İçeriğe geç

AŞK-I NEMNU(KADERİN İNTİKAMI)-2

Bölüm 29 · 2 dk okuma

AŞK-I NEMNU(KADERİN İNTİKAMI)-2

Bölüm 29

ŞURUP KRİZİ

Salona geçtiğimizde hepimiz hem yorgun hem de sabahki şarkıdan, danslardan dolayı garip bir şekilde huzurluyduk.

Ben koltuğa oturdum, Ahmet ise hiç düşünmeden kafasını benim kucağıma bırakıp uzandı. Hâlâ üşütüğünden kapüşonunu kafasına çekmişti; battaniyesinin de yarısı hâlâ üzerindeydi.

Tam o sırada Furkan kapıdan içeri girdi, üstü başı çay lekesi doluydu.

Furkan:

— Üstümü değiştirip geliyorum. Daha ölmedim merak etmeyin!

Ahmet hemen başını kaldırdı, mahcup bir yüzle:

Ahmet:

— Kanka… kusura bakma ya. Biraz fazla hapşurdum.

Furkan:

— Oğlum yok bi’ şey! Çay döküldü işte. Sen iyi ol yeter.

Furkan odasına giderken ben Eftel’e döndüm.

— Bizim voleybol maçı ne zamandı?

Eftel:

— Ertelendi. Bizim durum dolayı.

— O yüzden 2 gün sonra.

Tam o sırada omzumda keskin bir sızı hissettim.

Durduk yere gelen bir ağrıydı.

Eftel:

— Ne oldu?

— Omzum yine ağrıdı… sebebi yokmuş gibi.

Eftel hafifçe kaşını kaldırıp düşündü.

Eftel:

— Egenin seni o zaman vurmasının üzerinden çok geçti.

— Bence psikolojik olabilir.

Bir şey diyemedim. Omzumu ovuştururken…

Kucağımda yatan Ahmet bir anda kıpırdamayı kesti.

Bacaklarıma sıcaklık yayıldı. Bir an ürperdim.

— Ahmet… iyi misin?

Elimi hemen alnına koydum.

— Aşkım… yanıyorsun!

Ahmet gözlerini hafifçe araladı.

Ahmet:

— Yoo… iyiyim ben… sıcak bastı sadece…

— Yok! Ateşin var! Dur, ilaç getireceğim.

Koşarak ilaç çekmecesini açtım.

Calpol… İburamin… hepsini aldım.

Kaşığa döktüm.

O sırada Eftel geldi.

Eftel:

— Fena üşütmüşsün Ahmet.

Emirhan da koltuğa yaslanıp:

Emirhan:

— Normal yani… adam 6 saatten fazla ıslak kaldı.

Ben kaşıkla Ahmet’in önüne geçtim.

Ahmet kaşığı görür görmez yüzünü buruşturdu.

Ahmet:

— Ben… ben bunu içmem. midem bulanıyor zaten…

Tam o sırada Adem yanımıza yanaştı.

Ahmet’in kollarından nazikçe tuttu.

Ahmet irkildi.

Ahmet:

— Öyle tutma! Travmalarım canlanıyor!

Gözlerimi devirdim.

— Aşkım saçmalama. Sana bir daha o itler bir şey yapamaz.

— Şimdi aç ağzını.

Adem yumuşak bir sesle:

Adem:

— Hadi oğlum. Bir kaşık sadece.

Ahmet hüzünlü bir ifadeyle:

Ahmet:

— Eğer içirirseniz… hepinizi reddederim…

— Aç.

Ahmet gözlerini kapatıp pes etti.

Ahmet:

— Haa… tamam.

İlk kaşığı içirdim.

Ahmet anında suratını çarpıttı.

Ahmet:

— IĞHHH! Bu ne ya!

Furkan gülerek:

Furkan:

— Kanka suratına bak! Sanki beton kemirdin!

Herkes gülerken ben ikinci kaşığı hazırladım.

Ahmet gözlerini açtı.

Ahmet:

— İkinci mii?! İlkinden zor kurtuldum!

— Bitiyor aşkım, sabret.

Ahmet:

— Allah’ım… beni bir alın buradan…

Herkes kahkaha attı.

Ben ikinci kaşığı da içirdim.

Ahmet tek kaşıkla kıyamet koparmış gibiydi.

Ama ateşi yavaş yavaş düşmeye başladı.

Hepimiz derin bir nefes aldık.

Ben omzumu ovuşturdum, Ahmet ise battaniyeye sarılı şekilde bana yaslandı.

Ev, uzun zamandır ilk kez bu kadar…

sıcak hissediyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.