Bölüm 19 – Demir’in Bakış Açısı Yoğun bir günün ardından eve dönerken, aklımdaki tek şey Ayça’ydı. Her ne kadar görev beni sürekli meşgul etse de, onun yüzündeki o tatlı gülümsemeyi düşündükçe tüm yorgunluğum kayboluyordu. Hastanede geçirdiğimiz o anlar hâlâ gözlerimin önündeydi. Yoğun bakımdayken elini tuttuğumda, onun bana güvenle baktığını hissetmiştim. O an, her şeyin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha fark ettim. Hayatın hızla akıp gittiğini, bazen bir anın bile sonsuzluk kadar değerli olabileceğini. Ayağımı kapıdan içeri attığımda, sessizliği fark ettim. Evde bir huzur vardı ama aynı zamanda bir boşluk da… O boşluk, Ayça’yı düşündükçe biraz daha büyüyordu içimde. Hızlıca odama geçip, onu aradım ama telefonu meşguldü. İçimde garip bir telaş, bir kaygı yükseldi. “Her şey yolunda mı?” diye kendi kendime fısıldadım. Onunla konuşamamak, görevimden daha zor geliyordu bazen. Ama biliyordum; her şeyin zamanı var. Sabretmek, hem işimde hem de kalbimde en doğru seçimdi. Derin bir nefes alıp koltukta oturdum. Görevimden dolayı uzak kaldığım her an, Ayça’nın yüzünü daha çok düşündüm. Ama bir yandan da kendime söz verdim: Ona her zaman yanında olduğumu hissettirecektim, ne olursa olsun. O an anladım ki, gerçek cesaret sadece görevde değil, kalbini ve hislerini saklamadan sevebilmekteydi. Ve ben, Ayça’yı tüm kalbimle seviyordum. Evde sessizliği dinlerken, aklım bir yandan görev, bir yandan da Ayça ile ilgili düşüncelerle dolup taşıyordu. Onu düşündükçe içimde bir sıcaklık yükseliyor, ama aynı zamanda bir tedirginlik de oluşuyordu. Ona ulaşamadığım her an, sanki zaman duruyor, kalbim biraz daha sıkışıyordu. Gözlerimi kapattım ve yoğun bakımda elini tuttuğum anı yeniden hissettim. O an bana güvenmişti. Ve ben, o güveni boşa çıkarmak istemiyordum. Ona her zaman güven verecek, yanında olduğumu hissettirecek birisi olmalıydım. Telefonum çaldığında irkildim. Ekranda Ayça’nın ismini görünce kalbim bir an duracak gibi oldu. Hemen açtım: “Demir… iyi misin?” diye fısıldadı sesi. “Evet, iyiyim. Sen nasılsın?” dedim, ama sesim biraz titriyordu. “Ben de iyiyim… Sadece sesini duymak istedim.” O kısa konuşma, içimde büyük bir rahatlama yarattı. Onunla konuşmak, her şeyden daha değerliydi. İçimden bir ses, ona daha yakın olmak için zaman kaybetmemem gerektiğini söylüyordu. Derin bir nefes alıp koltukta oturdum. Artık biliyordum; görevim ne kadar yoğun olursa olsun, Ayça ile bağımız her şeyin üstündeydi. Ona hissettiklerimi göstermekten korkmamam gerekiyordu. Ve o an fark ettim ki, gerçek cesaret sadece tehlikelerle yüzleşmek değil, hislerini gizlemeden sevebilmekteydi. Ve ben, Ayça’yı tüm kalbimle seviyordum. Bugünlük bu kadar, arkadaşlar. Demir’in kalbindeki karmaşayı, Ayça’ya olan sevgisini ve görevle arasında yaşadığı çatışmayı biraz daha hissettik. Her ne kadar görevler, yoğun bakım ve hayatın acil işleri peşimizi bırakmasa da, kalbinin sesini dinleyen Demir, Ayça’ya olan duygularını artık saklayamaz hâle geliyor. Gelecek bölümde ise, Demir’in hislerini daha cesurca açması ve Ayça ile aralarındaki bağın güçlenmeye başlamasını göreceğiz. Siz de bu heyecanı kaçırmayın!
Bölüm 21
19. Bölüm
Bölüm sonu
3 yorum
OHAAA
OHAAA
Aşıksın 😍

