İçeriğe geç

AŞK-I BERDEL

Bölüm 9 · 5 dk okuma

AŞK-I BERDEL

Bölüm 9

9.Bölüm

Sıradan bir kafeye gelmiştik ama dekorasyonu çok güzeldi. Masaya oturur oturmaz Boran kahve söylemişti. Bana da elmalı soda. Pek sevmem aslında ama... adet yerini bulsun diye bir tabir vardır tam da o yüzden.

Beyza çok geçmeden gelmişti. Bir çay da o söyledi. Ben Beyzaya Beyza bana bakıyordu. Boran ikimizide dikizliyordu.

-Gelinlik bakmak için mi çağırdın abi?

Dedi Beyza. Çok meraklıydı ya.

-Evet abicim.

Diyerek sözüne devam etti Boran.

-Gidelim hemeeeeenn!! Dedi Beyza sevinçle

-Çok heyecanlısın Beyza.

Dedim suratımı ekşiterek. Kendi evlense ancak bu kadar olurdu. Masadan kalkarak yanıma geldi. Kolumdan çekiştirerek beni kaldırdıktan sonra Borana dönüp el salladı.

Valla gidiyorduk. Bu kız beni deli edecek ya. Boran da arkamızdan geliyordu. Beyza beni ön koltuğa oturturken kendisi de bir yandan abisiyle didişmekle meşguldü. Ben kemerimi taktıktan sonra. Boran da sürücü koltuğuna yerleşip arabayı çalıştırdı.

-Sağda solda erkek görmeyeceğim Şilan. Duydun mu?

Dedi beni uyararak. Kimse bana emir veremezdi.

-Ne yapmamı bekliyorsun? dedim yüzümde ki alaycı ifadeyle.

-Kafana poşet takıp gezmeni.

-Senin saçma sapan fikirlerini dinleyecek halim yok. İndir beni.

Dedim kapıyı açmaya çalışarak. Ani bir refleksle kilitlemişti kapıları.

-Aç şu kapıyı inicem!

-Hiç bir yere gidemezsin! Otur oturduğun yerde!

Beyza arka koltuktan atlamıştı söze.

-Ayy ne güzel kavga ediyorsunuz! Çok tatlısınız Maşallah sizee..

İkimiz de Beyzaya dönmüş bakıyorduk. Sinirli bakışlarımızdan anlamış olacak ki önünde dönüp;

-Aman banane!

Dedi. Bende elimi arabanın kapısından çekmiştim. Çarşıya gelince araba durdu ve biz indik. Tam adım atacaktım ki Boran önümü kesti.

-Yüzüğün nerde?..

-Yedim!

Mırıldanıyordu.

-Küfür Şilan Küfür!!

-Sabır Boran Sabır!!

Diyerek yoluma devam ettim.

3 tane dükkan gezmiştik ama Beyza hiç bir yerde ki modelleri bana yakıştıramıyordu. Sanki ben çok önem veriyordum gelinliğim yakışacak mı yakışmayacak mı diye. Zaten işin ciddiyetini algılamakta zorluk çekiyordum. Dokunsalar ağlayacaktım.

Son dükkana girmiştik. Beyza vitrinden tam tamına 7 tane gelinlik seçmişti denemem için. İlki balık modeldi. Güzeldi fakat sanki çok dardı basen kısmı. Diğerleri de hep aynı modelin farklı taşlısı farklı dantellisi falan. Uzun uğraşlar sonucu giydiğim son gelinlikle aynada kendime baktım. Gerçekten de çok güzeldi. Eğer gerçekten sevdiğim adamla evleniyor olsaydım bu gelinlik benim tercihim olabilirdi. Aynada kendime son bir kez daha baktıktan sonra dışarıya çıkmak için gelinliğin önünü düzelttim.

Kabinden adımımı atar atmaz Beyzanın çığlıkları etrafı sarmıştı bile. Ama atladığım birşey vardı. Boran buradaydı ve tam iki dakikadır bakışıyorduk. Beyzanın ikinci bir "Harika olmuş" çığlığından sonra kafasını çevirmişti.

-Bu ne kızım ya! Hiç yakışmamış çıkar şunu.

Dedi Boran. Sinirle bakarken. Yalan söylüyordu. Çok güzel olmuştu. Aman güzel olursa da olsundu yeter artık cidden. Daha fazla buna katlanamayacaktım. Kabine girmek için arkamı dönerken Kaanın sesi yükselmişti.

"Çok yakışmış iki gözüm!"

Arkamı dönmeye cesaretim yoktu. Gerçekten buna dayanamazdım. Ama Boranın ona saldırmasına asla dayanamazdım. Yavaşça arkamı döndüm. Boranın gözleri ateş gibi parıldıyordu. Önce bana baktı. Sanki birşeyler söylemek istercesine. Ama benim söyleyeceğim şeyler zaten onun umrunda olmuyordu.

