İçeriğe geç

AŞK-I NEMNU(DİP HİKAYE)-3

Bölüm 28 · 3 dk okuma

AŞK-I NEMNU(DİP HİKAYE)-3

Bölüm 28

DAYANAMAMAK

(Furkan’ın anlatımıyla)

Ameliyathane kapısının önünde Cemre hareketsiz duruyordu. Omuzları düşüktü. Ellerini sıkıca birbirine kenetlemişti. Gözleri kapıya sabitlenmişti ama bakışı boştu. Yanına yaklaştım.

“Böyle olmaz,” dedim sakinçe.

“Biraz yürümen lazım.” Başını çevirmeden cevap verdi.

“Buradayım.”

“Bedenin burada,” dedim.

“Aklın değil. Gel, iki dakika.”

Sessiz kaldı. Sonra ağır ağır ayağa kalktı. Yan yana yürüdük. Kantinde oturur oturmaz dirseklerini masaya koydu.

“Bir şey iç,” dedim.

“Lütfen.”

“Hayır,” dedi hemen.

“İçmicem.”

Kalktım. Çikolatalı süt alıp masaya koydum.

“Gerçekten içemicem,” dedi yorgun bir sesle.

Bardağı elime aldım.

“Uçak geliyor,” dedim.

Kaşlarını çattı.

“Ciddi misin şu an?”

“Pilot benim.”

İstemeden de olsa dudaklarının kenarı kıpırdadı. Çok kısa bir gülüş geçti yüzünden.

“Bir yudum,” dedi.

“O kadar.”

İçti. Bardağı geri itti.

“Tamam.”

Bir süre sessiz kaldı.

“Hep bir abim olsun istemiştim,” dedi kısık bir sesle.

“Buradayım,” dedim.

Çaylarımızı alıp geri döndük. Koridor daha ağırdı. Kimse konuşmuyordu. Ahmet duvara yaslanmıştı. Adem ayakta duruyordu; bakışları sertti, çenesi kilitlenmişti. Tam o sırada koridorun ucundan Emir, Göktuğ ve Ege göründü. Ege kolunu tutuyordu; pansuman için gelmişti belli ki. Ortama bakıp yavaşladılar. Emir, Göktuğ’a eğildi.

“Yanlış zamana mı geldik?” dedi alayla.

Göktuğ güldü.

“Hastane dizisi gibi,” dedi.

“Bir dram müziği eksik.”

Ege istemeden sırıttı.

“Ben sadece pansuman yaptıracaktım,” dedi.

“Yanlış kapı herhâlde.”

Adem bakışlarını Cemre’den ayırmadan duruyordu. Doktor kapıdan çıktı.

“Herkes beni dinlesin,” dedi.

Sessizlik oldu.

“Eftel ciddi bir travma geçirdi,” dedi.

“Göğüs bölgesinde hasar var. İç kanama nedeniyle müdahale edildi. Ancak risk tamamen geçmiş değil.”

Bir an durdu.

“Şu an komada. Bu durum koruyucu amaçlı. Önümüzdeki saatler belirleyici olacak.”

Koridorun havası çöktü. Cemre yerinde duramadı. Bir adım öne çıktı.

“Biliyorum,” dedi kısık ama kararlı bir sesle.

“Hepiniz olan biteni biliyorsunuz.”

Derin bir nefes aldı.

“Ama yine de söylemek istiyorum,” dedi.

“İçimde tutamıyorum.”

“O benim için durdu,” dedi.

“Benim için kendini ortaya attı.”

Adem başını kaldırdı.

“Kes.”

Ses sertti. Cemre irkildi ama geri çekilmedi.

“Benim için sırası,” dedi.

“O içerideyken susamam.”

Adem bir adım attı.

“Yeter,” dedi.

“Daha fazla uzatma.”

Emir arkadan kısık bir kahkaha attı.

“Vay,” dedi.

“Gerilim tavan.”

Göktuğ başını salladı.

“Gerçekten Oscar’lık.”

Dayanamadım.

“Kesin artık,” dedim arkaya dönerek.

“Yer mi burası?”

Emir omuz silkti.

“Şaka yapıyoruz canım.”

Cemre sustu. Gözleri doldu. Bir an hareketsiz kaldı. Sonra geri çekildi.

“Ben bi tuvalete gidicem…” dedi çok kısık bir sesle.

Bir adım attı. İkinci adımda durdu. Dengesini kaybettiğini fark ettim.

“Cemre—” dedim.

Ama üçüncü adımı atamadı. Bacakları boşaldı.Geriye doğru sendeledi. Yere düştü. Başı sertçe zemine çarptı. Bir anlık sessizlik oldu. Sonra… kan. Başının altından hızla yayıldı. Açık renk zeminde koyu bir leke gibi büyüdü. Gözle görülür şekilde çoğalıyordu.

“Cemre!” diye bağırdım.

Ahmet ve ben aynı anda yanına çöktük. Ahmet’in sesi panik doluydu.

“Yavrum,” dedi titreyerek.

“Noldu? İyi misin?”

Yüzüne eğildi.

“Cemre, hadi,” dedi.

“Cevap ver bana. Gözlerini aç.”

Elini yanağına koydu.

“Ne olur korkutma beni,” dedi.

“Bir şey söyle.”

Cemre tepki vermiyordu. Ahmet başını kaldırıp bağırdı.

“Doktor!”

“Kan var! Çabuk!”

Doktorlar koşarak geldi.

“Bayılma,” dedi biri.

“Başını çarpmış. Hemen sedye.”

Cemre dikkatlice sedyeye alındı. Ahmet elini bırakmadı.

“Geçecek,” dedi sesi titreyerek.

“Dayan.”

Ama kendisi de inanmıyordu. Bu sırada Emir boğazını temizledi.

“Biz… gidelim,” dedi.

Göktuğ başını salladı.

“Ege, pansumanı sonra.”

Ege bir an daha baktı, sonra başını eğdi. Üçü geldikleri gibi uzaklaştı. Koridor yeniden sessizleşti.

Eftel içerideydi. Cemre şimdi başka bir kapının ardındaydı. Biz… İki kapının arasında kan, sessizlik ve söylenememiş cümlelerle kaldık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.