Nedenini sorar bakışlar attı, halen samimi bir gülümseme eşliğinde beni izlerken. "Bu sabah için" dedim fısıldayarak, öğretmen duyuldu daha ilk günden dersi kaynattığımı sanmasın diye. Bunu söylerken soluma dönmüş sağ omzunun üzerine doğru kulağına uzanmış elimi sağ taraftan yanağıma tersten tutup sesimi dahada alçaltmaya çalışarak konuşmuştum. O da aynısını yaptı ve sağ omzuma doğru yaslanarak, sıcak havalarda taze sepserin şeftali gibi kokan nefesini yüzüme ciğerlerimi katliam için gönderirken, fısıldadı.
Beyazlı: "Seo-Jun! Bir dahakine daha dikkatli ol, burası biraz zordur" diye. Bu kelimeleriyle bana ne anlatmak istediğini o an çözemesemde kafamı bir aşşağıya bir yukarıya salladım ve bana yaklaştığında ki panikle tuttuğum nefesimi vermeden ondan yavaşca uzaklaştım.
Daha sonra aslında ismini söylemiş olduğunu fark ettim ama 5 dakika geçmişti çoktan, olsun pek takmadım. Hatırladığım anda döndüm ona ve elimi uzattım "Ha-Yoon. Memnun oldum." dedim tekrar fısıldayarak. Bunu söylerken çok heyecanlanmıştım açıkcası nedenini ben bile bilmiyorum.
Donup kalmış bir uzattığım elime bir yüzüme bakıp duruyordu. İçim iyice bir tuhaf oldu, kalbimin daha fazla bu bakışlara dayanamayacağını fark ettiğimde uzattığım elimi dahada öne uzatıp kalem tuttuğu elini aldım masadan aceleyle sıkdım, salladım ve bırakıp önüme döndüm tekrardan. Bişey demedi demesinide beklemedim zaten. Konuşsa ne cevap verecektimki zaten.
Ders boyunca hiç çıt çıkarmamaya karar vermiştim, çünkü ilk günden, zaten bir söküğümü arayan bu öğretmene ipin ucunu gösterip makas veremezdim. Aradan yirmi dakika kadar geçmiş ya geçmemiş öğretmene gelen telefon aramasıyla sınıftan ayrılması bir olmuş, hemen herkes telefonuna gömülmüştü. O sırada beyazlıda bir hışımla bana doğru dönmüş elimi avucuna almış bana bakıyordu.
Seo-Jun: "Memnun oldum Yoon. Yoon, diyebilirim sana değilmi?" diye tatlı tatlı sordu. Hipnotize olmuş bir şekilde başımı sallayarak onayladım. Tam o sırada kafama uçan bir kaç kağlt topu nedeniyle irkildim panikle elimi avuçlarından aldım ve sınıfa döndüm herkes alaycı bir şekilde gülüyor aralarında fısıkdaşıyorlardı.
Kağıtlardan biri sıramın üzerine düşmüştü, içerisinde birşeyler yazılıydı. Aldım ve yavaşca açıp okumaya koyuldum. O sırada öğretmen sınıfa döndü ve tüm sınıfı sessizlik bürüdü. Kağıt parçasını sıramın altında açtım ve okudum. Özensiz yırtılmış yamuk el yazmasıyla üçken bir kağıt parçasında şöyle yazıyordu..
Not: "bu gece yeni gelenler için özel hoş geldin kutlamamız var mutlaka gelmelisin! bir dost..." bir diğer kağıt parçasını aldım ve açtım onunda içerisinde bir adres ve saat yazılıydı.
Diğer notta: "22:30 okulun arkasındaki 'ilknur sokak. For you kafe' gecikme" diye yazıyordu..
Seo-Jun: "Gidecek misin?" diye sorduğunda irkildim sol tarafına baktığımda neredeyse kafam kafasına değecekti so anda geri çekildim. Oda notu okumuştu ve şimdi gidip gitmeyeceğimi merak ediyordu. İyide nedenki?
12.03.2024 00:30













