İçeriğe geç

Asker ve doktor aşkı (Hayatla Sınanan Sevda)

Bölüm 36 · 2 dk okuma

Asker ve doktor aşkı (Hayatla Sınanan Sevda)

Bölüm 36

34. Bölüm

‎ ‎Ayça, Demir’in koltuğa yaslanmış hâlde yorgun yüzünü izlerken hafifçe gülümsedi. ‎ ‎“Demir… hastaneden yeni çıktık, bu yüzden yataktan kalkmamalısın,” dedi, sesi hem meraklı hem de şefkat doluydu. ‎ ‎Demir hafifçe başını salladı ama gülümsemesi biraz hüzünlüydü. ‎“Biliyorum… ama biraz hareket etmek iyi geliyor, Ayça. Sadece kısa bir süre.” ‎ ‎Ayça onun gözlerine baktı, parmaklarını Demir’in elinde kenetledi. ‎“Hayır Demir… daha yeni çıktık. Vücudun hâlâ toparlanıyor. İzin ver, sen sadece dinlen. Hem yanında ben varım, ne yapacağını biliyorum.” ‎ ‎Demir derin bir nefes aldı, gözlerinde yorgunluk ve hafif bir hüzün vardı. ‎“Senin bu sözünü duymak… rahatlatıyor, Ayça. Ama sen de biliyorsun, ben bazen sabırsız oluyorum.” ‎ ‎Ayça başını hafifçe salladı, kararlı bir sesle: ‎“Evet, biliyorum. sevgilim Ama bugün sadece yatakta kalacaksın. Görev, heyecan, merak… hepsi bir süreliğine bekleyebilir. Şimdi sana bakmam lazım.” ‎ ‎Demir, onun elini sıkıca tuttu ve hafifçe gülümsedi. ‎“Tamam… sen istersen öyle olsun. Ama yanımda olduğun sürece yatakta kalmak da kolaylaşıyor.” ‎ ‎Ayça, gülümseyerek başını Demir’in omzuna yasladı. ‎“İşte böyle… şimdi sadece dinlen, başka bir şey düşünme. Ben buradayım.” ‎ ‎O an, evde sessizlik vardı ama içlerinde hem heyecan hem merak hem de hafif bir huzur doluydu. Demir yatakta kalırken, Ayça onun yanında duruyor, hem şefkatle hem de güvenle onu izliyordu. ‎ ‎ ‎Ayça, Demir’in elini hâlâ sıkıca tutarken, kapının çalındığını duydu. ‎ ‎“Kim olabilir ki bu saatte?” diye mırıldandı. ‎ ‎Demir hafifçe başını kaldırdı, kaşlarını çatmıştı ama gülümsüyordu. ‎“Bilmiyorum… ama kapıyı açmadan önce beni uyarmalısın,” dedi, sesi hâlâ yorgundu. ‎ ‎Ayça kapıyı açtı ve gözleri büyük bir şaşkınlıkla açıldı. Karşısında üniformasıyla, ciddi ama tanıdık bir ifadeyle Kerem vardı. ‎“Merhaba Ayça… Demir,” dedi, sesinde hafif bir tebessüm vardı. “Bir ziyaretçi olarak geldim, fazla uzun kalmayacağım.” ‎ ‎Demir, koltuğunda doğrulurken hafifçe gülümsedi ama hâlâ yorgun görünüyordu. ‎“Kerem… hoş geldin. Ama seni yorgun hâlimle karşılamak istemezdim,” dedi. ‎ ‎Kerem başını salladı. ‎“Önemli değil Demir… sadece kısa bir ziyaret. Hem seni kontrol etmek hem de yanında Ayça’nın olduğundan emin olmak istedim.” ‎ ‎Ayça, biraz meraklı, biraz heyecanlı bir şekilde araya girdi. ‎“Komutanım… evet, Demir yatakta dinleniyor. Hastaneden yeni çıktık, o yüzden kalkmıyor.” ‎ ‎Kerem hafifçe kaşlarını kaldırdı, gözlerinde hafif bir şefkat parladı. ‎“Anladım… iyi. O zaman sessizce otururuz, fazla rahatsız etmeyiz. Ama Demir, yanındaki kişi senin iyileşmeni sağlamak için burada. Bunu sakın unutma.” ‎ ‎Demir, hafif bir tebessümle başını salladı. ‎“Biliyorum Kerem… Ayça yanımda olduğu sürece her şey daha kolay.” ‎ ‎Ayça, onun elini tekrar tuttu ve hafifçe gülümsedi. ‎“İşte böyle… şimdi sadece dinleniyorsun, komutanımız da misafirimiz.” ‎ ‎Kerem, odada kısa bir süre sessizce durdu, ardından hafifçe gülümsedi. ‎“Tamam, ben fazla kalmayacağım. Ama şunu bilin: ikinizin birbirinize destek olması iyi. Bu görevler ve sorumluluklar zorlayıcı olabilir ama yanınızda güvenebileceğiniz biri varsa, her şey daha kolay.” ‎ ‎Ayça ve Demir birbirlerine bakarak hafifçe gülümsediler. O akşam, evin içinde hem heyecan hem merak hem de hafif bir tatlı hüzün vardı. Kerem’in kısa ziyareti, ikisinin bağını daha da güçlendirmişti. ‎ ‎

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.