İçeriğe geç

ATEŞ VE SU

Bölüm 6 · 1 dk okuma

ATEŞ VE SU

Bölüm 6

ATEŞ VE SU

Geceler birbirini kovalamıştı. Lina, gölün kenarındaki eski taşların arasında yaşamaya başlamıştı. Kasaba halkı ondan uzak duruyordu. Kimse o gece olanları anlamamış, sadece gölün renginin değiştiğini görmüştü. Onlara göre bu bir lanetti. Ama Lina için bu lanet değil, Den’in kalbini duymanın tek yoluydu. Alevler artık onun bir parçasıydı. Ne zaman gözlerini kapatsa, alevler Den’in yüzünü oluşturuyordu. Onun sesi, rüzgârla birlikte gelir gibi oluyordu. “Lina…” Bir gece, rüzgâr aniden kesildi. Göl tamamen durdu. Ne bir dalga ne bir ses. Sanki dünya nefesini tutmuştu. Lina ayağa kalktı, alevini çağırdı. Avucundaki ışık daha önce hiç olmadığı kadar sönüktü. “Senin yokluğunda bile yanmaya çalışıyorum,” dedi, sesi kırık bir fısıltıya dönmüş halde. Alev bir an parladı, sonra sönüp gitti. Tam o anda, gölün ortasında bir şey kıpırdadı. Suyun altından mavi bir parıltı yükseldi. Lina’nın kalbi hızla çarptı. “Den?” Suların içinden bir damla ışık çıktı, havada süzüldü ve Lina’nın alnına dokundu. Bir görüntü belirdi zihninde: Den, derinlerde bir mağarada, bir şeyle konuşuyordu. Ses cılızdı ama netti. “Beni bul…” Lina dizlerinin üstüne çöktü. Ellerini göğe kaldırdı, gözlerinden yaşlar değil, küçük kıvılcımlar döküldü. O gece yemin etti: “Ne olursa olsun, o gölün altına ineceğim.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.