İçeriğe geç

AŞK ÜÇGENİ

Bölüm 3 · 2 dk okuma

AŞK ÜÇGENİ

Bölüm 3

Siyah ile Beyaz

Lafını bitirmiş kolumu bırakmıştı ama kini daha bitmemişti. Bir adım bana doğru attı, aynı anda bende iki adım geriledim. Korkmam hoşuna gitmiş olmalıydıki, sinsi bir gülüş belirdi suratında. Dahada üzerime yürüdü, burnuma kötü kokular gelmeye başladı bile. Hayır kız güzel kokuyordu, kötü kokan niyetiydi.

Ne düşündüğüne dair hiç bir fikrim yok, olası her hareketini yakalamaya çalışıyorum. Bir anda duyduğum sesle irkilmiştim, o an kız sağ elinin tersiyle sağ omzumdan ittirdi ve sesin geldiği yöne doğru aceleyle yürüdü.

Arkasından baktığımda az önce beni tutan erkeği sürükleye süs perisinin yalnız başına okulun önünde sırtı bize dönük durduğunu, aynı anda sağ elinin avuç içi bize bakacak şekilde arkasına götürmüş elini açıp kapatıyordu. Anladığım kadarıyla yardımcısıymış giden kız hemen koşup avucuna dokunup nazikçe tuttu ve hararetli bir şekilde birşeyler tartışarak devam ettiler.

Orda biraz durdum ve buranın tam bir züppe okulu olduğuna ve senemin hiçte içaçıcı olmayacağına karar vererek omuz silkip okula doğru yönelmiştimki birisi sol kolumu dirsek hizasından sertce tuttu ve beni kendisine doğru döndürdü.

Öğrenci: "Fazla göze batıyorsun köylü." diye, beni tuttuğu kolumdan kendi boy hizasına gelecek şekilde kaldırırken dişlerinin arasından mırıldandı. Boyu baya uzundu fasülye sırığı gibiydi aynı, parmak uçlarımda durmuştum. Biraz daha zorlasa ayaklarımın zemin ile bağlantısını koparabilirdi kolaylıkla.

Gözlerimi delen bakışlarıyla beynime sızmaya çalışıyormuş gibi aşırı dikkatle izliyordu beni. Yüzü yüzüme çok yakındı, yüz hatlarını, sıkmaktan belirginleşmiş çene hatlarına kadar görebiliyordum. Ciğererimi işgal etmiş, tüm göğsümü kasıp kavuran acılı ekşili buram-buram yaban mersini gibi kokan nefesini söylemiyorum bile. Simsiyah üstü ve bakışları duruşunu dahada ölümcül soğuk yapıyor insanın içini iyice karartıyor du. Diyecek tek kelime bulamıyordum ki, o sırada dayanamayıp ağzımdan birşeyler dökülü verdi.

Ha-Yoon: "Bu okulda herkes böyle sinirlimidir?" diye olduğum pozisyonda kafamı geri atarak konuşmuştum. Bu durumdan pek hoşlanmamıştı anlaşılan, tuttuğu kolumu daha fazla acıtarak sıktı ve tekrar kendisine doğru çekti. Ağzını araladı ama nedense hiçbirşey söylemedi. Halen beni tutarken başımın üstünden okula baktı ve beni gerisinde kalacak şekilde ittirip arkasına bile bakmadan gitti. Düşmemek için iki elimi öne doğru uzatarak hızlı bir kaç adım attım ve sonunda düşmeden dura bilmiştim.

Derin bir nefes aldım, bir kaç tutam saçım gözümün önünde sarkıyordu onları bir hışımla arkaya attım ve sırtımı dikleştirip hangi yöne gittiğine bakmak için okula döndüm. Çok uzaklaşmamıştı çünkü ağır adımlarla karşıda onu bekleyen birine doğru yürüyordu.

Biraz daha uzun boylu, beyaz gömlekli, yine o tatlı gülümseme eşliğinde beni tutan o çocuk, siyahlıyı bekliyordu. Yüzünü doğru düznü görme fırsatım bile olamadı, süs kuşu sayesinde ama siyahlıya çok benziyordu. Sadece onun tam tersi, o hep bir tebessüm ediyor, gülümsüyor insanın içini ısıtıyordu.

Onun gidişini izlerken beyaz olanın sola doğru eğilip siyahlının arkasına bakarak bana neşeyle el salladığını fark ettim. Tamamen bir-birinin zıttı gibiydiler.

Beyaz ile Siyah

İyilik ile Kötülük

Gündüz ile Gece

Yaşam ile Ölüm

Melek ile Şeytan

gibiydiler.....

08.03.2024 "8 Mart Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun Çiçeklerim"

ᅠ02:35ᅠᅠᅠᅠᅠᅠᅠᅠᅠᅠᅠᅠᅠ 🫶🏻❤️ᅠᅠᅠᅠᅠᅠᅠ

Bölüm sonu

92 yorum