İçeriğe geç

Aşk Merdiveni

Bölüm 6 · 6 dk okuma

Aşk Merdiveni

Bölüm 6

6. Bölüm

Suyun viducuma nüfüz etmesini hissettim eller hala belimde idi kafamı Sudan çıkartıp gözümü biraz ovduğumda belimi tutun ellere baktım "hile yapmanın cezası ama bak ikimiz kazandık" ben şaşkınlığımı atıp konuşmaya karar verdim " ama sahil e kadar demedin mi sen sahili geçtik ve Can da sahilde" diyip bizim olduğumuz yeri ve Canın olduğu yeri gösterdim yüzünde küçük bir gülümseme oldu " o denize kadar dedi ben sahil e kadar dedim" dedi "yani biz kazandık" belimdeki iki elin gittiğini hissetdim "hadi gidelim" dedi ve önden gitmeye başladı ama bilmediği bişi var ki ben denizde yüzemem "T-toprak yardım et b-ben yüzme bil-lmiyorum" ağzıma su gire gire söylemeye çalıştım denizden dolayı boğuk olsada Can in sesini duydum "Toprak Su denizde yüzemez!" daha yeni beni bırakan iki el gene belimi sardı ve beni kaldırdı "su iyi misin ben bilmiyordum özür dilerim bak çok az kaldı kıyıdayız" gözlerimi açıp baktım daha Denizin içinde idik ama kıyıya az kalmıştı can da beni kurtarmak istediğinden denize girmişe benziyor ama o yetişemezdi zaten.

Kafamın Can'ın bacağına koyduklarını düşünüyorum ve evet "ben özür dilerim iyi misin bilmiyordum" dedi pişman bir ses le elimi kaldırıp kolunu sıkıp "önemli değil bilmiyordun sonuçta hem bak ben iyiyim" dedim kafamı can 'ın dizinden kaldırıp oturur pozisyona geçerken "hem bende senin hakkımda dur bir dakika evet hiç bir şeyi bilmiyorum bak sen öğrendin iki tane ama ben bilmiyorum" "şuan ıslaksın su hasta olma birdaha kinde öğrenirsiniz" "cancıkım bu havada (elimle gökyüzünü gösterip salladım) hasta mı olucam" "kıyafetlerin ıslandı ve bir şüre sonra onlar seni üşütür giderken de rüzgar yiyeceksin zaten" " benim ceketim vardı onu giydirelim sana motorumun üstünde gel giydirelim" gedip beni kucağına aldı "sen Su'yu giydir ve evine götür bana haber verin mutlaka bende bunları toplayım prenses bisikletini de getiririm" dedi Can " ben kendim giderdim ceket ede gerek yok aslında can bisikletimi alma ben bisikletim ile gidicem" dedim can tam arkasını dönmüş bisikletleri oradaki eşyaları toplamak için giderken " Olmaz uslu prenses ol hasta olursun diyorum sana sen hasta olursan ne yaparım ben sıra arkadaşım da olmaz" dedikten sonra alımı öptü "dikkat edin haber ver bana" dedi Can Toprağa bakarak gözlerini bu sefer bana çevirdi " eşyaları toplayıp gelicem çantan telefonun u merak etme getiricem onları da" dedi gülümseyerek ve tekrar anlıma öpücük kondurup gitti. "ıslandım sadece bacaklarım tutuyor çok şükür kendim yürüye bilirim" dedim Toprak 'a "Olmaz bak zaten geldik deyip beni motoruna oturttu ceketini üstüme giydirdi" neden motorunu oturduğumuz yerden uzağa koydun? " " beklerken denize bakmak istedim o yüzden " derken motora bindi ve çalıştırdı " kusura bakma yanımda başka kask yok bu sana biraz büyük gelebilir ama hasta olmanı önler" diyip kafama kendi kaskını takmaya çalıştı onu kallatımdan tutup engelledim " bişi olmaz hem sen kullanıyorsun senin daha çok ihtiyacım var ve sende ıslaksın sende hasta olabilirsin benim rüzgarımı sen engelliyorsun beni düşüneceğine birazda kendini düşünse iyi edersin" elinden kaskı alıp kafasına taktık ve gülümsedim "oldu işte" dedim " ama sen direkt rüzgarı alıcak sın ben değil de sen hasta olursun ama" dedim bana dondu askından dolayı biraz boğuk çıkan sesi ile " bana birşey olmaz merak etme" dedi motoru tekrar çalıştırdı ve " bana tutun" dediğini duydum motorun hareket etmesi ile sıkıca ona tutundum evimin yolunu navigasyon la açtı ben tarif edemezdim çünkü rüzgardan konuşa bileceğim sanmıyorum. Yaklaşık on dakika sonra vardık kaskını kıkarttı ve benim motordan inmeme yardım etti " eve gidince ılık bir duş al ve kalın giyin hasta olma" dedi benimle bahçe kapısının önüne kadar yürüdü içeri girmedi ev kapısına vardığımda arkamı dündü motoruna binmiş bana bakıyordu el sallayıp " hadi evine gir" diye gösterdikten sonra kaskını takmaya çalıştı çünkü koşup takmasını engelledim " sen de ıslaksın benim yüzümden evinin yolunuda uzattın gel içeri sıcak çikolata yapayım sana tabii sevmezsen başak birşey de yaparım yabancının evinde durmak istemem dersen inan bana iyi niyetimden gerçekten ama seni böyle gönderemem hasta olursun " Olmaz ben gideyim sende eve gir sıcak çikolatayı kendin için yap iyi gelir" dedi ve kaskını tekrar takmaya çalıştı ve gene engelledim " Olmaz sıcak çikolata seviyormusun kahve yapayım sıcak iyi gelir hem ceketin de ıslak üstündekiler de bari kurumaya atalım kuruyana kadar kal göndermem seni hadi lütfen" dedim kolundan çekiştirerek " hem esiyor hadi lütfen" dedim yalvararak " Tamam kıyafetlerim kuruyana kadar ama" dedi " anlaştık" dedim gülümseyerek ve onu kolundan sürükleyerek ev kapıcına kadar geldim zile bastım annem açtı " Kızım erkenci- kızım ne oldu ıslanmışsınız girin içeri girin girin" dedi " Kızım odana koş hemen bir ılık duş al sonra kuru şeyler giy ben sıcak çikolata yapıcam sana, oğlum sende üst katta sağda ki odada üstünü çıkart ben sana Ekrem abinin eşylarından getireyim" dedi annem hızlıca "efendim hiç rahatsızlık vermeyeyim ben Su'yun zoru ile geldim ben giren hiç gerek yok" "Olmaz öyle sıcak çikolata sever misin?" " annecim ben ona kahve yaparım" deyip toprağa bakıp gülümsedim " Tamam kızım sen hala burada mısın üşütüceksin koş odana" merdivenleri koşarak odama çıktım ılık duşun ardından kendimi çok iyi hissettim

