İçeriğe geç

Aslında Gerçekler Asılsız Yalanlara Aitti

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Aslında Gerçekler Asılsız Yalanlara Aitti

Bölüm 3

Beyinde kalbe oynar

Siz yeniden doğarken öldünüzmü? Yangını söndürmeye çalışırken içine dahil oldunuz mu? Peki uçarken kanatlarınız sizi terk ettimi? Siz uçamıycağınızı bildiğiniz halde çırpındınızmı? Sahi ya siz umudu tattınızmı ? Tadanlar bilir umut sadece göz yaşartmaz . Umut öyle birşeydir ki göz yaşlarınızı bile ellerinizden alır. Öyle bir an gelirki ağlayamazsınız. Sizin boğazınızda hiç yumru oluştumu ? O yumruyu unuttunuz mu? Ben unutmadım , unutamadım çünkü o yumru hiç gitmedi. Evet belki zaman ilaçtı ama bana bu ilacı kullanmayı öğreten olmadı . Zamanın bana yarattığı tek etki alışmaktı. Alışmakta acıydı , belkide umudun başka bir dalıydı . Aslında umudun birçok dalı vardı bunlardan biride kaybolmaktı. Ya kayboldunuzmu ? Hemde en bildiğiniz sokaklarda...

Şuan aynı yerde aynı şekilde oturuyorduk . Onlar gitmişti ama ben yerimden kıpırdamadım çünkü o adam kimdi bilmiyorum ama herşeyde çok haklıydı . En son bana 326 da görüşürüz dedi ve gitti . Ne zaman bilmiyorum ama mutlaka gelicekti.

Şuan çağlara ne diyeceğimi bilemiyorum ilk defa beni birini öldürürken gördü , ilk defa geçmişimden bir parça gördü bana acıdığına eminim ama başka şansım yok benim bundan başka hayatım yokk.

"Ben buyum hani ilk tanıştığımız gün sen kimsin demiştin ya ben buyum hayallerden doğup onları yakan güç"

Konuşmadı sesini çıkarmadı oda herkes gibi bana acıdı ne bekliyordun aptall herkesten farklı olmasını mı ? Anla kızım tek farklı sensin insanlar acır küçümser sense o yangını fitillersin.

Çıkıp gittim artık ona bişey yapmazlardı ki gittimem onunda yararına olurdu . Orda saatlerce oturmam benim için önemli olduğunu düşünmelerine yol açardı. Ve arkamdan gitme bile demedi. Koymuştu daha kendime söyleyemediğim ailem di o benim ve oda benden vazgeçmişti. Herkes gibi oda benden vazgeçti , vazgeçilmez değilsin ki kızım kim ne yapsın seni. Oda herkes gibi yaptı biri vardı sever gibi yapıp kandırdı diye bir şarkı vardı ben bu şarkıyı kim için kullanacağımı şaşırıyordum artık . Hepsi o birinin yerini almayı başarıyordu hepsi yarı yolda bırakmaya bayılıyordu . İmge tarafımı gösterdiğim herkes beni Aryaya dönüştürüyordu.

İnsan oğlu bu işte herkesle aynı ama aynı zamanda herkesten farklı ...

Neden yaptığımı bilmeden ormanda onların gittiği yere doğru yöneldim. Orman karanlık ve ıssızdı ama ben bu karanlığa bayılıyordum tabiki teksem . İçinde başka hatta öldürmek için tutuştuğum insanlar varken keyif alacağım söylenemezdi. Hızlı adımlarla gitmeye başladım biraz daha hızlanırsam kesin yetiştirdim ama ben ne yetişmek ne de onları kaçırmak istiyordum. İçimdeki intikam korkudan büyüktü. Ama hala korkuyordum herşeydenn ...

Git gide kendimden bile korkuyordum gün geçtikçe dönüştüğüm kişi benimde sonum demekti tek ben değil bir çok kişinin...

Biraz daha hızlandıktan sonra seslerini duymaya başlamıştım

Görüntüler netleştiğinde karşımda gördüğüm yüz karşısında ezildim onlar beni göremiyordu ama ben çok net görüyordum . Bu adamm babama öldür emrini veren adamdı bu adam annemin bir başka katiliydi ve hatta annemin baş düşmanıydı. BU ADAM JIMMY MCCAVERN DI. Bu adam öldürmeye yemin ettiğim bir başka kişiydi . Yüzündeki çizikler onu korkusuz kılıyordu ama şuan her kim bakarsa baksın karanlıktan bile korktuğunu anlayabilirdi. Yaşlanmış gibi değildi. Yüzünde tek bir kırışıklık dahi yoktu gördüğüm kadarıyla saçlarıda beyazlamamıştı. Karanlığın beni yanıltmasını umdum yoksa onlardamı insan görünümlü elflerdi . Saçmalama Arya sadece beynin sana oyun oynuyor elfler 500 yıl önce yok oldu.

