İçeriğe geç

AŞK-I NEMNU(DİP HİKAYE)-3

Bölüm 16 · 2 dk okuma

AŞK-I NEMNU(DİP HİKAYE)-3

Bölüm 16

SÖZ BİTTİĞİNDE

(Furkan'ın anlaıtımıyla)

Kantinde oturuyorduk ama kimse gerçekten oturmuyordu. Ahmet tezgâha yaslanmıştı, Adem kollarını göğsünde bağlamıştı. Emirhan sandalyeyi ters çevirmişti. Ben ayaktaydım. Çünkü içimde bir şey huzursuzdu.Sonra kapıdan girdiler.Ege, Göktuğ, Emir.Üçünün de elinde kahve vardı. O kadar rahatlardı ki, sanki birazdan olacaklar planlanmıştı. Sanki burası da onların sahnesiydi.Ege etrafa baktı.

“Vay,” dedi.

“Hâlâ dağılmamışsınız.”

Göktuğ güldü. Emir kahvesinden yavaşça bir yudum aldı.Ahmet başını kaldırdı.

“Ne istiyorsunuz?” dedi.

Emir dudak büktü.

“İstemek mi?” dedi.

“Yok. Biz artık istemiyoruz. Biz sonuçlara bakıyoruz.”

Adem öne çıktı.

“Defolun,” dedi.

“Burada işiniz yok.”

Göktuğ kahvesini masaya koydu.

“Bak sen,” dedi.

“Koruma bile ayarlamış.”

Emir Ahmet’e döndü.

“Sen anlatınca bir şeylerin değişeceğini mi sandın?” dedi.

“Bak hâlâ buradayız.”

Ahmet doğruldu.

“Anlatmak korktuğum için değildi,” dedi.

“Susmak zorunda kaldığımız içindi.”

Emir güldü. Ama bu gülüşte eğlence yoktu.

“Bak hâlâ konuşuyor,” dedi.

“Delik deşik olup hayatta kalınca insan kendini önemli sanıyor galiba.”

O cümle havada asılı kaldı.Ben bir adım attım.

“Yeter,” dedim.

“Bu kadar.”

Emir bana baktı.

“Karışma,” dedi.

“Bu senlik değil.”

Sonra Ahmet’e yaklaştı.

“Canın hâlâ acıyor mu?” dedi.

“Göğsün mesela.”

Ahmet’in çenesi kilitlendi.

“Geri çekil,” dedi.

“Son kez söylüyorum.”

Emir bir adım daha attı.

“Yok,” dedi sakince.

“Bugün geri çekilmeyeceğim.”

O an oldu.Kim vurdu, kim itti bilmiyorum.Ama bir anda Ahmet Emir’in yakasına yapıştı.Kahve yere düştü. Bardak devrildi. Sesler birbirine karıştı.Emir yumruk savurdu. Ahmet karşılık verdi.İkisi de kontrollü değildi artık.Masalar itildi. Sandalyeler devrildi. Adem araya girmeye çalıştı, Göktuğ onu itti. Emirhan birini geriye çekti. “YETER!” diye bağırdım ama kimse duymadı. Ahmet Emir’i duvara yasladı. Emir dizini kaldırdı. Ahmet geri sendeledi ama düşmedi.İkisi de nefes nefeseydi. Gözleri kararmıştı. Bu bir “kavga” değildi artık; bu biriken her şeyin patlamasıydı.Sonunda öğretmenlerin sesi duyuldu.

“NE OLUYOR BURADA!”

Emir geri çekildi. Ahmet olduğu yerde kaldı.Göğsü hızlı hızlı inip kalkıyordu. Yüzü bembeyazdı.Elini göğsüne bastırdı. Ama bu sefer kan yoktu.Sadece mide bulantısı.

“İyi misin?” dedim.

Başını salladı ama gözleri odaklanmıyordu.Ve o an anladım:Bu iş burada bitmeyecekti. Sadece şekil değiştirmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.