İçeriğe geç

Aslında Gerçekler Asılsız Yalanlara Aitti

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Aslında Gerçekler Asılsız Yalanlara Aitti

Bölüm 2

Savaşın Ganimetleri

Yağmur sanki tüm şehri içine hapsedicekmişcesine yağıyordu. Karanlıktı fazla karanlık ve bu karanlık yine ölümün temsiliydi . Ama bu kez başkalarında değil benim gözlerimin içinde gözüküyordu ölüm. Öldürecektim ... hepsini.. tüm yalancıları. Yaşamayı hak ediyorlar mıydı? Sahi soruyorum yalanlarla bi çocuğun hayallerini , annesini almaları hak mıydı? Yaşamayı hak etmiyorlardı hemde zerre kadar.

Özellikle annemi yakarak öldüren adamın külü bile çıkmayacak külü bırak yarattığım yangının dumanı bile olmayacak , kokusu bir yere sinmesin diye . Çünkü o ahmak herif bunu bile hak etmiyor onu öyle bir silicektimki yeryüzünde kokusu bile hatırlanmayacak. Yeryüzünü bırak gökyüzünde bile yer tutamayacak. Ki zaten gökyüzüne götürebilecek bir ruhada sahip değilken neden arasına alsın bulutlar onu.

Bir yanım herşeye rağmen onun öz babam olduğunu söyledi . Merhamet etmem gerektiğini. Ama ne kadar ararsam arayım bulamadım ben merhameti . Hissetmeye çalıştım ama ona hissettiğim tek şey acımaktı. Kendi karısını öldüren adamın sonu kızının elinden olucak diye değil . Onun kızı imgeydi ,ben Aryayım. Ve ona acıma sebebim Aryanın elinde kalacak olmasıydı. Yada yanacak...

Bugün annemi yangına teslim ettiğim gündü .

Bugün minik imgeyi hayalleriyle gökyüzüne uçurduğum gündü .

Bugün annemin öldüğü gündü.

Bugün 5 şubattı .

Bugün onsuz 7.yılımdı .

Bugün Aryaya dönüştüğüm gündü.

Bugün edilmiş tüm yeminlerin günüydü.

Ve ben bugün annemin intikamını almak için ilk adımımı atıyorum. Sesler yaklaştıkça korkuyordum aslında . Kendim için değil Çağlar için . Kendime bile söyleyemediğim ikinci gerçek bu . Benim 7 yıldır yanımda olan tek kişi Çağlar. O benim kardeşim gibi. Ama bunu kimse bilmemeli ben bile . Yeni bir zaaf yeni bir yıkım demek . Ben sevemezdim ; sevmek bana yabancıydı hatta yalancı .

Çağlarla sırt sırta vermiş öylece duruyorduk . Sonun gelmesini bekliyorduk belkide . Ama bu son bizim değil yalancıların sonu olacaktı.

Artık bi nefes kadar yakınlardı . Biliyorum fark etmişlerdi bizi gölgemizden bile korkan bu adamlar gölgeme saygı duydular bildiğin ama gururları korkularının önüne geçiyordu (olmayan gururları). O an da gururlarımı , korkularımı baskın geldi bilmiyorum ama susmuşlardı . Ortalığı mutlak sessizlik kaplamış tı. Biz onları onlarda bizi bekliyordu . Ama bilmedikleri birşey vardı . Ben asla ilk adımı atmazdım . Ben asla kimseye mahkum olmazdım . Ben asla önden yer tutmazdım. Ben hep en arka köşeden savaştım başka çocuklar annelerini , hayalleriyle kaybetmesinler diye.

Hala neyi bekliyorlardı bilmiyorum ama başlarında her kim varsa zekiydi fazla zeki yada olmayan gururunu kullanıyordu. Neden saldırmadıkları hakkında bir fikrim yok ama karşımda benden bir tane daha varmış gibi hissediyordum.

Dakikalar geçmişti ama hala aynı şekilde sırt sırta oturmuş duruyorduk tek kelime etmeden.

Şuan tam 320. dk daydık. İçimde bir his vardı bu his tamamen 326 yla ilgiliydi . Umarım düşündüğüm şeyi yapmaycaklardı .

Annem 326. Saniyede kül olmuştu.

O gün o odada izlediğim video 326 Saniyeydi.

Babam annemi 326 saniye içerisinde öldürdüğünü kabul etmişti.

Ben 326 saat o malikanede türlü işkencelere maruz kalmıştım.

Ve şuan 326. Dakikada Çağları kaybedersem merhamet denilen duygunun ne olduğunu unutucaktım. Ben bir 326 ya daha maruz kalmak istemiyordum ben bir 326 yla yeni bir kalıba kucak açmak istemiyordum.

Silahı kaldırdığımda artık prensipleriminde umrumda olmadığını anlamıştım .

