İçeriğe geç

Ateşin Çiçeği

Bölüm 8 · 4 dk okuma

Ateşin Çiçeği

Bölüm 8

7. BÖLÜM𖥸

7. BÖLÜM

12 Yıl Önce

Ateş henüz 11 yaşındaydı ve yeni bir mahalleye taşınmaları gerekiyordu. Ateş arkadaş bulma konusunda kötü olduğu için bulundukları yerden gitmek istemiyordu zaten şu anki arkadaşlarıyla bile zar zor arkadaş olabilmişti. Taşınma günü gelip çattığında babası arabayı annesi ise tüm eşyaları toplayıp hazırlamıştı. Sonunda hazır olduklarında uzun bir yola koyuldular. Mahalleye vardıklarında eşyaları taşınırken annesi Ateş'e biraz etrafı gezmesini söyledi. Ateş zaten evde sıkıldığı için kabul etti. taşındıkları mahallede gezinirken bir çocukla karşılaştı çocuk onunla samimi bir şekilde sohbet edince Ateş de utangaçlığını bir kenara bırakarak konuşmaya başladı. Kısa sürede ikisi de arkadaş oldular. İlk tanıştığı kişi Kıvanç isimli bu çocuk olmuştu. Birgün birlikte oyun oynarken Kıvanç'ın eve biraz daha erken gitmesi gerekti. Henüz eve girmek istemeyen Ateş mahallede biraz turlamaya karar vermişti. Gezinirken ondan biraz daha küçük duran bir kız çocuğunun stand önünde takılar sattığını gördü. Onu şaşırtan ise gerçekten alıcısının da olmasıydı. Merak edip kızın yanına giden Ateş, kızı yakından görünce bi anda gözlerini alamadı. Babasının izlediği o belgeselde gördüğü ceylana ne kadar da benziyordu! O küçük kız ile de tanışan Ateş, isminin Zehra olduğunu öğrendi. Zamanla ona sürekli takılmaya ve gıcık etmeye başladı Zehra ona sinir olunca çok tatlı oluyodu çünkü. Ateş sonradan Zehra'nın Kıvanç'ın yakın arkadaşı olduğunu öğrendikten sonra Ateş'in Zehra'ya bulaşması, Ateş ve Kıvanç'ın arasında sık sık kavgaya sebep oluyordu. Bir gün, Ateş yine Zehra'yı sinirlendirirken, o gün Zehra'nın çok üzgün olduğunu fark etmedi ve gıcıklık yapmaya devam etti. Zehra aniden ağlamaya başladı. Zehra'nın ağlamasına şaşıran ve kendini suçlu hisseden Ateş, ondan özür diledi.

Tam o sırada Kıvanç yanlarına geldi ve ne olduğunu sordu. Zehra cevap vermeyince Kıvanç, Ateş'i suçlayarak ona daha da sinirlendi. Ateş'le kavga etmeye başladılar ve sonunda Ateş sinirlenip evine döndü. O günden sonra Kıvanç ile konuşmadılar. Yıllar geçti ve 16 yaşına geldiğinde Ateş'in babasının işi büyüdü ve çok daha iyi bir yere taşındılar. Taşınacakları günün sabahı Ateş, Zehra'ya normal davrandı ve onu rahatsız etmedi. Zehra, Ateş'in bu değişimine şaşırdı. O akşam satış yapmak için dışarı çıktığında Ateş'in gelmediğini fark etti. Merak edip Ateş'in evine gitti ve kapıyı kimse açmayınca, komşularından taşındıklarını öğrendi. Zehra, sevinmesi gerekirken bir üzüntü hissetti ve sebebini anlayamadı.

Ateş yıllar sonra Kıvanç'ı tekrar gördüğünde, eski anılar ve hisler yüzünden rahatsız olmuştu. Hala ona karşı içinde beslediği kırgınlık ve sinir vardı.

