Bölüm 4: Gelen Tehlike
Çin…
Yağmurlu bir akşamdı. Elif, pencerenin önünde durmuş şehrin ışıklarını izliyordu. Her şey yolunda gidiyor gibi görünüyordu ama içindeki huzursuzluk hissi gitgide büyüyordu.
Ali mutfaktan iki fincan kahveyle geldi.
“Yine düşüncelisin,” dedi.
Elif kahveyi eline alırken hafifçe gülümsedi.
“Sadece… her şey çok güzel gidiyor. Bundan korkuyorum.”
Ali onun yanına oturdu.
“Ne olursa olsun seni koruyacağım.”
Tam o sırada Ali’nin telefonu çaldı.
Arayan Arda’ydı.
“Ali, patron seni hemen görmek istiyor.”
Ali kaşlarını çattı.
“Bu saatte mi?”
“Önemli bir mesele var.”
Ali telefonu kapattı ve Elif’e döndü.
“Bir saat içinde dönerim.”
Elif başını salladı ama içinde kötü bir his vardı.
Ali gittikten sonra Elif, evi toplarken telefonuna bilinmeyen bir numaradan mesaj geldi.
“Ali’yi gerçekten tanıyor musun?”
Elif’in kalbi hızlandı.
Hemen ikinci mesaj geldi.
“Onun geçmişini öğrendiğinde yanında kalabilecek misin?”
Elif korkuyla telefonu kapattı.
Tam o sırada kapı çaldı.
Kapıyı açtığında karşısında Arda’yı gördü.
“Ali henüz dönmedi mi?” diye sordu Arda.
“Hayır.”
Arda kısa bir sessizlikten sonra konuştu.
“Eğer yardıma ihtiyacın olursa bana ulaşabilirsin.”
Elif teşekkür etti ancak Arda’nın bakışları onu rahatsız etmişti.
Bu sırada Türkiye’de…
Mert, ofisinde otururken özel dedektiften yeni bir bilgi aldı.
“Ali’nin Çin’deki bağlantıları hakkında bazı bilgiler bulduk.”
Mert dosyayı dikkatlice inceledi.
“Demek gerçekten buraya kadar geldiniz…”
Öfkeyle ayağa kalktı.
“Bu hikâye böyle bitmeyecek.”
Asistanına döndü.
“Çin’e ilk uçak biletini ayarla.”
Ali, patronun ofisine girdiğinde içeride Arda da vardı.
Patron ciddi bir ifadeyle konuştu.
“Ali, son zamanlarda işlerinde çok başarılısın.”
“Teşekkür ederim.”
“Bu yüzden sana daha önemli sorumluluklar vermeyi düşünüyoruz.”
Arda’nın yüzündeki gülümseme bir anlığına kayboldu.
Ali ise şaşırmıştı.
“Bu benim için büyük bir onur.”
Toplantı bittikten sonra Arda, Ali’yi durdurdu.
“Tebrikler.”
Ali gülümsedi.
“Teşekkür ederim.”
Arda’nın gözleri karardı.
“Her zaman kazanan sen oluyorsun.”
Ali kaşlarını çattı.
“Ne demek istiyorsun?”
Arda zoraki bir gülümsemeyle uzaklaştı.
“Bunu yakında anlarsın.”
Gece geç saatlerde Ali eve döndü.
Elif onu görünce rahatladı.
“Bana garip mesajlar geldi,” dedi endişeyle.
Ali mesajları inceledi.
Yüzü anında ciddileşti.
“Bu numarayı tanımıyorum.”
“Sence kim gönderdi?”
Ali cevap vermedi.
Ama aklında tek bir isim vardı.
Arda.
Elif, Ali’nin elini tuttu.
“Ne olursa olsun birlikte atlatacağız.”
Ali onu kendine çekti.
“Sana zarar gelmesine izin vermeyeceğim.”
Tam o sırada Ali’nin telefonu tekrar çaldı.
Bilinmeyen numaradan gelen mesajda sadece bir fotoğraf vardı.
Fotoğrafta Elif, o gün alışveriş yaparken uzaktan çekilmişti.
Altında ise tek bir cümle yazıyordu:
“Geçmişinden kaçamazsın, Ali.”
Ali’nin gözleri öfkeyle doldu.
Bu artık sadece onun meselesi değildi.
Birisi Elif’i hedef alıyordu.
Ve o kişi çok yakındaydı…
Devam edecek…