İçeriğe geç

Asker ve doktor aşkı (Hayatla Sınanan Sevda)

Bölüm 13 · 1 dk okuma

Asker ve doktor aşkı (Hayatla Sınanan Sevda)

Bölüm 13

11. Bölüm

‎ ‎Demir’in o ilk “Buradayım” deyişinden sonra her şey değişti. ‎Hastane odası hâlâ aynıydı, duvarlar, ışık, monitörün sesi… ama ben farklıydım. ‎Artık içimde korkudan çok şükür vardı. ‎ ‎Doktorlar “iyileşme süreci başladı” dedikçe kalbim biraz daha hızla atıyordu. ‎O her gözlerini açtığında, her nefes alışında, ben yeniden doğuyordum sanki. ‎Ama o kadar çok korku biriktirmiştim ki içimde… ‎Kimi geceler elini tutarken, “Ya yine giderse?” diye düşünmeden edemiyordum. ‎ ‎Bir sabah, pencereden giren güneş ışığı yüzüne vurduğunda, bana baktı ve gülümsedi. ‎İçim ısındı. ‎“Güneş bile sensiz soğuktu,” dedim, oysa gülümsemekle yetindim. ‎ ‎“Sen hiç gitmedin değil mi?” diye sordum sessizce. ‎“Gitmedim,” dedi, sesi kısık ama kararlıydı. “Sadece dönmem biraz uzun sürdü.” ‎ ‎O anda içimden geçenleri tarif edemedim. ‎Bir yandan onun yanımda olmasına seviniyordum, bir yandan da içimde tarifsiz bir korku hâlâ beni bırakmıyordu. ‎Belki de çok sevince, kaybetme korkusu hiç gitmiyor insanın içinden. ‎ ‎Akşam olduğunda hemşire geldi, “Artık birkaç güne taburcu olur,” dedi. ‎O an gülümsedim ama içim karıştı. ‎Ev… Hastaneden çıkmak… ‎Bunca zamandır burada, bu kokunun içinde, bu ritimle yaşamaya alışmıştım. ‎O gidince sessizlik çok büyük olacak gibiydi. ‎ ‎Demir fark etti sanırım yüzümdeki ifadeyi. ‎“Elimi bırakmaya mı korkuyorsun?” dedi. ‎“Biraz,” dedim dürüstçe. ‎“Bırakma o zaman,” diye fısıldadı. “Birlikte yürürüz, olur mu?” ‎ ‎Başımı salladım. ‎O an sadece ona baktım, kalbim bir kez daha aynı sözü söyledi içimden: ‎Ne olursa olsun, artık biz varız. ‎ ‎Arkadaşlar, 12. bölüm çok yakında sizlerle olacak. Sakın kaçırmayın.” ‎

Bölüm sonu

2 yorum