Kahvaltıya Ahmet ve Sıla'yı çağırmıştım. Patates kızartmasını da masaya koyduktan sonra kapı çaldı. Kapıyı açtığımda ikisi de kapıda dikiliyordu.
"Selam!" dedi Sıla ona sarılıp karşılarken arkada dikilen müstakbel eşimle göz göze gelmiştik.
Sıla içeri geçerken kollarımı Ahmet'in boynuna doladım. Kolunu belime sarıp kendine çektiğinde başını boynuma gömüp derin bir nefes aldığını hissettim.
"Günaydın sevgilim."
"Günaydın bebeğim." ayrıldığımızda içeri geçtik ve masaya geçtik.
Havadan sudan konuşarak kahvaltıyı bitirdiğimizde Ahmet çayından bir yudum aldı. Derin bir nefes aldı.
"Benim size bir şey söylemem lazım." dediğinde Sıla'yla ikimiz ona döndük. Gülüşümüz yüzümüzde asılı kalmıştı.
"Kötü bir şey mi oldu?" dedim korkuyla.
"Hayır, hayır." derin bir nefes aldıktan sonra ikimize baktı.
"Ben askere gidiyorum." dediğinde ne tepki vereceğimi şaşırmıştım. 28 gün kadar gidecekti evet ama, sonuç olarak gidecekti.
Elimdeki çatalı masaya bırakırken derin bir nefes aldım. "Tamam bunu zaten bekliyordum. Ne zaman gideceksin? Sen yokken Youtube ne olacak?" dedim şu an deli gibi ağlayasım gelse de kendimi tutmalıydım.
"Önümüzdeki ay gideceğim. Gidene kadar yoğun bir tempoda videolar biriktireceğiz. Çoğunluğı vlog tarzı olacak zaten çünkü evin tadilatı başlayacak. Ben gidene kadar kurgularıyla ilgileneceğim. Ama ben gittiğimde bitmeyen kurgular olursa onlara da siz bakacaksınız. Yine çarşamba cuma akşam beşte ben atmışım gibi o videoyu atacaksınız. Zaten 28 gün yokum. 8 video yapsak yetecek." dediğinde başımı salladım.
Gözlerim masada bir noktaya daldığında Sıla tepki vermeden duruyordu.
"Sen gittiğinde ben ne yapacağım?" dediğinde başımı kaldırıp ona baktım.
"Beraber kalırız. Ne yapacaksın başka?" dedim tek kaşımı kaldırırken.
"Evet, İzmir'e dönemezsin burada yapılacaklar var. O kadar uzun süre annemler de gelemez, Feride'yle kalırsınız." dediğinde Sıla başını salladı.
"Şu an niye ağlamak istiyorum ben ya!" dedim ve daha fazla tutamadım kendimi. "Lan, ağlama." Ahmet yerinden kalkıp yanıma geldiğinde ona sokulup ağlamaya devam ettim.
"28 gün sadece 6 ay bile değil. Ağlama gitmemle gelmem bir olacak vallahi bak." dedi yüzümü silerken. Ben ağlamaya başlayınca Sıla d ağlamaya başlamıştı. "Lan! Ana! Oğlum ağlamayın hey!" dediğinde kendimi durdurmaya çalıştım. Ahmet ikimize de su verirken zorla kendimi durdurdum.
"Daha gitmeden böyleyseniz bir de ben senelik gitsem ne yapardınız acaba?" dedi biraz sakinleştiğimizde.
"Sus Ahmet." dedim ona ters ters bakarken.
"Evet sus abi." dedi Sıla da suyunu içerken.
"Bana bakın, ben yokken o Berkay bozuntusuyla fazla sıkı fıkı olmuyorsun duydun mu? Eve falan gelmek ister, Feride tut kolundan fırlat." dediğinde ciddi mi diye yüzüne baktım. "Bakayım ciddi mi?" dedim.
"Ciddiymiş. Saçma sapan konuşma." dedim önüme dönerken.
"Siz evlenince biz de evlenelim de gör gününü abi sen." dedi Sıla.
"Hee evlenirsin, bak evlendin şu an!" diye sinirini yenmeye çalıştı Ahmet.
"Neyse tamam, hadi plana uyalım, ne videosu çekiyorsun?" dediğimde Ahmet aklındakileri anlattı.
Büyük bir süreç gibi geliyordu bu evlilik süreci.
