İçeriğe geç

AŞK-I NEMNU(KADERİN İNTİKAMI)-2

Bölüm 5 · 1 dk okuma

AŞK-I NEMNU(KADERİN İNTİKAMI)-2

Bölüm 5

BİRLEŞEN KALPLER

Hemşirenin sesi koridorda yankılandı:

“Ahmet normal odaya alındı!”

Bu cümleyi duyar duymaz koşmaya başladım. Kalbim çarpıyordu, nefesim yetişmiyordu ama durmadım.

Odaya ışık hızıyla girdim.

“Ahmet…”

Sesim kırık, nefesim titrek, günlerce ağlamış gibi bir yorgunlukla doluydu.

Ahmet gözlerini zorlukla bana çevirdi. Çok yorgundu, ama oradaydı.

“Cemre… ma cherie…”

Yanına eğildim, elini tuttum. Parmakları buz gibiydi.

“Ben… kaç gündür baygındım?”

Sesi neredeyse yok gibiydi.

“Üç gün…” dedim. “Üç gündür uyanmadın.”

Ahmet kaşlarını hafifçe kıstı.

“Ege’nin… Emir’in… Göktuğ’un sesleri… rüya mıydı?”

“Onların yüzünden her şey böyle oldu Ahmet…”

Nefesim boğazımda düğümlendi.

“Ege peşimi bırakmadı. Emir ortalığı karıştırdı. Göktuğ da işin içine girdi… her şey çorba oldu. Hepsi benim yüzümden.”

Ahmet hemen karşılık verdi, nefesi yetmiyorken bile beni suçlamamak için çabaladı.

“Senin suçun değil… onların yaptığı yüzünden oldu bunlar.”

Tam o anda kapı açıldı. İçeri Emirhan, Furkan, Eftel ve Adem girdi.

Emirhan hızla yatağa yaklaştı:

“Ahmet! Kanka sonunda ya… hepimiz öldük öldük dirildik!”

Furkan gülmeye çalıştı ama gözleri doldu:

“Ulan özlemişim ya seni… valla üç gün nefes alamadık.”

Eftel rahat bir nefes verdi:

“Ahmet… çok şükür açtın gözlerini. Yemin ederim hepimiz çöktük.”

Adem sessizce yaklaştı:

“Nihayet toparlıyorsun kardeşim.”

Tam o sırada doktor içeri girdi, hepimize bakıp ciddi bir ses tonuyla konuştu:

“Ahmet’in durumu toparlıyor ama hâlâ çok zayıf. Ani hareket yapmaması gerekiyor. Ve özellikle…” Doktor gözlerini Ahmet’e dikti.

“Kesinlikle kavga etmeyeceksin. Sinirlenmeyeceksin. Hiçbir tartışmaya, hiçbir kavgaya karışmayacaksın. Bu ricam değil, sağlık zorunluluğu.”

Oda bir anda sessizleşti.

Ahmet yorgun bir gülümsemeyle başını salladı.

“Tamam… söz veriyorum.”

Furkan hemen espriyle ortamı yumuşattı:

“Zaten kanka sen kalkıp kavga edene kadar biz seni taşırız merak etme.”

Herkes hafifçe güldü. O gülüş, günler sonra ilk defa içimizi ısıtan şeydi.

Ahmet bakışlarını bize tek tek gezdirdi.

Ben ise hâlâ elini bırakmıyordum.

O el, bu kez daha güçlü bir şekilde benimkini sıktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.