İçeriğe geç

Ateşin Çiçeği

Bölüm 14 · 4 dk okuma

Ateşin Çiçeği

Bölüm 14

13.BÖLÜM𖥸

13. Bölüm

Bugün haftasonu olduğu için geç uyanmıştım. Annem kahvaltısını yapıp teyzeme gittiği için yalnızdım. Şarkı eşliğinde kahvaltımı hazırlayıp salona taşıdım. Televizyonun önüne geçip kahvaltı eşliğinde biraz bir şeyler izledim. Sonra yediklerimi kaldırıp etrafı toparlayıp odama geçtim. Bugün hiç plan yapmadığım için sanırım boş boş evde yatacaktım. Öyle planlıyordum en azından. Dizi açıp izlemeye koyuldum. Bir bölüm izledikten sonra evde takılmak yerine biraz dışarıda gezmenin daha iyi olacağını düşündüm. Eşofman giyip biraz saçımı başımı düzelttim. Biraz makyaj yapayım diye düşündüm ama zaten bizim mahallede takılacağım diye uğraşmadım.

Mahallede biraz tur attıktan sonra canım tatlı çekti. Mahallenin yıllardır meşhur olan Sema Abla'nın pastanesine gitmeye karar verdim. Oradaki browniler harikaydı. Tam pastane kapısını açmıştım ki bir anda karşımda bir cüsse belirdi. Tam sinirlenecekken yüzüne baktığımda bu kişinin Ateş olduğunu fark ettim. Ağzım hafif açık bir şekilde kalakaldım. Ateş ise yavaşça beni süzdü ve güldü. Neden güldüğüne anlam veremiyordum ki ne kadar baştan savma giyinip çıktığımı hatırladım. Üstelik yüzümde makyaj bile yoktu. Daha da utanmaya başladım ve zar zor "Sizin burada ne işiniz var?" dedim. O da "Sonuçta ben de bir aralar burada yaşıyordum ve brownileri gerçekten hala harikaymış," dedi. Ben de hafifçe gülümseyip hemen yanından geçip brownimi alıp çıkacaktım ki kolumda bir el hissettim. Arkamı döndüğümde şaşırdım; Ateş kolumu tutmuştu. Anlam verememiş bir şekilde baktıktan sonra Ateş, "Hazır karşılaşmışken biraz takılabiliriz bence, ne dersin?" dedi. Ben de "Olur ama öncelikle hazırlanmamı beklemen lazım, bu şekilde kendimi şu an rahat hissetmiyorum," dedim. O da "Tamam, bekliyorum o zaman," dedi. Eve gidip hemen üzerime midi mor çiçekli bir elbise giydim, hafif bir makyaj yapıp çantamı da aldıktan sonra dışarı çıktım.

Ateş kapının önünde bekliyordu. Çıktığımı fark edince telefonundan kafasını kaldırdı ve göz göze geldik. Kısa bir bakışmadan sonra tekrar beni süzdü ve gülümsedi. Ben de biraz utandığım için gözümü kaçırdım. Sonra, "Hadi gidelim," deyince yanına gittim ve mahallede biraz takılmaya başladık. Çocukken anılarımız olan parkları, sokakları gezdik. Anılarımız aklımıza geldikçe birlikte güldük ve eğlendik. Güneş batmaya başlayınca, "Sanırım artık gitsem iyi olur," dedim. Ateş de, "Gerçekten çok eğlendim Zehra, bence bu takılma işini arada bir yapabiliriz sanki," dedi. Ben de gülümseyerek, "Ben de çok eğlendim," dedim. Sonra vedalaştık ve eve döndüm. Üzerimi değiştirip bir şeyler atıştırdıktan ve annemle sohbet ettikten sonra odama döndüm. Aklıma sürekli bugün yaşananlar geliyordu, düşündükçe gülümsememe engel olamıyordum.

