Demir’in sözleri kulaklarımda yankılanırken içimde garip bir sessizlik oluştu. Hepimizin hayatı tehlikede… Bu cümle bir tehdit gibi beynimde dönüp duruyordu.Yavaşça etrafa baktım. Tünelin sonunda küçük bir oda vardı; duvarlar metal, ışıklar zayıftı. Sanki yıllardır kimsenin girmediği gizli bir sığınaktaydık.“Burası neyin nesi Demir? Kimsin sen?”Sözlerim titredi ama gözlerim kararlıydı.O ise derin bir nefes aldı, sonra yüzünü ellerine gömdü.“Keşke anlatmak bu kadar kolay olsaydı Ayça…” dedi kısık bir sesle.Yaklaştım ona.“Beni koruyorsan, bilmem gerekeni söyle. Çünkü artık korkmuyorum. Sadece bilmem gerek.”Gözlerini bana çevirdi. O anki bakışı, kalbimi sıkıştırdı.“Sen sadece bir doktor değilsin Ayça,” dedi. “Senin kanında, onların aradığı şey var.”Bir an donakaldım. “Ne? Ne demek istiyorsun?”“Proje senden başladı. Onlar seni bulmak için her şeyi yakmaya hazır.”Kalbim sanki yerinden çıkacak gibiydi. “Ben… ben sadece insanlara yardım ediyordum. O projede gönüllüydüm.”“Evet,” dedi Demir, sesi yavaş ama sertti, “ama o proje bir tedavi değil, bir silah programıydı.”Bir adım geri attım.“Yani sen… sen beni yıllardır bu yüzden mi koruyorsun?”O başını eğdi. “Seni sadece korumak için değil, seni kaybetmemek için.”İçimde hem öfke hem de kırgınlık vardı.“Bana güvenmediğin her saniye, beni senden biraz daha uzaklaştırdı Demir,” dedim. Gözlerim doldu ama ağlamadım. Çünkü o an ağlamak zayıflık gibiydi.Tünelin dışında bir patlama sesi duyuldu. Duvar titredi.Demir hızla doğruldu, silahını çıkardı. “Bizi buldular.”Kalbim deli gibi atıyordu.“Ne yapacağını kopuyordu içimden.Tünelin sonuna geldik hisi doğdu simdide napıcamı bilmiyorum .
Bugünlük bu kadar arkadaşlar 💫 8. bölüm yakında sizlerle olacak. Göründüğü gibi her şey yeni bir sırla karışıyor… Ayça ve Demir’in hikayesi kaldığı yerden, çok daha güçlü bir şekilde devam edecek. Takipte kalın, 8. bölüm çok yakında geliyor!