"Aptal herif ne yapmaya çalışıyorsun"

"Bir şey yapmaya çalıştığım yok "

"Ne diye oraya gittin ozaman"

"O çok korktuğunuz kız çocugunu yakından tanıyabilmek için "

Kız çocuğu ben mi oluyorum noluyor şaçmalama Arya senden niye korksunlar ki.

"Bana bak senin canın zerre umrumda değil ama sen ölürsen bizim soyumuz biter hepimiz ölürüz anlıyormusun ? "

Hepsinin ölmesi için ganimetimi öldürmeliydim. Neden bilmiyorum ama öyle olmaması için dua ettim , evet onuda öldürücektim ama şimdi değil şimdi olmaz daha erken ve ondan öğrenmem gereken çok şey vardı özellikle geçmişim hakkında istediğimi alana kadar ona dokunmayacaktım.

"Belkide bitmesi gerekiyordur "

"Yine başlama"

Silahın sesi gelene kadar ne silahı elimde tuttuğumu nede tetiğe bastığımı fark etmemiştim.

Adamı vurdum ama fark etmeden hipnoz olmuştum sanki . Belki ilk cinayetim değildi ama ilk defa bilinç dışı birisini vurmuştum. Evet içten içe o adamı öldürmeyi diledim ama silahı kavrayan ellere izin veren ben değildim. Birisinin kucağında koşuşturduğumu anlamamla o kucaktan kurtulmam bir oldu. Yere indiğimde bir kez daha nefesim kesildi. Kucağından indiğim insan -gerçi insanmı onuda bilmiyorum- savaşın ganimetiyim diyen kişiydi. Gözlerime ışıl ışıl bakıyordu gülerek. Çocuk gibi masumdu ama bu az önceki ürkütücü bakışını değiştirmez. Garipti gerçekten garip masum çocuktan ürkütücü bir şeye dönüşebiliyor du. Elfe kesinlikle bir elfi anımsatıyor du ama bunun ne özelliği vardı da o yaşadığı sürece tüm ırkı yaşayacaktı . Ki zaten öyle birşey olsa Hamdi de ölmezdi . Sahi öldü mü bundan bile emin değilken binlerce soruya ev sahipliği yapmak ürkütücüydü . Tıpkı savaşın ganimeti gibi

Kimsin sen demele gülümsemesi soldu ama hala birazcık ta olsa gülebiliyordu. Nasıl bu kadar iyi rol yapabiliyordu yada normalde o bumuydu.

"Bu faslı geçmiştik albayım biz tanışalı çok oldu."

"Öyle olmadığını biliyorsun ve hala nasıl gülebilirsin sanki ardımızda bir ceset bırakmamışız gibi , sanki ben birini öldürmemişim gibi beynim benim yapmadığımı haykırsada o kurşun benim parmaklarımın arasındaki silahtan çıktı. "

"Albayım sen öldürmedin suçlama kendini "

"Kendimi suçladığım yok o adamı öldürmeyi diliyordum ama şimdi değil ve ben öldürmediysem kim öldürdü kandırma beni çünkü kandıramazsın."

"Seni kandırmak isteyen kim albayım sen öldürmedin diyorsan öldürmedin BEN SANA ASLA YALAN SÖYLEMEM "

"Kes artık albayım değilim senin ve o silah ellerimin arasında olmasaydı inanırdım sana nasıl bir oyuncusun"

Elleri kollarımı kavradı " yalan söylemiyorum albayım inan bana bir tek sana yalan söylemiyorum o silahı sen kullandın ama beyini ben "

" Ne anlamıyorum nasıl"

"Albayım bunu sana nasıl anlatırım bilemiyorum ben bazılarının beynine girebiliyorum bu çok nadir olur ama seninde beynine girdim hareketlerini ben kontrol ettim anlıyormusun sen yapmadın "

"Bu çok saçma niye patronunu öldüresinki"

"O benim patronum değil diğerlerinin başı bense onların yaşam sebebi ve o adam ölmedi en azından şimdilik "

"Bahsettiği sey doğruydu aklım almıyor sen ölürsen hepsi ölücek ama sen benim elimde silah varken karşımda korumasız şekilde duruyorsun farkındamısın istesem vururum seni ve tüm soyunuzu kuruturum."

İsteseydim yapardım onu cidden vururdum ama beni engelleyen bişey vardı . O o kalbimdi , beynim öldürmem gerektiğini haykırsada kalbim yaşamalı diye yalvarıyordu. Hayır ona karşı zerre bişey hissetmiyorum ama dediği gibi söz vermiştim ve ben sözümü tutmak zorundayım . Annem hep sözümü tutmam gerektiğini vurgulamıştı . Ve ben bu sözümüde tutucaktım en azından şimdilik...

*

~ son olan bugünleri yarınlara kavuşturmaya...

Elif Uzungündeş

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.