Ateş’le yaşadığımız bu ani karşılaşma, aslında içimdeki bazı duyguları gün yüzüne çıkardı. Bugün onunla daha farklı bir bağ kurduğumu hissettim. Onunla olan bu kısa zaman dilimi, içimdeki bazı kapıları araladı. Belki de Ateş’e karşı hislerim sadece bir arkadaş ilişkisi gibi değildi. Bu düşünce beni hem heyecanlandırdı hem de biraz korkuttu. Ateş'in bakışları ve gülümsemesi, bana her zaman güvende olduğumu hissettirdi. Ama aynı zamanda onun gözlerinde gördüğüm o farklı ışıltı, belki de aramızda başka bir şeylerin de olabileceğini gösteriyordu.

Bu düşüncelerle birlikte, uykuya dalarken içimde bir sıcaklık hissettim. Belki de yeni bir başlangıç, yeni bir duygusal yolculuk beni bekliyordu. Ateş’in hayatımda daha farklı bir yere sahip olması fikri, beni hem heyecanlandırıyor hem de korkutuyordu. Ama her ne olursa olsun, onunla geçirdiğim bu güzel günü asla unutmayacaktım.

Sabah, Ateş'in mesajıyla uyandım. Mesajında, bir fotoğraf gönderip, altına "Düğün için bu çiçekler uygun mu?" diye sormuştu. Yarın düğün vardı ama bana izin vermişti. Aslında düğün organizasyonuyla ben de ilgilenecektim, ama küçük bey yüzünden gidemedim. Cevap olarak, "İsterseniz ben geleyim, beraber ayarlarız," dedim. O da, "Barış zaten dışarıya çıktı, ben seni aldırırım, sen hazırlan," dedi. "Aldırmanıza gerek yok," yazdım ama "Şoför yola çıktı, hemen hazırlan." dedi. Ben de "İyi o zaman." deyip hemen hazırlandım. Hazırlanmam bitince aşağıya inip arabaya bindim. Birkaç dakika sonunda otele vardık.

Ateş'i görünce mutlu oldum. Birlikte odasına geçtik. Odasında tema hakkında fikirleşiyorduk. Birden kapı çaldı, Ateş "Gir." dedi. Zeynep elinde bir sürü dosyayla odaya girdi. "Ateş Bey, istediğiniz dosyaları getirdim." dedi. Ateş de, "Masaya bırak, şimdi Zehra Hanım onlarla ilgilenir zaten." deyince şaşırdım. Neydi ki bu dosyalar? Zeynep çıkınca, Ateş "Bakmana gerek yok onlara." dedi. Ben de şaşırmış bir vaziyette "Neden?" dedim. Ateş, "Bir düğün için tüm gün odamda durman normal değil, yanlış anlaşılmasın diye bu dosyaları istedim." dedi. Ben de, "A, doğru, iyi düşünmüşsünüz." dedim. İşimize devam ettik. Sonra, "Yemek söyleyeceğim, makarna söyleyeyim mi?" dedi. "Hatırlıyorsun," dedim. O da, "Seninle ilgili hiçbir şeyi unutmadım ki." diyerek odaya iki tabak makarna söyledi. Böyle demesi karnımda garip bir hissin oluşmasına sebep oldu. Çocukken hep makarna yerdim, hala en sevdiğim yemek makarnaydı zaten.

İşimiz bitmişti, akşam oldu. Ateş de beni eve bırakacağını söyleyince "Tamam" dedim. Heyecanla hemen aşağıya indim. Dikkat çekmemek için önden ben gittim, arabanın yanında onu bekliyordum. Önümde bir gölge belirince gülümseyerek arkamı döndüm fakat döndükten sonra bu gülümsemem çok sürmemişti.

___________________________

Umarım beğenmişsinizdir lütfen yorum atmayı, beğenmeyi ve oylamayı unutmayınn

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤSeviliyorsunuzz💗

Bölüm sonu

2 yorum