran'da olan farklı bir tanıdıklık vardı.Eski lise aşkıyla aynı isim ve soyisim taşıyordu ama olamazdı. En son Türkiye'den gidip trafik kazası geçirdiğini öğrenmişti.Hem o bu kadar cani olamazdı aklındaki sorular çoktu adını nereden biliyordu,neden hiç tutuklanmadı, kim o Baran Demir karaaslan?
Baran Demir,Gökçe'nin ofisinden çıktığında Gökçe hakkında yarım kalan araştırması için evine doğru yola çıktı. evine vardığında Gökçe'yi araştırması için masasına geçti,bilgisayarını ayarlarken bugün olanları düşünüyordu, çok tanıdık deyip duruyordu içinden, ve büyük ihtimalle sık sık adını duyduğu için olduğunu düşündü. içine değişik bir oluşmaya başlamıştı bir ağrı. Araştırmaya devam ettiğinde her bir bilgide ağzı açık kalıyordu.Gökçe'nin abilerinin üçü de üsteğmen, ve Gökçe'nin Karete tekvando gibi dövüş Anıtı sporlarında çok başarılıydı;bir sürü kupası ve madalyası vardı. Çevresini araştırdığında annesinin 3 kere evlendiğini gördüm acaba başka çocukları var mıydı, yoksa Gökçe ve abileri aynı babadan mıydı? Tüm bunları okurken gözleri ağrımıştı.Kendini yatağına doğru ilerlerken telefonuna mesaj geldi.Özay Akgün yazıyordu; onu örgüt toplantısına çağırıyordu "of Bir de bu var değil mi ya, hiçbir şey de bitmiyor ki anasını satayım" Baran hızlıca hazırlanıp yola çıktı. Bütün pis işlerin olduğu; uyuşturucu,kadın ticareti, kadın kullanımı, kara para gibi yasa dışı işlerin oldu büyük bir örgüt için kurduğu örgütü lideriydi peki, o örgütün amacı neydi.