Tam bir kurşun la başladı herşey tetiğe bastığımda 323. Dakikadaydık ve sıktım ilk önce Hamdiyi vurdum. En azından kendime verdiğim sözü tutmuştum. Kimi kandırıyorum tüm prensiplerim benim sözüm sayılırdı zaten ve ben sözümüde 1 kurşuna sattım , saydım tam 63 salise sürdü . Ben ilk defa sözümü tutamadım ve biliyordum ki hiçbir ilkin sonu gelmez.

Hala ters giden birşeyler vardı . Adamlarını öldürdüğüm halde kıllarını bile kıpırdatmamışlardı gerçektende buna hazırlıksız yakalanmıştım.

Bi ses yükseldi bu ses oldukça tanıdık ve çarpıcıydı hatta seksi . Deliriyor olmalıyım sesin seksiliği mi olur.

"Ahh albayım yalnış zaman biz 326. Dakikayı bekliyorduk . Severdin sen 326 ları ne oldu şimdii"

Sustum normalde olsa ben onu sustururdum . Ama beni yedi yıl sonra ilk defa susturdular. Ya da kendi isteğimle sustum .

"Albayım zaafın kalmamıştı hanii bakıyorum üç rakam senin dilini kesti. O kadar keskinmiydi ya. Ben seni en son gördüğüm de 326 dan destek almıştın. Yine soruyorum ne değiştii"

Yine sustum ama bu tamamen benimle ilgili olmalıydı . Yoksa bi yabancının sözlerine kulak asarmıydım . Haklıydı lanet olsun adam çok haklıydı hani zaafım kalmamıştı .

"Tüh unutmuşum sen annenide 326. Saniyede kaybettin demi. "

Sustum sanki herşeyi unutmuşum gibi konuşmayı unutmuşum gibi...

"Albay böyle tadı çıkmıyor ama kendimi deli gibi hissediyorum"

326 , dakikalar 326yı geçmişti . Bu salak adam unutmuşmuydu planını .

Saniyeler hatta dakikalar sonra ilk defa konuştum

"Dakikalar yabancı dakikalar 326 yı geçiyor hatta geçti bile" sesim düşündüğümden daha korkusuz çıkmıştı. Daha güçlü ve yabancıyla konuşur gibi değil geçmişimle konuşur gibi.

" dakikalar değil saatler belkide haftalar 326 yı geçicek albay"

Bu da ne demekti aklım bulandı sanırım bulanan midemmiş stresten olsa gerek .

"Yine sessizliğe gömüldün albay düşünmek senin için zahmetli iş olmalı"

"Sen kimsin ve bana neden albayım diyorsun ? Ben albay filan değilim"

"Ben albayım senin geçmişin , ben albayım senin üçyüz yirmi altın ,ben albayım senin kaderinin başlangıcıyım . Ve sana gelicek olursak kim bilir belki bi günün 326 sında albayım olursun ha ne dersin "

"Hahahaa güldürme beni , ben ve senin albayın olmak mümkün degil"

"Gül albayım ama kandırma kendini içi yanarken insan ne kadar gerçekçi gülebilir ki"

"S... senn kimsin?"

"Ben tüm savaşların ganimeti"

"Bu savaşta tüm ganimetler benim ama "

"Kim bilir belki sebebide budur"

"Neyin?"

"İsmimin hatta seninde isminin "

"Benim ismim bir anlam içermez"

"İçerir hatta tüm anlamlar senin isminin içindedir"

"Benim ismim aynı böyle bir günde öldü"

"Yanılıyorsun Albayım -şimdilik sadece hayallerimde olsanda-"

Gök.. Gök gürledi sanki gökyüzü de bu cümleye şahit olmuştu. Karşımdaki kim bilmiyorum ama onunda dediği gibi -şimdilik- Ama bildiğim tek bişey vardı bu ilk karşılaşmamız değildi sonda olmayacaktı . Özellikle benim hakkımda herşeyi bilmesi öleceğinin habercisiydi. Öldürmek zorundaydım kendi yaşamım için, zamanında verdiğim sözler için, alacağım intikamlar için

ANNEM İÇİN

HAYALLERİM İÇİN

326. SANIYLER İÇİN

ZAMANINDA HİSSETTİKLERİM İÇİN

ÖLDÜRMEK ZORUNDAYDIM

Çünkü sen yanarken seyirci kalanlardır asıl yangını çıkartanlar...

Ve o ogün bizim yanışımızı izlemişti . Bir kirpitte o çakmıştır kim bilir...

*

Aaaa şaka maka çok güzel oldu -sadece benim için olsa da- :)

Umarım keyifle okuyabileceğiniz bir kurgu olur

Kim bilir belki diğer bölümü daha fazla okuyucuyla tamamlarız

♡♡♡♡♡♡

~Elif Uzungündeş

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.