İçeriğe geç

Aşk Vampiri

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Aşk Vampiri

Bölüm 2

2♡Bölüm

Ayça'nın ağızından ♡

Yaklaştı bir hafta geçmişti. Aklım hala o kütüphanedeydi. Berki daha fazla bir şey bulabilcektim? Yada beyefendiyi merak ediyorum? Duygularım karışık bi yanım kütüphane, diğer yanım beyefendi diyor. Şirketimizin patronu tatilinden gelmişti. Bulduklarımı raporlarını verdikten sonra dışarıya çıkmak izin almak için bekledim. Şirkette yapacak bir işim yoktu. Arkadaşımlarım olsaydı dururdum ama malesef hepsi tatile gitti. Patronum boş olduğumu söyledikten sonra dışarıya koşmaya başladım.

Çıkış kapısının önüne geldiğimde şirket arkadaşım Merte çarpmamla yere düştüm. Kalkmama yardım ederken "özür dilerim" dedim. Mert "sorun değil şey beniml-" daha cümlesini bitirmemişken aceleyle koştum. Arkamdan şaşkınlıkla baka kalırken "üzgünüm! Çok acelem var!" diye bağırdım ki yalnış anlamasın. Arabama bindiğimde ormana doğru ilerledim. Yoldayken yurtdışında yaşayan annemle babam aradığında hızlıca hoparlörü açtım.

Anne: esselaymün aleyküm

Ayça: aleyküm selam

Baba: araba mı sürüyorsun?

Ayça: evet baba

Anne: aman dikkatli ol

Ayça: merak etme anacım

Anne: eee türkiyede havalar nasıl?

Ayça: güzel sonbahar havası var

Anne: iyi iyi rusyada buz gibi

Baba: ben bayılıyorum bıyıklarım donuyor kar oluşuyor

Anne: ........ babanı dediğini boşver yavrum

Ayça: o derecede soğuk yani?

Anne: hayır aptal baban soğuk yerlere gidiyor arkadaşlarıyla

Ayça: anladım

Baba: bana sorup duruyorlar kızının erkek arkadaşı var mı? diye

Ayça: yok Baba

Baba: niye yok yavrum? Olsada bana sorup durmasalar

Ayça: ne bileyim ben

Baba: teklif eden hiç mi olmadı?

Ayça: hayır

Anne: arkadaşına mı gidiyorsun?

Ayça: hayır araştırmaya

Anne: tamam kolay gelsin

Böyle konuşurken kütüphaneye vardığım fark etmemiştim. Arabadan inip kütüphanedenin önüne geldiğimde kapıyı açmak üzerindeyken kapı açıldı. İçeriden o siyah saçlarıyla ve göz kırmızımlısı rengisiyle beyefendi karşımdaydı. Şaşkınlıkla öylece yüzüne bakarak kaldım. Sonra yalnış yaptığımı fark ederek "özür dilerim dalmışım" dedim.

Koray: sorun değil

Ayça: be-ben rahatsız etmeyelim öyleyse iyi gü-

Koray: bekle! Buraya neden geldiğini biliyorum

Ayça: ne?

Koray: araştırmak için geldin?

Ayça: evet de sen nereden biliyorsun?

Koray: üzgünüm uyumuyordum öyle anladım

Ayça: anladım öyleyse ben devam edeceğim?

Koray: evet hatta ben yardımcı olurum

Ayça: buranın sahibini tanıyor musunuz?

Koray: evet sahibi benim ailem

Ayça: ne? Öyleyse izinsiz araştırdığım için özür dilerim

Koray: yo sorun değil buyur devam edin

Ayça: peki bu arada ismim Ayça

Koray: bende Koray memnun oldum

Ayça: bende

Koray ağızından devam ♡

Genç kız bunu sevindiğini vücudu belli ettirmesede gözlerinden belli oluyordu. İçeriye girdiğinde direk üst katta çıkıp kitaplara açıp bakmaya başladı. Bu konuda endişem yoktu çünkü vampir dilimizi bilmediği için kitapları okuması imkansızdı. Yanına geldiğimde elindeki bulduğu kitabın daha doğru defterin benim günlüğüm olduğunu fark ettim. Ayça elindekini işaret ederek "bunları okuyabiliyor musunuz?" dediğinde hayır manasında başımı salladım. Babamın insan yasağından dolayı kendimi ifşalatmıcam mecburen olmazsa diyelim? Bu yüzden bilmiyormuş gibi yapacağım. Ayça birden durdu elindeki bebek fotoğrafı bana göstererek

Ayça: bu sensin!

Koray: e-evet benim

Ayça: gözlerin nasıl bu kadar kırmızı parlıyor?

Koray: ım şeydendir fotoğraf makineden kaynaklı

Ayça: hmm o olabilir çünkü gözlerin şuan o kadar kırmızı değil

Koray: evet

Ayça:..... bi dakka... (elindeki fotoğrafı bırakır)

Ayça yüzüme yaklaşınca geriye doğru adım attım. Onu tek darbeyle bayıtabilirim ama vicdanım buna izin vermiyordu. Kazayla yararlanabilir düşüncesiyle. Ayça heyecanı gizlemeyip iki eliyle yanalarıma dokunur. Yüzüme daha da yaklaşır nefesini hissediyordum. Ayça ciddi sesle "sen vampirsin" dediğinde aniden "evet" dedim......... ikimiz birbirimize öylece baka kalırken biraz paniklerken "ha-hayır öyle demek istemedim!" dedim.

Ayça: ne?

Koray: ım şey vampir rolu yapıyorum

Ayça: yalancısın

Koray: ne-neden olayım?

Ayça: kalbin çok hızlı atıyor

Ayça'nin eli kalp tarafındaki göğüsümde olduğunu fark edince kendini geri çekerek uzaklaştım. Kazayla resmen ifşalamıştım ama hemen inanmıcak sonuçta insanlar vampirlerin efsane olduğunu inanıyor. Ayça gülümseyerek "endişe etme kimseye söylemem sonuçta atalarımız vampirlerle yaşadı" dediğinde şaşkınlıkla kalarak "hayır biz vampirler insanlarla yaşamadık" dediğimde ikinci hatayıda yaptım.. Ayça bunu duyunca sevinerek aniden sarıldı ve "biliyorum gerçeksiniz! Sonuçta geçmişteki dedelerimin günlüğü yalan söylemez!" dedi.

DEVAM EDECEK

Bölüm sonu

1 yorum