14. Bölüm
Ertesi gün, sabahın erken saatlerinde telefonumun çalan alarmıyla değil, cevapsız aramasıyla uyandım. Kıvanç beni aramıştı. Hemen geri aradım ve telefonu açar açmaz, telaşlı bir şekilde "İyi misin? Nasılsın?" diye sordu. Neden bu kadar endişelendiğini anlamadım ve sebebini sordum. "Dün otelinize gelen biri sarhoş halde sana bulaşmış," dedi. Şok içinde, "Bunu nereden duydun?" diye sordum. "Onu boş ver, sen iyi misin?" diye tekrar sordu. "Evet, iyiyim. Ateş geldi, zaten bir şey yapamadan onu durdurdu," dedim. Kıvanç, "En kısa zamanda oraya geri döneceğim. Kanada'dan sana sahip çıkamıyorum, Ali abime söz vermiştim," diye ekledi. Lafını bitirmeden, "Duymadın herhalde, Ateş de yanımdaydı, o beni bu durumdan kurtardı, evime kadar bıraktı," dedim.
"İyi tamam ama yine de geleceğim, temelli," dedi. Ben de güldüm ve biraz daha konuştuktan sonra telefonu kapattık. Bugün izin günümdü ve Ateş kesinlikle otele gelmememi söylemişti. Bu yüzden sahile indim. Uzun zamandır ilk defa kafamı dinleyecektim. Kumlara uzandım ve hayal kurmaya başladım. Çok istediğim çiçekçi dükkanımı açma hayalime adım adım yaklaştığımı düşündükçe içim sevinçle doluyordu. Ancak istemsizce Ateş'i de dükkanımda hayal ediyordum. Sanırım gerçekten ondan hoşlanıyordum. Kalktım, üstümdeki kumları silktim, bir cesaretle otele gitmeye ve Ateş'e hissettiklerimi söylemeye karar verdim. Üzerimde şort ve yakası açık bir tişört vardı, otel için uygun değildi. Hemen eve gidip üzerime daha düzgün bir şeyler giyindim ve yol boyunca kendimi cesaretlendirdim.
Otele vardığımda düğün başlamak üzereydi. Ateş'in, her şeyi kusursuz olmasını istediği aşikardı. O kadar dikkatle ilgileniyordu ki onu izlemeye dalmıştım. Sonra beni fark etti ve hemen Barış'ın beni görüp görmediğini kontrol ederek yanıma geldi. "Senin burada ne işin var, bugün çalışman gerekli değil biliyorsun değil mi?" Dedi. Elini tuttum ve şaşkın bir şekilde bana baktı. "Seni görmeye geldim," dedim. Yüzünün kızardığını gördüm. Resmen dili tutulmuş halde bana bakıyordu. "A-ama şimdi düğün var, gitmem gerek." dediğinde güldüm. "Tamam tamam, anladım. Ben düğünün bitmesini odanda beklerim." dedim ve odasına gittim. Bıraktığım şekilde kalakalmıştı. Sonra toplarlandı ve işine geri döndü. Bende odasına çıktım.
Ateş’in odasına girer girmez, odanın köşesindeki büyük pencerenin kenarına yerleştirilmiş beyaz kanepenin üzerinde oturmuş olan Ezgi’yi gördüm. Beni görünce hemen ayağa kalktı ve merakla, "Ne konuştunuz? Anlat," dedi. Gülümsedim ve "Bir şey konuşmadık, sadece elini tuttum ve bana kızacak gibiydi," dedim. Ezgi, yüzünde büyük bir gülümsemeyle, "Sonunda olacak," dedi. Şaşırarak, "Ne olacak?" diye sordum. "Abim çocukluğundan beri sana aşık. Zehra Zehra diye başımızın etini yiyordu. Senin de hislerin var, değil mi?" dediğinde, yanaklarımın kızardığını hissettim ve sadece gülümsedim. "Oh," dedi ve odaya kahve geldi. "Ben söyledim, gel beraber içelim," dedi.