-------------
1 hafta sonra
Yalının tadilatı başlamıştı. Ahmet'le odaları gezerken Ahmet evi gösteriyordu kameraya.
Odadaki gömme dolap olarak kullanılan kısım iptal olacak ve küçük bir banyo haline gelecekti. Oranın işi başlamıştı. Alt katta da üst katta da bir sürü insan çalışıyordu.
Anlaştığımız müteahhit nelerin değişeceğini detaylıca anlatmıştı. Bittiğinde nasıl olacaktı çok merak ediyordum. Bir yandan da Ahmet'in askerlik için hazırlığını yapıyorduk. Hem alışverişini yapmıştım hem de harıl harıl video için uğraşıyordu.
Ben eve geçtiğimde iç mimarın attığı şeylere baktım. Evin tadilatında sadece müteahhit değil bir de iç mimar tutmuştuk. Ona nasıl bir şey istediğimi detaylıca anlatmıştım. Bohem tarzı ev sevdiğimi, gösterişten ve fazla eşyadan hoşlanmadığımı, yalının oldukça soft döşenmesini istediğimi söylemiştim. Ahmet de benimle aynı fikirdeydi. Şu anda oturduğumuz evlerde de bohem baskın olduğu için anlaşmazlık yaşamamıştık.
Mimarın attığı yatak odası tasarılarından eleyerek iki tane arasında kalmıştım. Ahmet'e soracağımı söyledim ve Ahmet'i aradım.
"Kapıdayım." dediğinde yerimden kalkıp kapıyı açtım.
"Hoş geldin sevgilim." dedim. Yüzünü gören cennetlikti. Sürekli koşturduğu için ikimiz de çok az görüşebiliyorduk. Beraber videolar ve aramalar dışında aşırı az görüşebiliyorduk.
Sarıldıktan sonra içeri geçti. Yorgunlukla kendini koltuğa bıraktığında yanına geçtim. Başını dizlerime koyduğunda gözleri kapalıydı. Ben de başımı koltuğun arkasına yaslayıp ayaklarımı uzattım. L koltukta bir kısımda o bir kısımda ben uzanıyordum. Saçlarıyla oynamaya başladığımda derin bir nefes verdi.
"2 video bitti. Daha çekmem gereken 6 video var. Ayrıca bu haftanın 1 videosu, önümüzdeki haftanın 2 videosu da var. Gidene kadar çekmem gereken 3 haftalık video var. Ayrıca diğer videoları da depolamam lazım." dediğinde nefesim titrek bir şekilde çıktı.
"Çok yoruluyorsun ama böyle de. Askerlik olayı bitene kadar haftada bir video atsan olmaz mı? Bence açıklasan anlayış gösterirler. Ayrıca ev işi de var." dedim, yorgunluktan hasta olacaktı. Ayrıca gittiği yer tatil yeri de değildi.
"Bilmiyorum ama yetişemezsem bu üç hafta sadece üç video da atabilirim. Düşünmem lazım bunu bir." dediğinde yerimden doğrulup başına masaj yapmaya başladım. Aklıma yatak odası geldiğinde, "Ah unutuyordum. Benim telefonumu açsana bir." dedim. Telefonu bulup açtı. "İç mimarın sohbetine gir. Son iki fotoğraf arasından bir seçim yapmamız lazım." dediğimde yerinden doğruldu ve böylece masaj bitmiş oldu.
Fotoğrafları incelediğinde benim de içten içe diğerine kıyasla daha çok beğendiğimi beğendi.
Bohem tarzındaydı. Bir duvar koyu yeşildi. Onun önünde yatak vardı ve yatak başlığı, duvarda çok hoş bir görüntü oluşturacak modeldeydi. Ahşap duruşuyla doğal bir hava katarken, yanlarınsaki komodinler de aynı şekilde daha açık renk bir ahşaptandı. Yerde beyaz halı vardı, bizim giyinme odamız olacağı için odada iki tekli koltuk, makyaj masası ama benim muhtemelen gece bakımlarımı yapmak için kullanacağım masa ve bir kitaplık barındıran bir tasarımdı. Rahattı ve hoştu. Ayrıca duvardaki tablolar ve raflarla da çok hoş gözüküyordu.
Ahmet de ben de ona karar kılınca mimara bildirdik.
Daha sonrasında yemek hazırladım ve beraber yemek yedik.