İçeriğe geç

Ateş Hattı | AhFer

Bölüm 20 · 7 dk okuma

Ateş Hattı | AhFer

Bölüm 20

Bölüm 20: Tatil

Feride Ahmet'lerin apartmanına taşınmıştı. Hemen bir üst katta oturuyordu. Ablası ve sevgilisi nişanlanmışlardı ve onların düğünü için hazırlık yapıyorlardı.

Sıla ve Berkay sevgili olmuşlardı, henüz bir aylık sevgililerdi. Berkay, Ahmet ile konuşmuş ve Sıla'yı ne kadar sevdiğini anlatmıştı. Ahmet de abiliğin vermiş olduğu yetkiye dayanarak, kardeşini üzmemesi şartıyla izin vermişti.

Berkay Sıla'yı kazanmak için türlü türlü şeyler yapmıştı, hediyeler almış, yemeklere çıkartmıştı. Ama Sıla'nın gönlünü kazanmasına vesile olan şey bunlar olmamıştı. Bir gün beraber çocuk esirgeme kurumuna gitmişlerdi. O gün Sıla'nın doğum günüydü ve Berkay, Sıla'nın çocukları ne kadar sevdiğini biliyordu. Bir sürü oyuncak almıştı ve Sıla'yla beraber çocukları sevindirmişlerdi.

O gün orada, Berkay'ın çocuklarla nasıl ilgilendiğine şahit olan Sıla, sonunda içindeki hoşlantıyı sevgiye dönüştürebilmişti. İçi rahat bir şekilde, cidden sevdiği adamla bir beraberliğin içine düşmüştü.

Feride ve Ahmet 6. aylarına girmişlerdi. Youtube da çok ilerlemişlerdi ve ilişkileri hala gündemdeydi. İşlerini profesyonelce yapmalarının yanı sıra ilişkilerinde de çok iyilerdi. Araya kimsenin girmesine izin vermiyorlar, ufak tefek tartışmalar dışında ikisi de sağlıklı bir ilişkinin içerisinde sürüklenip gidiyorlardı.

Ahmet 3 milyon aboneyi geçmişti, Feride ise 2 milyon abone olmuştu. Şu anda YouTube'a yön veren kanallardan ikisi onlarınkiydi. Sıla da 2 milyon aboneye ulaşmıştı.

Haftada iki video atıyorlardı ve dolayısıyla günleri çok yoğun geçiyordu. Sıla ve Berkay'ın ilişkileri de çok ses getirmişti. Hala gündemdeydiler.

--------

05.07.2025

Feride

"Çalkala hadi adamım! Devrine durumuna göre çalkala."

Şarkıya eşlik ederken önümdeki saklama kaplarının ağzını kapattım.

"Seni lapacı, seni yıkamacı yağlamacı!"

Bugün ablamın ve Emre'nin nişanının üzerinden 1 hafta geçmişti ve bir haftadır, hatta haftalardır anamız ağladığı için bir haftalığına Antalya'ya gidiyorduk.

Ablam içeride eşyaları toplarken ben de yiyecek bir şeyler ayarlıyordum.

"Feride, sandaletleri nereye koymuştuk?"

"Benim dolabımın yanında!"

Son olarak kurabiyeleri de ayarladıktan sonra, melodisi değişen telefonuna baktım. Ahmet arıyordu.

"Efendim hayatım?"

"Hazır mısınız?"

"Hazırız hazırız, siz?"

"Hazırız biz de, Sıla!" seslendiğinde telefonu kulağımdan uzaklaştırdım.

"Bağırma kulağım çınladı." dedim sinirle.

"Çok pardon hayatım. Sen ne giydin?"

Son zamanlarda kıyafetlerimle bozmuştu kafayı. Ablamın nişanı son damla olmuştu. Anneannem bazı akrabaları çağırmıştı ve densiz bir akrabamızın oğlu nişanda annesine bana talip olduğunu söylemiş. Annesi de Ahmet'i bilmediği için gelip anneme söylemişti. Annem sevgilim olduğunu söyledikten sonra çocuk, "O da öyle giyinmesin o zaman, ben beğendim bir kere." diye saçma sapan bir şekilde diretmişti. Nişanın sonuna kadar peşimden ayrılmayınca Ahmet'i çağırmıştım. Daha sevgilim olduğunu akrabalara söylemediğimiz için gelmek istememişti. Ben de zorlamamıştım ama telefonda olanları anlatınca gelmişti. Çocuk Ahmet'e rağmen hala bana baktığından dolayı nişan bittiğinde çocukla Ahmet kavga etmişlerdi.

Ama herkes Ahmet'i haklı bulduğu için bizden kimse sorun etmemişti bu durumu. Hatta babam, bana değil çocuğa kızdığı için Ahmet'i takdir etmişti. Ama o günden sonra Ahmet özellikle tek dışarı çıkacağım zamanlarda tedirgin olmaya başlamıştı. Açık giyinmeme laf etmiyordu ama illa bilmek istiyordu.

