İçeriğe geç

AŞK-I NEMNU(DİP HİKAYE)-3

Bölüm 27 · 2 dk okuma

AŞK-I NEMNU(DİP HİKAYE)-3

Bölüm 27

ÖLÜMÜN KIYISINDA

(Adem'in anlatımıyla)

Hastanenin ışıkları göz alıcıydı. Fazla parlak, fazla beyaz. Acil servisin koridorunda beklerken zaman ilerlemiyor, sadece ağırlaşıyordu.

Eftel’i sedyeyle içeri aldıkları an gözümden hiç gitmiyor. Kan içindeydi. Bilinci kapalıydı. Kapılar kapandığında içimde bir şey de kapandı.

Ama dışarıda gerilim bitmedi.

Cemre bankta oturuyordu. Başını dizlerinin arasına almıştı. Omuzları arada bir sarsılıyor, nefesi düzensizleşiyordu.

Bir anda ayağa kalktı.

Elini ağzına götürdü.

Doktor hemen fark etti.

“İyi değilsin,” dedi.

“Gel, seni de içeri alıyorum.”

“Ben iyiyim,” demeye çalıştı ama sesi çıkmadı.

İki adım attıktan sonra eğildi ve yeniden kustu.

Doktor koluna girdi.

“Şok ve mide tahrişi,” dedi.

“Gel.”

Cemre’yi içeri aldılar.

Kapı kapandı.

Koridorda kimse konuşmadı.

Dakikalar sonra kapı açıldı.

Cemre çıktı.

Elinde küçük bir poşet vardı. Serum almamıştı ama yüzü hâlâ solgundu.

Doktor arkasından seslendi.

“Mideyi bastıran ilaç verdim,” dedi.

“Bir de sakinleştirici.”

“Bugün aç kalmasın.”

“Bir süre yalnız bırakmayın.”

Cemre başını salladı.

Tam yanımıza geldiğinde koridorun başında iki polis belirdi.

“Cemre ___ siz misiniz?”

“Evet.”

“İfadenizi almamız gerekiyor.”

Cemre durdu.

“Burada,” dedi.

“Onların yanında.”

Polis not defterini açtı.

“Baştan anlatır mısınız?”

Cemre derin bir nefes aldı.

“Bugün sınav çıkışı,” dedi.

“Ege beni zorla çıkmaz sokağa çekti.”

Emirhan’ın yüzü gerildi.

“Göktuğ da vardı.”

“İkisi iki yandan kollarımdan tuttu.”

Polis yazmayı yavaşlattı.

“Sonra?” dedi.

“Emir geldi.”

“Cebinden viski çıkardı.”

“Burnuma zorla dayadı.”

Cemre yutkundu.

“Koklamaya zorladı.”

“Midem bir anda kalktı.”

“Yere eğilip kustum.”

Furkan başını çevirdi.

“O sırada Eftel geldi,” dedi Cemre.

“Beni o hâlde gördü.”

Polis yazmaya devam etti.

“Eftel Ege’ye saldırdı,” dedi.

“Beni bıraksınlar diye.”

“Ege’yi yere yatırdı, ölesiye dövdü.”

Ahmet gözlerini kapattı.

“Sonra?” dedi polis.

“Göktuğ silahı çıkardı.”

“Eftel’e doğrulttu.”

“Ve vurdu.”

Koridor sessizliğe gömüldü.

Polis defteri kapattı.

“Teşekkür ederim,” dedi.

“Gerekirse tekrar konuşacağız.”

Polisler uzaklaştı.

O an Emirhan bana baktı. Sonra Cemre’ye döndü.

“Biz…” dedi.

“Yanlış konuştuk.”

Ben bir adım attım.

“Haksızdık,” dedim.

“Özür—”

Cemre başını kaldırdı.

Gözleri yorgundu ama netti.

“Eftel benim canım kuzenim,” dedi.

“Söz konusu birbirimiz olduğunda…”

“Birbirimizi koruruz.”

Sesini yükseltmedi.

Ama herkes duydu.

“Ben onun yerinde olsaydım,” dedi,

“emin olun umrunuzda bile olmayacaktım.”

Emirhan dondu.

“Eftel canını ortaya koyduysa,” dedi Cemre,

“ben de aynısını yapardım.”

“Çünkü biz eşitiz.”

Bir adım yaklaştı.

“Biri diğerinden daha önemli değil,” dedi.

“Ne o benden üstün, ne ben ondan değersizim.”

Sesi titredi ama geri çekilmedi.

“Biz aileyiz,” dedi.

“Birbirimizi kurtarıyoruz.”

Sonra arkasını döndü.

Furkan hiç düşünmeden yanına gitti.

Ahmet gözlerini sildi.

Ben ise ilk defa şunu kabul ettim:

Bazı insanlar kahraman olmaz.

Sadece birbirinden vazgeçmez.

Ve bazen en ağır dersler

beyaz ışıkların altında verilir.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.