İçeriğe geç

Aşk mı? para mı ?

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Aşk mı? para mı ?

Bölüm 5

Maskeler düşüyor

Ertesi sabah…

Ali gece boyunca neredeyse hiç uyumamıştı. Gelen mesaj aklından çıkmıyordu.

Elif uyanıp onun hâlâ pencerenin önünde oturduğunu görünce yanına gitti.

“Hiç uyumadın mı?”

Ali başını salladı.

“Bir şeylerin ters gittiğini hissediyorum.”

Elif onun elini tuttu.

“Yalnız değilsin.”

Ali gülümsedi ama gözlerindeki endişe kaybolmamıştı.

Aynı saatlerde…

Şanghay Havalimanı’na siyah bir özel uçak iniş yaptı.

Uçaktan inen kişi güneş gözlüğünü çıkarıp etrafına baktı.

Mert…

Üzerindeki pahalı takım elbise ve kendinden emin yürüyüşüyle dikkat çekiyordu.

Yanındaki adama döndü.

“Onları bul.”

“Emredersiniz.”

Mert hafifçe gülümsedi.

“Elif… Seni geri almaya gelmedim.”

Kısa bir sessizlik oldu.

“Sadece beni reddetmenin bedelini ödeyeceksin.”

Bu sırada Arda, büyük binanın en üst katındaki ofiste tek başına oturuyordu.

Masasının çekmecesinden eski bir fotoğraf çıkardı.

Fotoğrafta kendisi ve Ali yıllar önce yan yana duruyordu.

Arda fotoğrafa baktı.

“Bir zamanlar kardeş gibiydik.”

Sonra fotoğrafı buruşturup çöpe attı.

“Artık sen benim en büyük rakibimsin.”

Telefonunu eline aldı.

“Planı başlatın.”

Öğleden sonra…

Ali ve Elif el ele şehir merkezinde yürüyordu.

Elif uzun zamandır ilk kez bu kadar mutluydu.

Bir vitrinin önünde durdu.

“Şuna bak! Ne kadar güzel.”

Ali gülümseyerek içeri girdi.

“Beğendiysen al.”

Elif şaşırdı.

“Eskiden bir çiçek bile zor alıyorduk.”

Ali güldü.

“Şimdi sana daha güzel bir hayat sunabiliyorum.”

Tam o sırada karşı kaldırımda duran siyah arabanın camı yavaşça açıldı.

İçeride Mert vardı.

Elif’i sessizce izliyordu.

“Daha mutlu görünüyorsun…”

Yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu.

“Ama bu uzun sürmeyecek.”

Akşam…

Ali iş yerine gitmek için evden ayrıldı.

Elif ise evde tek başına kaldı.

Kapı çaldı.

Kapıyı açınca karşısında Arda’yı gördü.

“Ali içeride mi?”

“Hayır.”

“Onu beklerim.”

Elif nazikçe içeri davet etti.

Arda salona oturduktan sonra etrafı dikkatlice inceledi.

“Ali sana geçmişini anlattı mı?”

Elif başını iki yana salladı.

“Hayır.”

Arda derin bir nefes aldı.

“Belki de bilmeye hakkın vardır.”

Tam konuşacakken kapı hızla açıldı.

Ali içeri girdi.

Yüzündeki ifade sertti.

“Arda!”

Arda ayağa kalktı.

“Sadece sohbet ediyorduk.”

Ali öfkeyle ona yaklaştı.

“Bir daha ben yokken bu eve gelmeyeceksin.”

İkili birkaç saniye göz göze kaldı.

Arda sinsi bir gülümsemeyle kapıya yöneldi.

“Bu daha başlangıç.”

Kapıyı kapatıp çıktı.

Elif şaşkınlıkla Ali’ye döndü.

“Neler oluyor?”

Ali derin bir nefes aldı.

“Arda artık eskisi gibi biri değil.”

“Neden?”

Ali birkaç saniye sustu.

“Çünkü benden nefret ediyor.”

Tam o sırada Ali’nin telefonu çaldı.

Bilinmeyen numaradan gelen mesajda tek bir fotoğraf vardı.

Fotoğrafta Mert, uzaktan Elif’i izlerken görünüyordu.

Altında ise şu cümle yazıyordu:

“Geçmişinden kaçtın ama kaderinden kaçamayacaksın.”

Ali’nin gözleri büyüdü.

“Mert…”

Elif şaşkınlıkla sordu.

“Mert mi? Buraya mı gelmiş?”

Ali yavaşça başını salladı.

“Evet…”

“Ve artık hiçbirimiz güvende değiliz.”

Devam edecek…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.