Günümüz

Zehra

Ateş'in gitmesinin üzerinden 2 saat geçmişti. Revirde dinlenirken, Kıvanç ve Ateş'in nasıl tanıştığını hatırladım. Çocukken sürekli kavga ettiklerini anımsadım ve hala birbirlerini sevmemelerinin sebebinin bu olduğunu düşündüm. Ayağım iyileşmişti ve artık tamamen dinlendiğimden emin olup revirden çıktım. İşimin başına dönmek istediğimi Ateş'e söyledim ama Ateş, gün boyu dinlenmem gerektiğinde ısrar etti ve eve gitmemi söyledi. Ne kadar iyi olduğumu belirtsem de Ateş'in ısrarı karşısında pes ettim.

Eve gitmek için hazırlanırken Zeynep'i gördüm. Neden gittiğimi sordu ve ayağımı incittiğimi söyleyince üzüldü. Ateş'in talimatıyla gittiğimi söyledim. Zeynep, Ateş'in bugün ona benimle yakın olup olmadığını ve Kıvanç'ı sorduğunu belirtti, Kıvanç'ı nerden tanıdığını merak ettiğini sorunca, kısaca çocukluktan tanıştıklarını ve Ateş ile çocukken bir dönem tanışmış olduğumuzu da anlattım. Zeynep bu duruma şaşırdı. Biraz düşündükten sonra bana, "Acaba Ateş Bey senden hoşlanıyor olabilir mi?" diye sordu. Gülerek, "Saçmalama Zeynep, Ateş çocukken hep bana zorbalık yapardı. Zaten ondan sonra da uzun süre görmedi bile nasıl hoşlansın." Zeynep, "Tam da bu yüzden sana aşık olabilir işte. Sana sürekli bulaşması, gıcık etmesinin sebebi tam olarak bu" dedi. Bu düşünceyle bir an duraksadım, olabilir miydi? ama sonra bunun imkansız olduğunu düşündüm. "Muhtemelen sen yanlış anladın Zeynep. Öyle bir şeyin olması mümkün değil. Neyse yarın zaten çok yorulucaz otelde etkinlik var erkenden eve gitsem iyi olur." "İyi öyle olsun, sen inkar etmeye devam et. Benimde gitmem gerek zaten." "Görüşürüz o zaman" "Görüşürüz"

Eve gitmek için asansöre bindim ve Zeynep'in söylediklerini düşünüp istemsizce sırıttım. Kendi kendime saçmalama dedim. Asansör çıkış katına bir kat kala kapı açıldı ve Ateş bindi. İstemsizce çekindim. Ateş çekindiğimi görünce sırıttı ve birden gözüme çok tatlı göründü. Kendimi sürekli uyardım, "Saçmalama, Zehra. Adam sadece sırıttı ne var bunda." Asansör aşağı inince hemen çıktım ve çıkışta Kıvanç'ı gördüm. Ateş gerçekten kıskanıyor olabilir mi diye düşündüm. Arkama dönüp Ateş'e baktım ve onun yüzünün düştüğünü ve sinirli olduğunu fark ettim. Önüme tekrar döndüğümde Kıvanç elimi tuttu. İstemsizce geri çektim. Kıvanç şaşırdı, "Ne oldu, elini de mi incittin yoksa?" diye sordu.

"Hayır, sen niye gitmedin?" dedim. Kıvanç, "Seni eve bırakacaktım, bu ayakla gidemezsin." dedi. Bu teklif bana tatlı gelse de aklım hep Ateş'teydi. "Tamam. İyi düşünmüşsün." dedim ve gizli gizli Ateş'e baktım. Ateş'in sinirli bakışlarını görünce hoşuma gitti ve sırıtarak arabaya bindim. Eve varana kadar aklımdan sürekli Zeynep'in dedikleri geçti. Doğru söylüyor olabilir miydi?

_____________________________________

Umarım beğenmişsinizdir lütfen yorum atmayı, beğenmeyi ve oylamayı unutmayınn

Seviliyorsunuzz 💗

Bölüm sonu

13 yorum