"Şilan'ım"

Dedi Kaan bana yaklaşırken. Önüme kadar gelip elini uzatmıştı bana. Boran şaşkınlıktan mı yoksa daha fazla ne kadar ileri gidebilir düşüncesinden mi bilinmez hala izliyordu bizi.

Kaanın son yediği dayaktan bu yana pek iyileştiği söylenemezdi. Kaşında ve dudağında patlaklar vardı. Elimi yavaşça Kaanın patlamış olan kaşına değdirdim.

"Acıyor mu?"

Dedim sessizce.

"Hayır acmıyor. Sen dokundun ya geçti bütün acılar"

Dedikten sonra Boran bir adım atmıştı. Boynunu bir sağa bir sola çevirip kütlettikten sonra ben kavgaya hazırım der gibi atlamıştı Kaanın üzerine. Beyza ve ben çığlık çığlığa onları ayırmaya çalışıyorduk.

Benim üzerimde ki gelinlik ise buna hiç müsait değildi.

"BORAN!"

Diye çığlık atmamla kısa bir süreliğine bana dönmüştü.

"Ne yapıyorsun ya sen? Psikopat mısın? Onun buraya gelmesi bizim evleneceğimiz gerçeğini değiştirmiyor Boran!"

Boran sessizce Kaanın üzerinden kalkıp dışarıya çıktı. Kaan ise hala yerdeydi. Elimi uzatıp Kaanı kaldırdıktan sonra ona da gitmesi için yalvarmıştım resmen.

"Kaan evleniyorum ben artık insanlar ne der sana... bana... yapma artık bunu"

"Git dersen giderim! Ama asla dönmem Şilan!"

"Git"

Dedim içim kan ağlayarak. Başka ne diyebilirim ki? Kocam olacak insanın önünde sevgilime kur mu yapacaktım. Keşke ölsem de kurtulsam artık.

Boran içeri girmişti. Hala çok sinirliydi.

"Sikerim bu çocuğu da sülalesini de cibiliyetini de! Yetti artık dayak yemekten de anlamıyor."

"Yobaz!"

Dedim bağırarak. Gözlerini önce sımsıkı kapattı. Sessizce Beyzaya çıkmasını söyledikten sonra teke tek kalmıştık.

Beni kolumdan çekerek kabine sokmuştu zorla. Kocaman gelinlikle o kabine zaten sığmıyordum birde ikimiz birden girince nefes alacak yer kalmamıştı.

"Aç şu kapıyı bak bayılıcam şimdi!"

Dedim Boranı itleyerek.

"Şilan! Yanında erkek görmek istemiyorum dedim sana demi? ERKEK GÖRMEK İSTEMİYORUM!"

"BENDE SENİ GÖRMEK İSTEMİYORUM AMA MECBURUM!"

Dedim son aldığım nefesle. Oksijenin tükendiğini hissetmiştim. Gelinliğin üzerine yığıldım. Boranın kapıyı açıp geri çekilmesi bile fayda etmemişti. Zorlukla nefes almaya çalışıyordum. Nafile.. hala doğru dürüst nefes alamıyordum. Gelinliğin ipleri iyice sıkmaya başlamıştı ve bu benim nefes almamı daha da zorlaştırıyordu.

Boran beni kucağında kabinden çıkardıktan sonra orada duran Koltuğun üzerine yatırmıştı, çalışanlar da başımıza toplanmıştı. Birisi kolonya birsi su uzatıp duruyordu. Gözlerim kapanacak vaziyete geldiğinde gerçekten artık nefes alamıyordum. Son gücümle Borana döndüm.

"Ge.. gelinlik Boran! Sıkıyor nefes alamıyorum"

Boranın eli hızlıca sırtımda ki iplere kaymıştı. Beyza ipleri çözmeye çalışırken diğer çalışanlar da makas bulmaya çalışıyordu.

"Siktiğimin gelinliği! Fermuarlı olmuyor mu bu! Yapacağınız gelinliği de siz de sikiyim!"

Derken Boran ipleri açmayacağını farketmiş olmalı ki önce çalışanlara dönüp sonra bana bakmasının ardından eliyle gelinliğin iplerini ve kumaşını boydan boya parçalamıştı.

Ben derin bir nefes alırken çıkardığı ceketini hızlıca üzerime örttü. Çalışanlara dönmüştü bu sefer.

"Ücreti sorun değil. Bu gelinlikten bir tane daha istiyoruz. Mümkünse karımın ölçülerini aldıktan sonra diktirin gelinliği"

Çalışanlar hep bir ağızdan.

"Tabii efendim hanımefendi kendine gelsin alalım ölçülerini. Siz nasıl isterseniz öyle yaparız"

Demişlerdi. Ben kendime gelmek için derin derin nefesler alıp veriyordum. Beyza avcuna döktüğü suyla benim yüzümü ıslatıyordu.

Bölüm sonu

16 yorum