İçeriğe geç

AŞK-I NEMNU-1

Bölüm 13 · 2 dk okuma

AŞK-I NEMNU-1

Bölüm 13

KALPLERİMİZ TEK RİTİMDE

(Cemre’nin anlatımıyla)

Gözlerimi yavaşça açtım. Başım zonkluyor, nefesim düzensizdi; hâlâ ameliyattan kaynaklı bir sersemlik vardı. İlk fark ettiğim şey, etrafımdaki beyaz duvarlar ve yataktaki yumuşak yastıktı. Normal odaya alınmıştım.

Eftel ve Emirhan başımın yanında oturuyordu. Gözlerinde hâlâ korku vardı, ama aynı zamanda bir rahatlama parlıyordu. Elleri birbirine kenetlenmiş, sessizce monitörü izliyorlardı.

Kapı yavaşça açıldı ve Ahmet içeri girdi. Gözleri dolu, elleri hafif titriyordu. Hemen yanıma geldi, ellerini nazikçe ellerime bastı:

— Papatyam… iyi misin? fısıldadı, sesi hâlâ titrek.

— Ahmet… dedim, sesim hırıltılı. — Sana her şeyi anlatmalıyım.

Derin bir nefes aldım, başımı Ahmet’in göğsüne yasladım. Nefesim onunla buluştu, ellerim titriyordu ama güven hissi vardı:

— Ege… beni tehdit etti. Eğer senden ayrılmazsam… ya da onun istediği gibi davranmazsam… Ahmet, sadece seni değil, Emirhan ve Eftel’i de… zarar vereceğini söyledi. O yüzden… o korkunç gece… ben… seni bırakmak zorunda kaldım…

Ahmet sessizce başını salladı, gözleri dolu dolu:

— Papatyam… önemli olan senin güvende olman. Artık her şey geride… kimse sana zarar veremez.

(Eftel’in anlatımıyla)

Ben sessizce Cemre’nin elini tuttum. Her nefesimizi onunla birlikte hissetmeye çalışıyorduk. Emirhan yanımda sessizce oturuyor, gözleri Cemre’den ayrılmıyordu. Arada derin nefesler alıyor, gözlerini hafifçe kırpıyordu.

— Kuzim… fısıldadım kendi kendime, — lütfen kal…

Ahmet yavaşça yüzünü bana ve Cemre’ye yaklaştırdı. Dudaklarımız buluştu; bu öpücük hem bir veda hem de bir başlangıç gibiydi. Kalbimiz birbirine kilitlenmiş, yılların tüm korkusu ve yorgunluğu bir anda silinmişti.

Zaman sanki durdu. Her saniye ağır, her nefes bir mucize gibiydi. Beyaz tişörtü hâlâ kan lekeli olsa da Cemre hayattaydı. Ahmet, elleri ellerimizde, gözleri dolu ama güven doluydu.

— Dayan… dedi Ahmet sessizce, — artık kimse sana dokunamaz.

Cemre başını kaldırdı ve bana baktı; kısa ama derin bir gülümseme vardı yüzünde:

— Eftel… teşekkür ederim… her şey için.

Emirhan başını hafifçe salladı:

— Hayat devam ediyor, Cemre… artık her anın kıymetini bileceğiz.

Saatler, dakikalar gibi geçti. Her nefesimizi Cemre’nin nefesiyle senkronize ettik. Arabada geçen zaman, hastaneye gelişi, ameliyat… hepsi gözlerimizin önünden geçti. Şimdi normal odaya alınmış, yanında sevdikleriyle birlikteydi.

— Ahmet… fısıldadı Cemre, — seni bırakmam gerekirdi ama… artık her şey açıklıkta… seni seviyorum.

Ahmet gözleri dolu, elleri hâlâ ellerinde:

— Ben de seni… her zaman… fısıldadı.

O an, odadaki sessizlik sadece nefeslerimiz ve kalplerimizin atışıyla doldu. Eftel ve Emirhan yanımıza yaklaştı, ellerimizi birleştirdik. Gözlerimiz dolu, yüzlerimizde hafif bir gülümseme vardı; korku yerini güven ve sevgiye bırakmıştı.

— Her şey geride kaldı… dedim sessizce, — artık geleceğe birlikte bakabiliriz.

Ahmet tekrar dudaklarımı tuttu, bu kez uzun ve dolu dolu bir öpücük… hayatın kıyısından dönen iki insanın birbirine sarıldığı bir an.

Her şey hâlâ taze, acı ve korku izleri vardı ama umut, artık bizden hiç ayrılmayacak gibiydi. Beyaz tişört lekeli, ellerimiz birbirine kenetlenmiş, yüreğimiz bir mucizeyi kutluyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.