İçeriğe geç

AŞK-I NEMNU-1

Bölüm 37 · 2 dk okuma

AŞK-I NEMNU-1

Bölüm 37

PSİKOLOJİK SAVAŞ VE SKOR

Sabah güneşinin hafif ışıkları odama dolarken gözlerimi açtım. Eftel yanımda uyanmış, kısa şort ve taytıyla yatıyordu; üstümüzde volaybol formamız ve üşümemek için ceketlerimiz yanımızdaydı. Spor çantalarımız yanımızda duruyordu, sleek bir tarzla hazırlanmıştık.

— “Hazır mıyız?” dedim, hâlâ uykulu ama kararlı bir sesle.

— “Hazırız,” dedi Eftel, hafif gülümseyerek.

Okula vardığımızda salonun kapısından içeri girerken bir anda karşımızda Ege, Emir ve Göktuğ belirdi. Yüzlerinde alaycı gülümsemeler.

— “İşte kara belalarımız,” dedi Cemre içimden, ama yüksek sesle değil, kararlı bir şekilde.

Eftel öne çıktı, ağır bir laf soktu:

— “Hazır olun, bu sefer sadece topu değil, sizi de alt edeceğiz.”

Ege ve Emir alaycı bir şekilde bakışlarını üzerimize çevirdi. Göktuğ ise sessizce kıvrak bir şekilde gerilimi artırmaya çalıştı.

Tam o sırada Ahmet elinde kahvesiyle geldi, Adem de yanında duruyordu.

— “Cemre, Eftel, dikkat edin,” dedi Ahmet, ama gözlerindeki endişe belli oluyordu.

— “Boşverin, değmez,” dedim Eftel’e bakarak.

— “Biz zaten cevabımızı hem maçta hem zamanı geldiğinde vereceğiz.”

Soyunma odasına geçtik ve formamızı kontrol edip hazırlandık. Maç başlamak üzereydi, kalbimiz hızlı atıyordu ama kararlılığımız tamdı.

Topu ilk aldığımda hızlı bir smaç yaptım ve sayı aldım. Ege, Emir ve Göktuğ şok olmuştu.

— “Nasıl…?!” diye Ege fısıldadı.

Eftel yanımda duruyor, her sayı sonrası rakiplerin şaşkın bakışlarını görünce kahkaha atıyordu.

— “İşte bu, Cemre!” dedi.

Maç boyunca biz sayıları almaya devam ettik. Her vuruşta hem rakipler hem salon dolu tezahüratlarla doluyordu. Ahmet, kahvesini tutarken bize tezahürat yapıyor, Adem de destek oluyordu.

Maçın sonunda skor bizim lehimizeydi. Zafer bizimdi!

Rakiplerimiz şok olmuş, ağızları açık şekilde duruyordu.

Maç bitiminde Adem ve Eftel yan yana durdu.

— “Ne olur?” dedi Eftel gülerek.

— “Artık hak ettik,” dedi Adem, ve hafifçe öpüştüler.

Ben ise Ahmet’in yanına gidip göz göze geldik.

— “Bize yaptıkları her şeyi… unutma, seninle birlikteyim,” dedim, yavaşça Ahmet’in yanaklarından dudaklarına uzandım. Öpüşmem hem rahatlatıcı hem de mutluluk doluydu.

Ege, Emir ve Göktuğ hâlâ yerinde donakalmış, hem şok hem de hayal kırıklığı içindeydi.

Ama biz… artık yalnız değildik. Zaferimiz hem sahada hem ruhlarımızda kazanılmıştı.

Eftel ve ben yan yana gülerek çıkışa yürüdük. Arkadaşlarımız ve ailemiz tezahürat yapıyor, biz zaferin ve mutluluğun tadını çıkarıyorduk.

Salonun kapısından dışarı adım attığımızda, güneş bize gülüyordu.

Ve o an, her şeyin üstesinden gelebileceğimizi biliyorduk.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.