İçeriğe geç

AŞK ÜÇGENİ

Bölüm 4 · 3 dk okuma

AŞK ÜÇGENİ

Bölüm 4

Sınıf arkadaşı

Bu düşüncelerimi bir kenara bıraktım ve bende ona karşılık vererek yavaşca elimi göğüs hizamda yüksek olmayacak şekilde havaya kaldırarak el salladım. O sırada siyahlı da o çocuğun yanına varmış iki eliyle omuzlerından tutup aksi yöne döndürmüş okula doğru ensesinden ittirip duruyordu. Daha fazla mıknatıs gibi kötüyü üzerime çekmemek için onları takip ederek bende okula yöneldim.

Girişteki görevlininde benden pek haz etmediyi belliydi, çünkü ona yeni olduğumu ve sınıfımın nerede olduğunu sorarken, ruhu bedenine eyvallah çekip gitmiş gibi bir suratla cevap verdi. Aslında pek cevap vermiş sayılmazdı bişeyler mırıldanıp kolidorun solundaki merdivenleri gösterdi.

Aynı onun yaptığı gibi umursamaz ama birazda saygılı bir tavırla teşekkür edip koştum merdivenlere. Son basamağıda geçip bir sola daha dönmüştümki sol omzuma biri çarptı, bir tıkırtı geldi kolum koptu sandım, ama maalesef gecikmiştim ve bu yüzden dönüp küfür bile edemezdim. Sağ elimle sol omzumu tutarken sol elimle arkama bakmadan arkama doğru el sallayarak "pardon" dedim, canım çok yanmıştı sesim boğuk çıktı bir an utandım kendimden.

Koridorda iki kız daha gördüğümde hemen sınıfımın numarasını söyleyip yerini sordum, "koridorun sonundan sağa" dönmem gerektiğini söylerken bana tuhaf bakışlar atarak yollarına devam ettiler. Sınıfa vardığımda kapının önünde biraz soluklandım telefonumu çıkarıp ekranındaki yansımamdan saçımı felan elimle geriye ittirdim ve yavaşca dönüp derin bir nefes aldım vermeden önce kapıyı 3 kez tıklattım ve o an arkamdan kapıya doğru uzanan bir eli fark etmemle öksürük nöbeti geçirdim.

Nefes nefeseyken arkamdan birinin yaklaştığını fark etmediğimden o an ki şokla tuttuğum nefesim yetmezmiş gibi daha derin bir nefes almıştım bir süre öksürmekten arkamdaki kişinin kim olduğuna bile bakamadım. Tam arkamı dönecekken sınıfın kapısı açıldı tekrar önüme baktım.

Öğretmen olmalıydı bu. Buram buram gelen ahududu kokusunun ciğerlerimi işgal etmesi nedeniyle neden geldiğimi ne diyeceğimi unutmuştum. Öğretmen "bu sınıftanmısınız?" dediğinde başımı aşağı yukarı sallayarak onayladım. Bir adım içeri atıp eliyle sınıf odasını göstererek "Geç!" dedi sertçe.

Hızla içeri geçtim arkama bakmaya bile fırsatım olmadı. Tahtaya doğru yöneldim ve öğretmenin içeri gelmesini bekledim. Beklerken sınıfa hızlıca bir göz gezdirdim ve kapını girişindeki sıraların en arkasına doğru yürüyen bu sabahki siyahlı çocuğu gördüm. Odamı bu sınıftaymış? Hay ben şansıma.

Ayaklarımın dibine düşen kağıt parçasını gördüğümde geldiğini tahmin ettiğim bir yöne baktım, bakmaz olaydım. Şu sabahki popüleriçe'nin yardımcısıymış. Neden böyle şeyler hep beni bulur ki? Şansıma lanet okurken öğretmen tam karşımdan geçti dikkatleri üzerine çekerek tahtaya cetvelle bir kaç kez vurdu. Sessizlik oluştu.

Öğretmen: "Bu gün aramıza yeni birisi katıldı arkadaşlar. Evet kendini tanıtırmısın- ?" diye döndü bana. Ağzımı açmama bile izin vermeden, elini önüme uzattı ve tekrar öğrencilere dönüp,

Öğretmen: "evet evet çok güzel tanıdığımıza göre geç şuradan bir boşluk bul çök." diye devam etti. Patavatsız! Bu okulda herkes mi böyle yoksa hepsi bu sınıfamı toplanmış özellikle. Sıralara doğru yöneldiğimde bir kaç boş yer vardı ama yaklaştığım herkes çantasını boş masaya koyarak istemediğimi belli ediyorlardı.

Öğrenci: "ıhım" diye bir ses duydum bir sıra gerideki masadan. Elini yanındaki boş masaya iki kez hafifçe vurarak, "boş" diye fısıldadı. Yok Artık oda mı bu sınıfta? Neyse en azından şansımın dibinde birazcık kalmışta, bu güne kısmet olmuş. Koştum heme beyazlı çocuğun yanına. Öğretmen sanki hiç yokmuşum gibi öğrencilere tahtada birşeyler anlatıyordu.

Hiç zaman kaybetmeden teşekkür ettim. Yüzündeki kocaman gülümsemesi insanın içini ısıtıyordu.

09.03.2024 18:41

Bölüm sonu

86 yorum