İçeriğe geç

AŞK-I NEMNU-1

Bölüm 39 · 2 dk okuma

AŞK-I NEMNU-1

Bölüm 39

TUTKU

Sabah güneşi sınıfın penceresinden içeri süzülüyordu.

Bugün sömestır karne günüydü ve herkes heyecanlıydı. Ama biz, ben ve Eftel, kendimizi özel hissetmek istiyorduk.

Ben üstüme 9 numaralı Türkiye formamı, Barış Alper Yılmaz formamı, altına beyaz eteğimi giymiştim.

Eftel ise 11 numaralı Türkiye forması ve Kenan Yıldız forması, altına beyaz eteğiyle yanımdaydı. Spor ve şık, ikimiz de mükemmel görünüyorduk.

Koridordan okula girerken Adem, Ahmet ve Emirhan bizleri gördü.

Gözleri büyüdü, ağızları açık kaldı.

— “Vay be…” dedi Adem sessizce.

— “Şu ikiliye bakın…” diye Ahmet fısıldadı, ama bakışlarındaki hayranlık saklanamıyordu.

Emirhan hafifçe gülümsedi, başını salladı:

— “Efsaneyiz,” dedi kendi kendine.

Sınıfa yürürken Damla ve Elif yanımıza geldi:

— “Cemre, Eftel! Harikayız!” dedi Damla.

— “Muhteşem görünüyorsunuz,” dedi Elif gülümseyerek.

Tam o anda sınıf kapısı açıldı ve Ege, Emir ve Göktuğ içeri girdi.

Gözleri üzerimizdeydi; şaşkın ve sinir karışımı bir bakış vardı yüzlerinde.

Ama biz gülerek, kararlılıkla sıralarımıza geçtik.

Öğretmenler karneleri dağıtmaya başladı.

Biz karnelerimizi aldık, birbirimize baktık ve gülümsedik.

— “Süper bir yıl oldu,” dedi Eftel.

— “Hem sahada hem okulda kazandık,” dedim, Ahmet’in gözleri üzerimdeyken.

— “Seninle her şey daha özel,” dedi Ahmet, gözlerindeki parıltıyla.

Elif ve Damla yanımızdaydı; mutlulukla karnelerine bakıyorlardı.

Sınıfta herkes neşeliydi; kahkahalar yükseliyordu.

Ama bir köşede Ege, Emir ve Göktuğ sessizce fısıldaşıyordu.

Gözleri kararlıydı ve akşam için bir plan hazırlıyor gibiydiler.

Karneler dağıtıldıktan sonra tuvalete gitmem gerekti.

Ben kapıya yönelirken Ahmet sessizce peşimden geldi:

— “Seni yalnız bırakmam,” dedi fısıldayarak.

Kapıdan içeri girdiğimizde, ikimiz de nefes nefese kalmıştık.

Ahmet yavaşça bana yaklaştı, ellerini yüzüme ve boynuma dokundurdu.

Göz göze geldik; o an zaman durmuş gibiydi.

Dudaklarımız birleşti, önce nazik, sonra giderek tutkulu bir öpüşmeye dönüştü.

Kalplerimiz hızlı hızlı çarpıyor, nefesimiz birbirine karışıyordu.

Ahmet’in elleri saçlarımdan boynuma kayarken, ben de onu daha yakın çektim.

Tam o anda tuvalet kapısı aralandı ve Ege, Emir ve Göktuğ bizi fark etti.

İçerideki sahneyi görünce kudurmuş gibi donakaldılar.

— “Ne… bu?!” dedi Ege, sesi öfke ve şaşkınlıkla titreyerek.

Göktuğ dişlerini sıktı, elleri yumruk olmuştu.

Emir yüzünü buruşturdu, gözlerini bizden ayıramıyordu.

Ama biz kendi dünyamızdaydık; öpüşmemiz daha da tutkulu hale geldi.

Dudaklarımızın birleşmesi derinleşiyor ellerimiz sıkıca birbirine kenetlenmiş

zaman sanki sadece bizim için durmuştu.

Nihayet nefes almak için ayrıldığımızda, Ahmet alnımı öptü, gözlerinde sevgi ve hayranlık parlıyordu.

— “Seninle her şey daha güzel,” dedi fısıldayarak.

Ben de ona hafifçe gülümseyerek sarıldım.

Eftel,Adem ve Emirhan tuvalet kapısının dışında kıs kıs gülüyordu.

Ve o an, hem zafer hem romantizm hem de düşmanların kıskançlığıyla dolu bir an yaşanmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.