İçeriğe geç

Ateş ve Kelebek

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Ateş ve Kelebek

Bölüm 5

BÖLÜM 5: ATEŞİN GÖLGESİ

Defne o gece sabaha kadar uyuyamadı.

Tavana bakıyor ama hiçbir şey görmüyordu.

Zihninde yalnızca sorular vardı.

"Gerçek annen..."

Yanmış mektuptaki son kelimeler kulaklarında yankılanıyordu.

Nevin neden o kadar korkmuştu?

Neden mektubu yakmıştı?

Ve en önemlisi...

Aras kimdi?

Gerçekten ona yardım etmeye mi çalışıyordu?

Yoksa o da başka bir yalanın parçası mıydı?

Sabah telefonuna bir mesaj geldi.

Bilinmeyen numara.

Defne'nin kalbi sıkıştı.

Son günlerde bilinmeyen numaralardan gelen mesajlar hiç iyi şeyler getirmemişti.

Mesajı açtı.

"Bugün saat 16.00. Eski tren istasyonu."

Bir saniye sonra ikinci mesaj geldi.

"Sana gerçeği göstereceğim."

Aras.

Defne derin bir nefes aldı.

Gitmeli miydi?

Gitmemeli miydi?

Mantığı hayır diyordu.

Ama kalbi...

Kalbi yıllardır aradığı cevapların orada olduğunu söylüyordu.

Saat dörtte eski tren istasyonuna ulaştığında etraf tamamen sessizdi.

Burası yıllardır kullanılmıyordu.

Paslanmış raylar...

Kırık camlar...

Terk edilmiş bekleme salonları...

Defne ürperdi.

Tam geri dönmeyi düşünüyordu ki bir ses duydu.

"Geldin."

Arkasını döndü.

Aras birkaç metre ötede duruyordu.

Siyah montunun ceplerine ellerini sokmuştu.

Gözlerinde her zamanki o hüzünlü ifade vardı.

Defne doğrudan konuya girdi.

"Ne biliyorsan anlat."

Aras birkaç saniye sustu.

Sonra cebinden eski bir dosya çıkardı.

"Önce bunu gör."

Defne dosyayı aldı.

İçinde eski gazete kupürleri vardı.

Bir haberde büyük harflerle şu yazıyordu:

"ÜNLÜ İŞ İNSANININ KIZI KAÇIRILDI."

Defne'nin nefesi kesildi.

Altındaki fotoğrafa baktı.

Fotoğrafta genç bir kadın ağlıyordu.

Kucağında küçük bir kızın fotoğrafı vardı.

Boynunda kelebek kolye...

Defne'nin dizleri titredi.

"Bu..."

Aras yavaşça başını salladı.

"O kız sensin."

Defne'nin dünyası başına yıkılmış gibiydi.

"Hayır."

Sesi fısıltı gibiydi.

"Bu mümkün değil."

"Ben de ilk başta öyle düşünmüştüm."

"Yalan söylüyorsun."

Aras gözlerini kaçırmadı.

"Keşke söylüyor olsaydım."

Defne dosyayı kapattı.

Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki nefes almakta zorlanıyordu.

Yirmi yıldır yaşadığı hayat...

Bir anda yabancılaşmıştı.

Tam konuşacaktı ki...

Arkasında bir gürültü duyuldu.

Bir cam kırılmıştı.

İkisi de dönüp baktı.

Kimse görünmüyordu.

Ama birisi onları izliyordu.

İstasyonun çatısında siyah giyinmiş bir adam oturuyordu.

Keskin yüz hatları vardı.

Koyu renk saçları rüzgârda hafifçe dağılıyordu.

Siyah deri ceketi ve karanlık bakışları onu tehlikeli gösteriyordu.

Ama yüzünde dövme yoktu.

Telefonunu kulağına götürdü.

"Kız Aras'la birlikte."

Karşı taraftan kadın sesi geldi.

"Dinliyor mu?"

"Evet."

"Kız gerçeği öğrenmeden durdur."

Adam birkaç saniye sustu.

Aşağı baktı.

Defne tam karşısındaydı.

Fotoğraftakinden bile güzeldi.

Ama onu asıl şaşırtan şey gözleriydi.

O gözlerde korku vardı.

Yalnızlık vardı.

Ve açıklayamadığı bir şey daha...

Adam istemsizce birkaç saniye daha baktı.

Kadın sinirli şekilde tekrar konuştu.

"Ateş, beni duyuyor musun?"

Adam gözlerini Defne'den ayırdı.

"Evet."

"Sana verdiğim görevi unutma."

Ateş telefonu kapattı.

Ama nedense ilk kez içinde huzursuzluk vardı.

Defne ile Aras istasyondan ayrıldıklarında hava kararmaya başlamıştı.

Defne'nin kafası allak bullaktı.

"Biraz yalnız kalmak istiyorum."

Aras onu durdurmadı.

"Sadece dikkatli ol."

Defne başını salladı.

Sonra yürümeye başladı.

Dar bir sokağa girdiğinde yağmur yeniden başladı.

Sokak neredeyse boştu.

Ayak sesleri yankılanıyordu.

Bir süre sonra...

Başka ayak sesleri duydu.

Defne durdu.

Sesler de durdu.

Kalbi hızlandı.

Yavaşça arkasını döndü.

Kimse yoktu.

Tekrar yürümeye başladı.

Bu kez ayak sesleri yeniden geldi.

Daha yakın...

Daha belirgin...

Defne korkuyla hızlandı.

Tam koşmaya başlayacaktı ki köşeyi döndüğünde birine çarptı.

Dengesi bozuldu.

Yere düşecekken güçlü bir kol onu yakaladı.

Defne korkuyla başını kaldırdı.

Ve ilk kez onunla göz göze geldi.

Siyah deri ceket...

Dağınık saçlar...

Keskin bakışlar...

Yüzünde hafif bir alaycı ifade...

Adam birkaç saniye boyunca ona baktı.

Sonra dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.

"Birileri seni takip ediyor."

Defne'nin nefesi kesildi.

Adam başını kaldırıp karanlık sokağa baktı.

Sonra yeniden Defne'ye döndü.

"Ve bu gece yalnız yürümemen gerekiyordu."

Defne ne söyleyeceğini bilemezken adam elini yavaşça bıraktı.

"İlk tanışmamız böyle olsun istemezdim."

Ve Defne ilk kez onun adını duydu.

"Ateş."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.