İçeriğe geç

Aşk ve Buz

Bölüm 4 · 5 dk okuma

Aşk ve Buz

Bölüm 4

Birinden Diğerine

Yiğit sözünü tutmuş ve oyuna başlamıştı.Birkaç adam tartışırken gerçekten de bütün gözler onlara dönmüş ve herkes dikkatini oraya vermişti.Artık daha fazla sabredemeyecek olan Demir gelinin elini bırakmış ve kavga eden adamlara doğru sinirle yürümüştü.

Abisine bakıp onay aldıktan sonra gelin elbisesini topladığı gibi arkasına bakmadan kaçmıştı ama yokluğu geç fark edilmedi.Demir adamlarına emir verip gelini bulmadan kimsenin geri dönmemesi söylerken kızgın bakışlarını Selim'e çevirdi ve yakasına yapıştı.Yiğit kenarda,düğün salonunda oluşan kaosa bakarak içten içe gülüyordu fakat hiç belli etmeden ve şüphe çekmeden sadece izliyordu.

Onlar orda birbirini yiye dursun gelin bu fırsatla arkasına bakmadan kaçmış ve düğün salonun altında bulunan otoparka gelmişti.Ne yapacağını bilmeden telaşlı gözlerle etrafa bakıyor ve hızlıca ne yapabileceğini düşünüyordu.

Arkasından Demir'in adamlarının sesini duyduğunda hızlıca gözüne kestirdiği siyah bir arabaya koştu ve ön kapıyı açmaya çalıştığında hiç zorlanmadan kapı açıldı ve Yekta hiç düşünmeden arabaya bindi.Saçında duran duvağı hızlıca tutup çektiğinde arkasından bir öksürük sesi geldi.Duvağı elinde dururken korkmuş gözlerle aniden arkasına döndüğünde onun gözleri ile buluştu.

Simsiyah gözlere sahip bu adam hiç te fena değildi.Yüzü bir o kadar sert bir o kadar da nazik duruyordu ama bakışları şimdiye kadar görmediği bir sertlikte bakıyordu ki adam haklıydı.Arabasına aniden bir yabancı giren herkes böyle bir surat ifadesi ile bakardı karşıdakine. Yekta ne diyeceğini ve durumu nasıl açıklayacağını bilmiyordu.Adam ondan bir açıklama bekliyor ama Yekta sadece susuyordu.Yekta hem karşıdaki adamdan korkmuş hemde etkilenmişti.Baya uzun ve formda bir vücuda sahip olan bu adam hiç hissetmediği bir duyguyu tattırmıştı ona.

"Ben...şey...aslın-"

Diye Yekta kendini açıklamaya çalışırken yabancı adam arabanın biraz ötesinde takım elbiseli ve kendisinden daha cüsseli bir kaç adam fark ettiğinde önce üzerindeki kot ceketi çıkarttı ve kızın üzerini örttükten sonra elindeki duvağı alıp arka koltuğa doğru fırlatırken kızın bu adamlardan kaçtığını çoktan fark etmişti.

Adamlar arabaya daha da yaklaşınca yabancı adam kızın şaşkın gözlerine rağmen bilerek sustu ve bu onun hoşuna gitti.Ardından kıza yaklaşıp elini ona uzattı ve sıkıca belini kavradıktan sonra onu kendine çekip sarıldı.

Yekta adamın ne yaptığına anlam verememiş ve böyle bir durumda bulunmak istememişti.Kendine geri çekmeye çalışmak istediğinde adam onu daha da sıkıca tuttu ve önce tenine değdirdiği dudaklarını kızın kulağına yaklaştırıp sıcak nefesini dışarı verdi.

"Kıpırdama yoksa seni dışarıda ki adamlara mı vermemi istersin?"