"Hayatım beraber olacağız zaten?"

"Sana göre kombin yapacağım bebeğim, ondan soruyorum." dediğinde gülümsedim.

"Ben çiçekli elbise giydim. Ama alt kumaşı lacivert, sen de geçen aldığımız lacivert keten gömleğini giyebilirsin." dedim ağzıma çilek atarken.

"Hı, tamam o zaman 10 dakikaya kapındayım." dedi ve öpücük attı. "Tamam canım." ben de öpücük attım ve kapattık.

Ablam sonunda her şeyi hazırlamış kapının yanına bırakmıştı.

"Feride yedek kıyafet aldın mı elbiseyle rahat edebilecek misin?" dediğinde başımı salladım. Şort ve üst de almıştım yanıma.

Birkaç dakika sonra kapı çaldığında ablam açtı. Emre gelmişti. İkisi sarılıp, görüştükten sonra Emre eşyaları toplamaya başladı.

O asansöre ilerlerken yandaki asansörden Ahmet indi.

"Oo bacanak!"

"Vay, sen ne zaman geldin?"

"Şimdi geldim, bizimkiler yığmış eşyaları hadi yüklen sen de."

İkisi çok iyi anlaşıyordu. Gülerek onları izledim. Ahmet yanımıza geldiğinde ablam içeri geçmişti. Parmak uçlarıma yükselip kollarımı boynuna doladım. Yanağımdan öpüp belime sarıldı. Dediğim gibi lacivert gömleği giymişti. Salaş ve boldu, ona da çok yakışmışt. Altına da bej kot şortunu giymişti. Bu yaz favori kıyafeti buydu.

"Hazır mısınız?" dedi uzaklaşırken. Başımı salladım ve eşyalara baktım.

"Hadi o zaman." o da birkaç eşya aldıktan sonra asansöre ilerledi.

Ben de son kalan eşyaları aldım, ablam da çantaları aldı. Aşağıya indiğimizde Sıla arabanın yanında telefonla mesajlaşıyordu.

"Abi Berkay da arabayla geliyormuş, sığmazsa oraya yerleştiririz." dedi elinden eşyaları alırken. Herkes en az bir bavul hazırlamıştı.

Ayrıca bizimle beraber Mert ve Elvin de geliyordu.

İkisi uzaktan çantalarla göründüğünde geriye sadece Berkay kalmıştı. Sıla'ya sarılıp beklemeye başladım.

Berkay da arabasıyla Ahmet'in arabanın önüne park ettiğinde Ahmet, "Bu kadar çok eşyayı ne yapacaksınız?" adlı şiirini okuyordu.

Yanına gidip yanağından öptüm. "Hepsi ihtiyaç hayatım." dediğimde göz devirdi. "Ciddi misin? İki bavul ne ihtiyacın olabilir." dedi.

Arabaya yaslandım ve az önce ablamın uzattığı elmadan bir ısırık aldım. Ahmet'e göz kırptığımda gülmeye başladı. Ben de güldüğümde Berkay ve Sıla yanımıza geldiler.

"Benim arabaya neleri alayım?" diye sordu Berkay.

"Şimdi, senin arabada kim kim olacak?" diye sordu Ahmet.

Sıla, "Ben net, Mert'ler sizinle gelecek. Fatma ablaların araba var zaten. Araba boş yani." dedi.

"Tamam o zaman, Berkay Sıla'nın bavulu al, şuradaki çantaları da al. Al da biz niye üç araba gidiyoruz? Siz de Fatma'larla gitseydiniz ya?" dediğinde Berkay, "Abi orada ihtiyaç olur." dediğinde başımı salladım.

"İyi tamam o zaman herkes kendi arabasına eşyaları alsın. Lazım olursa ulaşmak kolay olur." dedi.

Mert'le Elvin'in eşyalarını da yerleştirdiklerinde arabalar tamamlanmıştı..

"Öf çok sıcak." dedim arabaya bindiğimizde. Ahmet'in arabası siyah olduğu için yazın cehennem gibi oluyordu. Hemen klimayı açtı.

Yola çıktığımızda hepimiz konuşuyorduk. Uçakla değil arabayla gitmek kimin fikriydi?

------

Yolculukta dördüncü saatimizdi. Yolda yoğun açlık sebebiyle durmuştuk ve bir şeyler yemiştik. Tekrar yola çıktığımızda aşırı sıkılmıştım.

Ahmet durup durup ablamlarla veya Berkay'larla yarışıyordu.

"Ben vlog başlattım. Al biraz kameraya konuş." dediğinde torpidodan kamerayı çıkarttım.