Üstüme biraz kalın şeyler giyip aşa indim mutfağa giderken Toprağın Erkem abinin kıyafetlerini üstünde gördüm gülüşerek gülerek Ekrem abi ile konuşuyorlardı yanlarına gidip Toprak' a bakarak " kahve?" diye sordum gerçekten gerek yok bu kadarına" dedi omzumu silkip "neli içersin"" filtre kahve varsa" "var" salomdan çıktım. " annecim telefonunu ödünç alabilir miyim can'ı arayacağım" " tezgahta kızım" dedi anne can gelmedi demi" "Yok gelmedi" kahvenin olmasını beklerken Canı arayacağım sırada ses duydum annemde benle birlikte bana sıcak çikolata yapıyordu " Can geldi galiba ben bir bakayım" dedim anneme tamda tahmin ettiğim gibi can gelmiş " kavalyem teşrif etmez misiniz?" Doğru çantan bir saniye" " gelsene içeri" dedim " Yok geç oldu artık al bakalım çantan iyi geceler " Can'ında mı üstü ıslak Ah benim salak kafam doğru oda ıslaktı arkasını dünmüş bahçe kapısına doğru yürürken onu sırtından tutup önünü değiştirip eve doğru yürütmeye başladım "sende ıslaksın evin de uzak burada kal hem bak Toprak için kahve yapıyorum sende seversin gel hadi" dedim biraz mızmızlansada üşüdüğüm içi uzatmadı Derya sultannn bak kim geldi" annem mutfaktan çıktı " oğlum bu halin ne böyle senin size ne oldu da hepiniz ıslaksınız koş yukarı odaya git bir duş al" "Tamam Derya sultan teşekkür ederim" "Teşekkür ne oğlum sen benim de oğlumsun koş hadi yukarıya dolapda kıyafetlerin var Su kızım kahve ile ben ilgilenirim sen can' a kıyafetlerin yerini gösterir misin" " Tamam anne" " İyi akşamlar Ekrem abi" " Hoş geldin Can hadi git üstünü değiştir" odaya gelince "annem bu odayı sana ayırdı eski evdeki kaldığın zaman dan birkaç kıyafet unutmuşsun onlar var annem Çiğdem sultan ı arıyordu en son" " eskiden evet de şimdi olmaz ben bu eşyalarımı da en kısa zaman da alırım" " siz birlikte mi kalıyorsunuz" dedi Toprak ayy ben Toprağı Ekrem abi ile bıraktım demi ya çok ayıp oldu şimdi of "orta okuldan arkadaşım annelerimiz de okul sayesinde yakın oldular ve kopmadık o zamandır dan beri de hep arkadaşız arada bize kalmaya gelirdi geçen kaldığında kıyafetlerini unutmuş" dedim " hmm anladım" dedi Toprak "kardeşim sana.da çok yakışmış üstündekiler" deid Can tebessüm ederek "Su ve Derya teyzenin ısrarlarından dolayı kurumada" dedi " Toprak' a da dedik ılık su da duş al diye istemedi (banyoyu göstererek) her şey var sen gir hadi ben çıkıyorum" dedim benle birlikte Toprak da çıktı "siz nereden yanılıyorsunuz Can'la?" mahalleden arkadaşlık biz onlar buraya taşındılar görüşmeye devam ettik bizde yeni taşındık buraya iki ay oldu" tebessüm ettim " sevdin mi İzmir'i" sevmem mi çok güzel şehir" " evet öyle" raz durdum " hadi gel kahveni ve sıcak çikolatamı alıp terasta oturalım" başı ile beni onayladı içeceklerimizi aldık odamın kapısını açınca Bir duraksadı "teras burada" diye elimle odamın terasın gösterdim "gel hadi" diyerek kolundan çekip teraslardaki koltuklarını üzerine ittim ama ben onun kolundan elimi keçtiğim sırada o benim kolumu tuttu ve kendine doğru çekti

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.