Dediğinde Yekta bir anlık korku ile kollarını adamın beline doladı ve ona sıkıca sokuldu.Adamın kollarındayken kendini ilk defa bu kadar rahat hissetmişti.Adam tekrar kulağına fısıldadığında ürperdi ama pozisyonunu korumaya çalıştı. "Kendi düğününden kaçmak baya zor olmalı öyle değil mi?Zorla mı evleniyorsun?" Adamın yaptığı doğru tahmin sonucu Yekta konuşmak istemedi çünkü ağlayacağını biliyordu ve tanımadığı bir adam ile böyle bir durumun içindeyken onun önünde ağlamak yapacağı son şey olurdu.Yekta başını salladığında adamın ilk defa dudakları yukarıya doğru kıvrıldı ve sinirlendi.En nefret ettiği şey zorla birisini başkasının kollarına göndermekti. Arabanın kapısı aniden açıldığında Yekta gözlerini sıkıca kapattı ve fark edilmemek için içinden dua etti.Takım elbiseli adam onları görünce sinirli gözler ile karşılaştı ve kapıyı hızlıca tekrar kapattıktan sonra yanındaki diğer adama kafası ile hayır dedi ve ikisi siyah arabadan uzaklaşıp gelini aramaya devam ettiler. "Gittiler" Adamın sesini duyduğunda Yekta çok rahatlamıştı ve dışardan nasıl durduğunu anlayınca utanıp geri çekildi ve adama zor da olsa teşekkür edince adam gözleri ışıl ışıl parıldarken gülümsedi.İlk defa birisi ona teşekkür etmiş ve arabasına bodoslama dalan bu yabancı kıza bakışları yumuşamıştı. İkiside arabada sessizce öyle dururken Yekta sıklıkla dışarıya bakıp adamların orda olabileceği ihtimalini düşünüyordu.Fakat tekrar dışarıya baktığında omzunda bir sıcaklık hissetti ve şaşkın gözlerle ona bakan adama döndü. "Merak etme gittiler.Artık güvendesin." "Emin değilim,burdan gitmeden emin olamam." "Neden kaçtın?" "Evlendiğim adam sapığın teki ve bana göre oldukça büyük birisi.Göründüğü gibi beni zorla onunla evlendirmeye çalıştılar." "Peki ailen nerde?" Diye adam sorduğunda ilk defa Yekta bu kelimeye uzak olduğunu fark etti.Ellerini önünde birleştirip tırnaklarını etine geçirmeye başladığında adam neler olduğunu az da olsa tahmin etmiş ve kıza üzülmüştü.Bu duyguyu en son yıllar önce bir kadına karşı hissetmişti fakat o kadını hiç bir zaman unutmamış ve onu her hatırladığında adamın hayatı daha da karanlığa çekiliyordu. Yekta başını eğip ellerine bakarken adamın gözlerini üzerinde hissediyordu ve daha da zorlanıyordu nefes almakta.Ardından ona uzatılan eli ve adamın sesini duydu. "Tanışmadık...Andaç ben." Yekta ilk defa böyle bir isim duymuş olmasına rağmen çok hoşuna gitmişti bu isim.Ardından hüzünlü gözleri ile zorla gülümseyip adamın elini tuttu. "Bende Yekta.Sizden çok özür dilerim...Sizden izin almadan arabanıza bindim ve sizi de böyle bir durumun içine sokarak gününüzü mahvettim." "Hayır...lütfen benden özür dilemeyin.Aslında size yardım edebildiğim için teşekkür ederim." Yekta ilk gördüğünde korkup çekindiği adamın bu kadar nazik ve kibar olduğunu fark ettiğinde çok şaşırdı.Bir yandan da şimdi ne yapacağını düşünüyor ve hiç bir cevap bulamıyordu.Acaba yanındaki bu adamdan yardım istesem diye düşündü ama daha yeni tanıştığı birisine kim yardım ederdi ki?diye düşünüp durdu. Andaç bu sessizlikten sıkılmış ve arkasına yaslanıp gözlerini kapatmıştı.Daha yeni tanımış olduğu kadına yardım etmek için konuşmak istiyordu ama yeni tanıdığı birisine güvenmeyeceğini düşünerek sustu ama içindeki yardım isteği galip geldiğinde ona döndü ve tam ağzını açtığında Yekta çoktan ona dönmüş ve kolunu sertçe tutmuştu.Bu harekete karşı önce şaşıran Andaç kızın söylediklerini duyduğunda yüzünde bir tebessüm oluştu. "Bana yardım edebilir misin?" Yekta uyanmasına rağmen bunu sormuştu ve merakla adamın cevabını bekliyordu.Adamın yüzünde küçük bir tebessüm oluştuğunda ister istemez umutlandı ve adamın ne söyleyeceğini bekledi.Fakat adam konuşmadı ve kıza daha da yaklaştığında Yekta korkup geri çekildi ama adam emniyet kemerini takip sonra da kendi emniyet kemerini taktı ve arabayı çalıştırmadan önce son bir kez Yekta'ya dönüp gülümsedi.Yekta her şeyin yeni başladığını düşündüğünde biraz korktu ama yanındaki bu adam ona güven vermişti şimdi ise onun ile bilmediği bir yere gidiyor ve emniyet kemerini sıkıca tutuyordu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.