Demir’in o ilk “Buradayım” deyişinden sonra her şey değişti. Hastane odası hâlâ aynıydı, duvarlar, ışık, monitörün sesi… ama ben farklıydım. Artık içimde korkudan çok şükür vardı. Doktorlar “iyileşme süreci başladı” dedikçe kalbim biraz daha hızla atıyordu. O her gözlerini açtığında, her nefes alışında, ben yeniden doğuyordum sanki. Ama o kadar çok korku biriktirmiştim ki içimde… Kimi geceler elini tutarken, “Ya yine giderse?” diye düşünmeden edemiyordum. Bir sabah, pencereden giren güneş ışığı yüzüne vurduğunda, bana baktı ve gülümsedi. İçim ısındı. “Güneş bile sensiz soğuktu,” dedim, oysa gülümsemekle yetindim. “Sen hiç gitmedin değil mi?” diye sordum sessizce. “Gitmedim,” dedi, sesi kısık ama kararlıydı. “Sadece dönmem biraz uzun sürdü.” O anda içimden geçenleri tarif edemedim. Bir yandan onun yanımda olmasına seviniyordum, bir yandan da içimde tarifsiz bir korku hâlâ beni bırakmıyordu. Belki de çok sevince, kaybetme korkusu hiç gitmiyor insanın içinden. Akşam olduğunda hemşire geldi, “Artık birkaç güne taburcu olur,” dedi. O an gülümsedim ama içim karıştı. Ev… Hastaneden çıkmak… Bunca zamandır burada, bu kokunun içinde, bu ritimle yaşamaya alışmıştım. O gidince sessizlik çok büyük olacak gibiydi. Demir fark etti sanırım yüzümdeki ifadeyi. “Elimi bırakmaya mı korkuyorsun?” dedi. “Biraz,” dedim dürüstçe. “Bırakma o zaman,” diye fısıldadı. “Birlikte yürürüz, olur mu?” Başımı salladım. O an sadece ona baktım, kalbim bir kez daha aynı sözü söyledi içimden: Ne olursa olsun, artık biz varız. Arkadaşlar, 12. bölüm çok yakında sizlerle olacak. Sakın kaçırmayın.”
Bölüm 13
11. Bölüm
Bölüm sonu
2 yorum
YAZAR SENİ BOĞARIMM
1YanıtHastaneden çıkma 😞 başına yine kötü bir şey gelecek

