Okulun dijital panosunda bir şey belirdi.
Öğle arası.
Koridor bir anda sustu.
Ekranda bir video.
Ekin.
Ama görüntü net değildi—kırpılmış, çarpıtılmış, yanlış açıdan çekilmiş.
Alt yazı:
“Şiddet olayı – neden bilinmiyor”
Bir anda fısıltılar başladı.
“Ekin yine kavga etmiş…”
“Bu çocuk sorunlu…”
“Leyla bunun neresinde?”
Leyla ekrana bakarken dondu.
“Ben… ben orada değildim bile…” dedi kısık sesle.
Meva hemen telefonunu çıkardı. “Bu edit!”
Ama kimse dinlemiyordu.
Çünkü algı çoktan kurulmuştu.
Giray koridorda yürürken herkes ona yol veriyordu.
Bu kez farklıydı.
Sanki o “düzeltici” olmuştu.
Cenk yaklaştı.
“Bunu sen mi yaydın?”
Giray hafif gülümsedi.
“Ben sadece olanı gösteriyorum.”
Cenk sinirlendi. “Manipülasyon yapıyorsun!”
Giray durdu.
“Hayır,” dedi sakin. “Ben düzen kuruyorum.”
Ve devam etti:
“Bu okulda kaos var. Ben onu temizliyorum.”
Doğukan bilgisayar odasında oturuyordu.
Ekranda kamera kayıtları.
Leyla’nın giriş çıkış saatleri.
Ekin’in hareketleri.
Giray’ın dijital izleri.
Bir klasör daha açtı:
“Leyla – korunacak”
Ama altında başka bir dosya vardı:
“Ekin – engel”
Gülümsedi.
“Yaklaşıyorum,” dedi.
Deniz, okulun bahçesinde Leyla’yı buldu.
“Ekin seni kullanıyor,” dedi direkt.
Leyla şaşırdı.
“Ne diyorsun?”
Deniz telefonunu gösterdi.
Bir fotoğraf.
Ekin başka bir kızla konuşuyordu.
Ama fotoğraf eskiydi.
Leyla bunu bilmiyordu.
Çünkü Deniz söylemedi.
“Bana güven,” dedi sadece.
Leyla’nın içi karıştı.
Meva ve Cenk gece okul sistemine girdi.
“Bunu böyle bırakamayız,” dedi Meva.
Cenk dosyaları açtı.
“Giray’ın IP’si burada.”
Meva gözlerini kıstı.
“Onu düşürürsek her şey çöker.”
Cenk baktı.
“Tehlikeli.”
Meva gülümsedi.
“Zaten burası güvenli bir yer değil.”