Ayça'nın ağızından ♡
Yaklaştı bir hafta geçmişti. Aklım hala o kütüphanedeydi. Berki daha fazla bir şey bulabilcektim? Yada beyefendiyi merak ediyorum? Duygularım karışık bi yanım kütüphane, diğer yanım beyefendi diyor. Şirketimizin patronu tatilinden gelmişti. Bulduklarımı raporlarını verdikten sonra dışarıya çıkmak izin almak için bekledim. Şirkette yapacak bir işim yoktu. Arkadaşımlarım olsaydı dururdum ama malesef hepsi tatile gitti. Patronum boş olduğumu söyledikten sonra dışarıya koşmaya başladım.
Çıkış kapısının önüne geldiğimde şirket arkadaşım Merte çarpmamla yere düştüm. Kalkmama yardım ederken "özür dilerim" dedim. Mert "sorun değil şey beniml-" daha cümlesini bitirmemişken aceleyle koştum. Arkamdan şaşkınlıkla baka kalırken "üzgünüm! Çok acelem var!" diye bağırdım ki yalnış anlamasın. Arabama bindiğimde ormana doğru ilerledim. Yoldayken yurtdışında yaşayan annemle babam aradığında hızlıca hoparlörü açtım.
Anne: esselaymün aleyküm
Ayça: aleyküm selam
Baba: araba mı sürüyorsun?
Ayça: evet baba
Anne: aman dikkatli ol
Ayça: merak etme anacım
Anne: eee türkiyede havalar nasıl?
Ayça: güzel sonbahar havası var
Anne: iyi iyi rusyada buz gibi
Baba: ben bayılıyorum bıyıklarım donuyor kar oluşuyor
Anne: ........ babanı dediğini boşver yavrum
Ayça: o derecede soğuk yani?
Anne: hayır aptal baban soğuk yerlere gidiyor arkadaşlarıyla
Ayça: anladım
Baba: bana sorup duruyorlar kızının erkek arkadaşı var mı? diye
Ayça: yok Baba
Baba: niye yok yavrum? Olsada bana sorup durmasalar
Ayça: ne bileyim ben
Baba: teklif eden hiç mi olmadı?
Ayça: hayır
Anne: arkadaşına mı gidiyorsun?
Ayça: hayır araştırmaya
Anne: tamam kolay gelsin
Böyle konuşurken kütüphaneye vardığım fark etmemiştim. Arabadan inip kütüphanedenin önüne geldiğimde kapıyı açmak üzerindeyken kapı açıldı. İçeriden o siyah saçlarıyla ve göz kırmızımlısı rengisiyle beyefendi karşımdaydı. Şaşkınlıkla öylece yüzüne bakarak kaldım. Sonra yalnış yaptığımı fark ederek "özür dilerim dalmışım" dedim.
Koray: sorun değil
Ayça: be-ben rahatsız etmeyelim öyleyse iyi gü-
Koray: bekle! Buraya neden geldiğini biliyorum
Ayça: ne?
Koray: araştırmak için geldin?
Ayça: evet de sen nereden biliyorsun?
Koray: üzgünüm uyumuyordum öyle anladım
Ayça: anladım öyleyse ben devam edeceğim?
Koray: evet hatta ben yardımcı olurum
Ayça: buranın sahibini tanıyor musunuz?
Koray: evet sahibi benim ailem
Ayça: ne? Öyleyse izinsiz araştırdığım için özür dilerim
Koray: yo sorun değil buyur devam edin
Ayça: peki bu arada ismim Ayça
Koray: bende Koray memnun oldum
Ayça: bende
Koray ağızından devam ♡
Genç kız bunu sevindiğini vücudu belli ettirmesede gözlerinden belli oluyordu. İçeriye girdiğinde direk üst katta çıkıp kitaplara açıp bakmaya başladı. Bu konuda endişem yoktu çünkü vampir dilimizi bilmediği için kitapları okuması imkansızdı. Yanına geldiğimde elindeki bulduğu kitabın daha doğru defterin benim günlüğüm olduğunu fark ettim. Ayça elindekini işaret ederek "bunları okuyabiliyor musunuz?" dediğinde hayır manasında başımı salladım. Babamın insan yasağından dolayı kendimi ifşalatmıcam mecburen olmazsa diyelim? Bu yüzden bilmiyormuş gibi yapacağım. Ayça birden durdu elindeki bebek fotoğrafı bana göstererek
Ayça: bu sensin!
Koray: e-evet benim
Ayça: gözlerin nasıl bu kadar kırmızı parlıyor?
Koray: ım şeydendir fotoğraf makineden kaynaklı
Ayça: hmm o olabilir çünkü gözlerin şuan o kadar kırmızı değil
Koray: evet
Ayça:..... bi dakka... (elindeki fotoğrafı bırakır)
Ayça yüzüme yaklaşınca geriye doğru adım attım. Onu tek darbeyle bayıtabilirim ama vicdanım buna izin vermiyordu. Kazayla yararlanabilir düşüncesiyle. Ayça heyecanı gizlemeyip iki eliyle yanalarıma dokunur. Yüzüme daha da yaklaşır nefesini hissediyordum. Ayça ciddi sesle "sen vampirsin" dediğinde aniden "evet" dedim......... ikimiz birbirimize öylece baka kalırken biraz paniklerken "ha-hayır öyle demek istemedim!" dedim.
Ayça: ne?
Koray: ım şey vampir rolu yapıyorum
Ayça: yalancısın
Koray: ne-neden olayım?
Ayça: kalbin çok hızlı atıyor
Ayça'nin eli kalp tarafındaki göğüsümde olduğunu fark edince kendini geri çekerek uzaklaştım. Kazayla resmen ifşalamıştım ama hemen inanmıcak sonuçta insanlar vampirlerin efsane olduğunu inanıyor. Ayça gülümseyerek "endişe etme kimseye söylemem sonuçta atalarımız vampirlerle yaşadı" dediğinde şaşkınlıkla kalarak "hayır biz vampirler insanlarla yaşamadık" dediğimde ikinci hatayıda yaptım.. Ayça bunu duyunca sevinerek aniden sarıldı ve "biliyorum gerçeksiniz! Sonuçta geçmişteki dedelerimin günlüğü yalan söylemez!" dedi.
DEVAM EDECEK
