İçeriğe geç

ATEŞ VE SU

Bölüm 7 · 1 dk okuma

ATEŞ VE SU

Bölüm 7

ATEŞ VE SU

Den gözlerini açtığında etrafında sadece mavi vardı. Ama bu mavi, gökyüzünün mavisi değildi. Derin, ağır ve yaşayan bir maviydi — sanki gölün kalbi onun etrafında atıyordu. Nefes alabiliyordu, ama hava yoktu. Su, ciğerlerinin içine doluyor ama boğmuyordu. Bir an paniğe kapıldı, sonra fark etti — göl onu koruyordu. “Uyandın, Suyun Oğlu.” Ses, suyun içinden geldi. Den başını kaldırdı ama kimse yoktu. Sanki gölün her damlası aynı anda konuşuyordu. “Sen kimsin?” diye sordu Den. “Ben bu gölün hafızasıyım,” dedi ses. “Yüzyıllardır ateşi bekledim. Çünkü her ateş, sonunda suya döner.” Den anlamadı. “Lina mı?” “Evet. Ateşin Kızı. O senin dengen. Onsuz sen eksiksin, sensiz o yanar.” Etrafında görüntüler belirdi. Bir çocuğun ağladığı bir sahne… küçük bir kızın ellerinden çıkan kıvılcımlar… suya düşen bir çocuk ve o küçük kızın onu kurtarmak için göle atlayışı. O sahne… onlardı. “Bu… biziz,” dedi Den, nefesi kesilmiş gibi. “İlk karşılaşmanız kaderin değil, kalbin seçimiyle oldu,” dedi ses. “Fakat her seçim, bir bedel getirir. Bu göl, o bedelin saklandığı yerdir.” Den yumruklarını sıktı. “O hâlde neden buradayım?” “Çünkü kaderin yarısını taşıyorsun,” dedi ses. “Ateşin diğer yarısı seni bulmadan bu denge tamamlanamaz.” O anda gölün duvarları titredi. Den, kalbinin göğsünde ağırlaştığını hissetti. “Lina geliyor,” dedi ses. “Ama dikkat et, her buluşma bir ayrılığın kapısını da açar.” Su bir anlığına kıpırdadı, karanlıkta bir ışık belirip kayboldu. Den elini uzattı, parmaklarının ucunda sıcak bir şey hissetti. Ateşti. “Lina…” diye fısıldadı. Ve o anda, gölün derinlikleri parladı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.