Koray'ın ağızından devam
Ayça bana sarıldığında öylece şaşırarak kala kaldım. Gerçekten bu kadın vampirlerin varlığına inanıyor mu? Yoksa şaka mı yapıyor anlamıyorum. Kalbim tekrardan hızlanmaya başlayınca Ayça'yı geri çekerek "vampir diye bir şey yok saçmalama" dedim. Ayça bunu aldırmayıp "bende var diyorum hatta dedelerimden kalma defterleri gösterebilirim" dediğinde ciddi olduğunu anladım. Yalan söyleyecek insana benzemiyordu. Lakin benim vampir olduğumu hemen bilmese iyi olur bu yüzden oynamaya devam edeceğim.
Derin nefes aldım arkama dönerek "benim vampir olduğumu nereden çıkardın bilmiyorum" dediğimde Ayça şaşırarak "siz söylediniz Koray beyefendi" dedi. O an yanaklarımdan kızardığını hissetim. Evet kendi kendime ifşa etmiştim kazayla şimdi mücadele etsem hiç bir şekilde faydası olmayacaktı. Göz uzuyla omuzlarımdan baktım "haklısın ……..evet...ben ….. şuan mecburi şekilde yalan söylememin anlamı yok" dediğimde Ayça'nın gözlerinde heyecan olduğunu anladım. Vücudumla birlikte önüne döndüm sakince nefes aldım gözlerimi parlak kırmızısına çevirdiğimde "evet ben vampirim" dedim. Ayça bunu duyunca daha çok mutlu heyecanla sesiyle "dişlerini görebilir miyim?!" dediğinde kocaman gülümsememle vampir dişlerimi göstermem bir oldu.
Ayça: dokunursam elim kanar mı?
Koray: evet
Ayça: ufacık dokunsam bile mi?
Koray: evet
Ayça: vay canına peki uzakta olan şeyleri yakınlaşarak görebiliyor musun?
Koray:.... o nasıl oluyor ?
Ayça: şey nasıl anlatsam he şöyle küçücük yazıyı net görebiliyor musun mesela?
Koray: evet
Ayça: mükemmel peki güneşte parlıyor musun?
Koray: neden? Parlayım?
Ayça: şey alacakaranlık filmde vampir güneşe çıkınca parlıyor da
Koray: ah şu hayal kurdukları alacakaranlık vampir filmi hayır parlamıyorum
Ayça: hızlı koşuyorsun onlar gibi?
Koray: evet
Ayça: araba kullanıyorsun?
Koray: hayır
Ayça: yok artık kullanmayı bilmiyor musun?
Koray: hızlı koşarken neden kullanıyım ki?
Ayça: oda doğru da insanlarla birlikteyken kullanmadın mı?
Koray: şey uzun yıllardır insanların arasında değiliz , bu oluncada doğduğumda hiç insanlarla olmadım.
Ayça: vay canına ... bi dakka ben karşılaştığın ilk insan mıyım?!
Koray: evet
Ayça: ........ nasıl bir his acaba?
Koray: ilk vampir görüp nasıl hissettiysen , bende öyleyim
Ayça: anladım peki beni uzaktan hissettin mi?
Koray: bu vampirlerin gücüne göre değişiyor , bende seni arabayla bu evin yoluna girdiğinde hissettim
Ayça: anladım vampirlerin en güçlüsü var mı?
Koray: önceden dedemdi öldü
Ayça: a..... geçmiş olsun şuan en güçlüsü baban mı?
Koray: şuan belirlenmedi
Ayça: anladım en güçlü olduğuna vampirler mi belirliyor
Koray: evet
Ayça: ayrıca neden insanların değilsiniz?
Koray: belli bir zaman sonra insanlarla aşk ve dost olmamızı yasaklandı. Bu yasağı dinlemeyen vampiri ölüm cezasına çarptırılıyor.
Ayça:..... öyleyse sen
Koray: yakalanmadığım sürece sorun yok
Ayça: ah anladım
O an dışarıdan buraya yürüyerek gelen vampirin varlığını hissettim. Hızlıca dışarıya baktığımda vampir arkadaşım Faruk geliyordu. Kendisi oradan buradaki insan varlığını hissetmez lakin yaklaştığında hissedecek. Ayça'ya dönüp "ölü numarası yap" dedim
Ayça: neden?
Koray: arkadaşım geliyor
Ayça: hani yakalanmıcaktın?
Koray: bu farklı ben seni öldürmüşüm kanını içmişim gibi
Ayça: ben ölü numarası yapamam gülerim
Koray: o zaman... kurban rölü yap sanki ilacım senmişsin gibi
Ayça: tamam ne yapacağım?
Koray: yatağa yatalım
Ayça: n-ne yatak mı? Yatak mı var?
Koray: evet aşağıdaki gizli odada
Ayça: şe-şey.... tamam (yanakları kızarır)
Koray: ..... bi dakka yalnış anlama yatmak derken o anlamda değil
Ayça: ta-tamam ayrıca beni hissetmesi gerekmiyor mu?
Koray: herkes aynı hissetmiyor
O sırada hızlıca aşağıya inip gizli odaya geçtiğimizde üstümdeki gömleği çıkartıp çeketle birlikte yarı çıplak kaldım. Yatağa uzanıp Ayça'ya baktım. Ayça'nın öylece ağaç gibi durmuş dona kaldı. Yanaklarınki kızarıklarını belli ettirerek "ne-ne yapacağım? " dedi. Bense "üstüme yan yat ve uyuyormuş numarası yap" dediğimde Ayça öylece baka kaldı.
Ayça: cidden bu işe yarar mı?
Koray: hayatta kalmak istiyorsan dediğimi yapman yeterli
Ayça: tamam
Ayça utana utana üstüme çıkıp yan yattı. Kafası göğüsümdeydi. Ayaklarını kendine doğru biraz çekti. Bir elimi onun omuzunda koyduğumda , diğer elimi ise ayak bileğinden tuttum. Derin nefes aldım ve Faruğun insan varlığını hissetmesini bekledim. Aradan 1 dakika geçti ve hissettiği anda odada şimşek hızı gibi karşımda belirlendi. Gözlerimdeki kırmızı parlaklığını arttırıp ciddi şekilde baktım. (Resimdeki gibi Koray ve Ayça)

(resimdeki yazı yok gibi hayal edin)
Faruk: b-bu...
Koray: gördüğün gibi
Faruk: uzun zaman sonra ilk defa insan kurbanı görüyorum
Koray: daha önce yakaladın mı?
Faruk: ben değil babam yakalamıştı çocukken
Koray: anladım
Faruk: ne zaman yiyeceksin?
Koray: yemek mi?
Faruk: vampirler insanları yiyebiliyor bunun farkında değil misin?
Koray:........ hayır hiç haberim yoktu
Faruk: peki birlikte yiyelim o zaman
Koray: hayır olmaz
Faruk:...... Peki seninle uğraşırsam başım belaya girer
Koray: aferin
Faruk: öyleyse gidelim
Koray: nereye?
Faruk: seni çağırmaya gelmiştim gidince görürsün
Koray: tamam kurbanını bırakayım öyleyse
Faruk: ne bırakması? Onun kanını içmicek misin?
Koray:.... e-evet
Faruk: o zaman yanına al
Koray: kurbanı yanımıza alabiliyor muyuz?
Faruk: evet ayrıca sen almazsan diğer vampirler bulur yer yada kanı içer
Koray: tamam
Faruk: ben dışarıda bekliyorum
DEVAM EDECEK