Kahvelerimizi içerken akşama kadar Ateş’ten bahsettik. Camdan düğünü izledik ve Ateş’in gözlerinin sürekli bizde olduğunu fark ettik. Artık iyice emindim ve ona açılmakta kararlıydım. Akşam saatleri yaklaştığında düğün sona erdi ve Ateş, yorgun ama mutlu bir şekilde odaya geldi. Beni görünce şaşkın bir ifade ile durakladı. "Merhaba," dedi. "Merhaba Ateş," dedim. "Sana bir şey söylemem lazım," dedim ve derin bir nefes aldım. Ateş’in merakla bana baktığını gördüm ve cesaretimi topladım.
"Seni seviyorum Ateş," dedim. "Bir süredir sana karşı beslediğim hislerimin farkına vardım, ve artık hislerimi saklamak istemiyorum." Ateş, bir an durakladı, sonra gözleri parladı ve yüzünde büyük bir gülümseme belirdi. "Zehra, ben de seni seviyorum," dedi. "Çocukluğumdan beri hep seninle olmayı hayal ettim." Bir an için dünya durdu ve sadece biz vardık. Ateş, elini uzatıp elimi tuttu. "Artık birlikte olacağız," dedi. "Her zaman senin yanında olacağım."
O an, hayatımda bir dönüm noktası olduğunu biliyordum. Gülümsedikten sonra boynuna atladım ve uzun bir süre hasret giderircesine sarıldık. Hayallerim gerçek olmuştu ve Ateş ile birlikte yeni bir başlangıca adım atmıştık. İçim sonsuz bir huzurla dolmuştu.
Bir müddet konuştuktan sonra saatin geç olduğunu fark ettim ve "Eyvah, eve geçmem gerek," dedim. O da, "Ben bırakırım seni," dedi. Yüzüne bakıp gülümsedim; içim gerçekten çok huzurluydu. Uzun zamandır hiç bu kadar mutlu ve huzurlu hissettiğimi hatırlamıyorum. "Olur," dedim, çantamı aldım ve kapıya doğru ilerledim. Ateş, kapının önüne geçip, "Biz şimdi gerçekten çıkıyor muyuz?" diye sordu. Tekrar gülüp, "Evet," dedim ve kafamı yere eğdim, utanmıştım. O da çenemden tutup yüzümü kendine çevirdi. "Uzun zamandır senin bana duygu beslemeni bekliyordum. Güzel yüzünü benden saklama sakın, çiçeğim," dedi. O kadar mutlu ve heyecanlıydım ki sadece "Tamam," demekle yetindim. "Hadi gidelim, annem meraklanmasın," dedim ve aşağı indik. Beni eve bıraktı. Yol boyunca ikimiz de bir rüyadan uyanmış gibiydik, idrak etmeye çalışıyorduk sanki. Eve vardığımızda annem şans eseri kapıdaydı. "Zehra, bu kim?" dedi ve biraz bekledikten sonra, "Ateş, yoksa sen misin? Ne kadar değişmişsin, zor tanıdım valla," dedi. Ateş o kadar heyecanlanmıştı ki utanmış bir halde annemle konuşuyordu. Annem onu içeriye davet etti. Ateş, "Tabii," diyerek bahçedeki sandalyeye oturdu ve annemle konuşmaya daldılar. Küçükken annem Ateş'i çok severdi; Ateş de anneme yaranmak için hep tatlılık yapardı. Onlar bahçede konuşurken ben içeri geçip bir şeyler hazırladım. Sonra bahçeye götürdüğümde, annem "Siz nasıl karşılaştınız?" diye sordu. "Otelleri var, orada çalışıyorum, Ateş de orada patron," dediğimde annem şaşırmış halde, "Ne güzel, tekrardan arkadaş olmuşsunuz," dedi. Birbirimize bakıp sırıttık, annem tabii ki anladı. Ateş, "Ben artık kalkayım Aysel teyzecim, ben yine gelirim sizi görmeye," dedi ve gitti. Annem hemen bana dönüp, "Ne zamandır çıkıyorsunuz?" dedi. Ben de "Yaa anne," diye gülerek odama geçtim. Annem, "Bunu sonra konuşacağız, kaçışın yok," dedi. Heyecandan uzun bir süre yatakta dönmekten uyuyamadım. Saat geç olmuştu ama neyse ki sonunda uyuyabildim.
____________________________________
Umarım beğenmişsinizdir lütfen yorum atmayı, beğenmeyi ve oylamayı unutmayınn
Seviliyorsunuzz 💗
