İçeriğe geç

Ateşin Çiçeği

Bölüm 11 · 3 dk okuma

Ateşin Çiçeği

Bölüm 11

10.BÖLÜM𖥸

10. Bölüm

Güne bu iki mesajla uyanmayı beklemiyordum:

Ateş Bey: Günaydın Zehra. Bugün çok önemli bir toplantı var ve halletmemiz gerekenler var. Yeni büyük bir düğün projesi aldık. Gelir gelmez ofisime uğramalısın.

Kıvanç: Zehram, ben bugün Kanada’ya geri döneceğim. Eğer akşam işin yoksa son günü beraber geçirelim istiyorum.

Ateş'e cevap olarak "Tamam" yazıp, hazırlanırken konuşabilmek için Kıvanç'ı aradım.

Z: Alo, Kıvanç, neden gidiyorsun? Daha yeni gelmiştin ama.

K: Gitmek zorundayım, patronum çağırdı. Gitmeden biraz vakit geçirelim, ben yine senin yanına geleceğim.

Z: Ya, patronunsa bir şey diyemem. Biz de yeni büyük bir iş aldık, çok yoğun geçiyor. Eğer ben gelemezsem, sen mutlaka gel.

K: Tamam, kolay gelsin o zaman. Ben şimdi kapatayım. Sen konuşacağım diye kesin yavaş hazırlanırsın.

Z: Ahaha, doğru tahmin ettin. O zaman akşam kesin görüşürüz.

Telefonu kapattım ve hızlıca hazırlanmamı bitirip yola koyuldum.

Otele vardığımda Ateş Bey'in odasının katına çıktım. Asansörde makyajımı tazeledim, elimdeki dosyalarla biraz zor oldu ama başardım. Odanın kapısını tıklattım ve içeri girdim. Yanında kumral, uzun boylu, çok güzel bir kız vardı. "Müsait değilseniz sonra geleyim," dedim ve kapıyı geri kapatmak üzereydim ki Ateş Bey, "Zehra!" diye seslendi.

"Efendim, Ateş Bey," dedim.

"Gel, bak bu Ezgi. Geçen gün konusu geçmişti," dedi.

İçimden bir "Oh" çektim ve "Aa, öyle mi? Tanıştığımıza memnun oldum, Ezgi Hanım," dedim.

"Hanım mı? Hanım demeyeceksin herhalde, Zehra. İyice saçmaladın," dedi Ezgi gülerek.

"Ah, evet, haklısın, alışkanlık işte," dedim.

"Ee, gel Zehra. Abim senden çok bahsetti," dedi Ezgi, ancak Ateş onu gizlice uyarmak için ayağıyla dürttü.

"Ezgi! Ne konuşmuştuk?" dedi Ateş.

"Gel, Zehra, ayakta kaldın. Otur, şu organizasyonlara devam edelim. Ezgi'nin uzman olduğu konular, işimiz hemen bitsin diye yardıma çağırdım," dedi Ateş.

Oh, bugün iş erken biterse Kıvanç'la son günü dolu dolu geçirebilecektim. "Aa, çok iyi düşünmüşsünüz Ateş Bey," dedim.

"Zehra, baş başayız, bey demene gerek yok," dedi.

"Haklısınız," dedim ve işe başladık. Gerçekten de Ezgi bu konuda çok iyiydi. Düğünün sahibi çiçek temalı bir organizasyon istediği için beni özellikle dahil etmişlerdi.

"Ezgi, yarın organize edilecek. Şirketinden birkaç kişi yolla. Zehra çiçekleri halleder. Ona da birkaç yardımcı gelsin, tek başına çok yorucu olur. Çiçek için ayrı göndermeyi unutma olur mu?" dedi Ateş.

"Abicim, hiç endişen olmasın. Hepsi kolay iş. Zehra sadece temaya uygun çiçek seçse yeter. Onun çiçek seçimine güveniyorum," dedi Ezgi.

Ezgi'nin bu sözleri hoşuma gitti, kızı hatırlayamamıştım bile.

"Tamam o zaman Zehracım, çıkabilirsin. Bana Zeynep'i yolla, onunla da halletmem gereken işler var," dedi Ateş.

"Tamam," diyip odadan çıktım ve Zeynep'i tesadüfen odanın ilerisinde gördüm. Hemen seslendim, o da geldi.

"Zehra, aşağıda odasına götürmen gereken misafirler gelecek. Üç gün sonra düğünleri olan kişiler. Bak, çok dikkatli ol, çok önemli kişiler," dedi. Ben de Ateş Bey'in onu çağırdığını söyleyip aşağıya indim ve kapıda misafirleri beklemeye başladım.

Misafirleri beklerken, zihnimde bu yoğun günün planlarını yapmaya başladım. Ateş'in bahsettiği büyük düğün projesi beni oldukça heyecanlandırmıştı. Çiçek temalı düğünler her zaman en çok hoşlandığım organizasyonlardı. Üstelik Ezgi'nin de bu kadar yardımcı olacağını bilmek beni rahatlattı. Yine de Kıvanç'la akşamı birlikte geçirme düşüncesi, tüm bu yoğunluğun arasında içimi ısıtıyordu. Hiç kardeşim olmamasına rağmen Kıvanç sayesinde sanki bir abim varmış gibi hissedebiliyordum. Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım, bu uzun günün bana neler getireceğini merak ediyordum.

________________________________________

Umarım beğenmişsinizdir lütfen yorum atmayı, beğenmeyi ve oylamayı unutmayınn

Seviliyorsunuzz 💗

Duygu ve düşüncelerinizi lütfen yazın merak ediyorum..

Bölüm sonu

7 yorum