"Selam arkadaşlar. Ahmet bey bana vlog çektiğini yeni söyledi. Arabada sıkıntıdan patlıyoruz şu an. Kim arabayla gidelim dedi ya?" dedim arkaya bakarak. Mert gülerek, "Berkay dedi ya." dediğinde Ahmet, "Araba aldı ya kullanacak tabi." dedi.

"Şu an önümüzde Sıla'lar var. Arkamızda ablamlar. Bu yol biter mi Allah'ım." dedim göğe bakarak.

Kamerayı kapattığımda dönüp Elvin'le sohbet etmeye başladık.

8 saat yoldan 4 saat kalmıştı.

_______

Sonunda vardığımızda hemen eşyaları indirdik. Villa kiralamıştık.

"Evet kim kiminle nasıl kalıyor?" dedim. Herkes çiftti ama şöyle bir sorun vardı, bu çiftlerden biri görümcem ve sevgilisiydi.

Ahmet boğazını temizledi "Sen ve ben, ablan ve enişten, Mert ve Elvin siz bir odada kalın. Sıla ve Berkay'cım size ayrı odalar ayarlattım." dedi yapmacık bir sırıtışla. Gülmeye başladığımda herkes bana eşlik etti.

Sıla'ya sarılıp kafasından öptüm. "Çok sağ ol abicim." dedi Sıla ve odaları ayarladıktan sonra eşyaları yerleştirmek için dağıldık.

Dolaba elbiselerimi asarken Ahmet'e baktım. "Berkay'a hala alışmadın sanırım." dedim.

"Alışmak değil. Kardeşimi hemen yanına verecek kadar gavat değilim sadece." dediğinde güldüm.

O da bavulunu açmıştı. Ama pek düzgün yerleştirdiği söylenemezdi. Elindeki tişörtü alıp güzelce katladıktan sonra yerleştirdim.

Bir saatin sonunda eşyalar yerleşmişti. "Ben çok yoruldum ya. Biraz uyusak?" dediğinde yanına uzandım.

Hava kararmıştı zaten. Başımı koluna yasladığımda gözlerimi kapattım.

Başımın üstünden öptükten sonra bana doğru döndü ve diğer kolunu belime sarıp kendine çekti. Elimi göğsüne koydum. Kalbi avcumun içinde atıyordu.

Gözlerimi açıp ona baktım. Gözlerini kapatmıştı ama uyumuyordu.

"Özlemişim seninle böyle uyumayı." dedim sessizce.

"Bende." başımı kaldırıp çenesinden öptüm. 6 aydır bana rüyadaymışım gibi hissettiriyordu. Sevgim gün geçtikçe artıyordu eksilmek bir yana dursun gittikçe bağlanıyordum. Aşka inancı olmayan kızı, aşka bağlamıştı.

Gözlerini aralayıp başını eğdi. Burun buruna gelmiştik. Yine o kelebeklenme hissiyle kaldığımda göğsündeki elimi yanağına çıkarttım. Dudaklarımız buluştuğunda bütün yorgunluğum gitmişti.

Birkaç dakika sonra, "Anladın mı şimdi Sıla ve Berkay'ı neden ayrı odalara koyduğumu?" dediğinde gülmeme engel olamadım.

"Eninde sonunda onlar da böyle olacak Ahmet. Kendini hazırlasan iyi edersin." dediğimde yüzünü buruşturdu.

"Susar mısın?"

"Ne oldu, zoruna mı gitti?"

"Sen mi susarsın, ben mi susturayım?"

"Sustursana."

______

Yemek için aşağıya çağırmışlardı. Üzerimizi değiştirip rahat kıyafetler giyerek aşağı indik. Ablam bir şeyler hazırlamıştı.

Yemek yedikten sonra biz mutfağı toplarken beyler playstation oynamaya başlamıştı. Ablamlar bulaşıklar hallederken ben herkese kahve yaptım ve ikram ettim.

"Ellerine sağlık sevgilim." Ahmet'e öpücük attıktan sonra kızların yanına döndüm.

Sıla tiktok çekiyordu. Hemen dahil oldum.

"Hadi gelin bahçede oturalım." dedim.

Hep beraber bahçeye çıktık. Ablam ve Elvin nişan hakkında konuşuyordu.

Elvin'in de yakında nişanı vardı. Biz de Sıla'yla YouTube'a ne çeksek diye düşünüyorduk.

"Abime kışkırtma mı yapsak?" dediğinde güldüm.

"Ne yapacağız?"

Aklından geçenleri anlattığında bir plan yaptık.

Bir iki güne uygulayacaktık. Kızlarla biraz sohbet ettikten sonra içeri geçtik. Beyler araba sürdüğü için yorgunlardı. Herkes odalarına çekildi.

Ahmet duş aldıktan sonra ben duşa girdim. Giyinip bakımlandıktan sonra usulca Ahmet'in yanına kıvrıldım.

Bölüm sonu

2 yorum

  • Ahmet sanki ilk yerde nikah memuru gibi kızı eğlendiriyor mübarek