İçeriğe geç

AŞK-I BERDEL

Bölüm 50 · 5 dk okuma

AŞK-I BERDEL

Bölüm 50

50.Bölüm

Bağırarak yere çöküp dizlerimi karnıma çektim. Başımı da dizlerim arasına almış gözlerimi sıkı sıkı kapatmıştım. Patlama sesi duyuldu. Kulaklarım çınlıyordu. Boranın sesi kulak çınlamalarımla karıştığı esnada kafamı kaldırdım. Beyza çığlık çığlığaydı. Beni kurtarmak için Esmayı silahı tuttuğu kolundan vurmuştu.

Boran koşarak beni sarıp sarmaladı. Ardından kucaklayıp arabaya bindirdi. Beyzada bizimle geliyordu.

"Şilan iyi misin''Dedi Boran titreyen eliyle saçlarımı yüzümden çekerken. Cevap vermedim. Daha doğrusu cevap vermek içinde takatim yoktu.

"Sevgilim..."Tekrar konuştuğunda endişelenmemesi için cevap vermek zorundaydım.

"Ben iyiyim."

"Şükürler olsun! Merak etme şimdi hastaneye gidiyoruz. İyi olduğundan emin olucaz."

Beyzanın gözleri kızarmıştı. Elinin tersiyle yüzünü sildikten sonra bana döndü.

"Çok korktum Şilan. Sana bişey olucak karnında ki bebeğe bir zarar gelicek diye çok korktum."Ağlayarak konuşuyordu. Gözlerimden bir damla yaş süzüldü. Beyzanın elini tuttum.

"İyiyim bitanem. Bebeğimin ve benim canımı kurtardın. Sen bizim kahramanımızsın."Boran alnıma bir öpücük bıraktı.

"Esma ne olacak abi?"Dedi Beyza.

"Merak etme ben halledeceğim şimdilik elimizden geleni yapalım da başın belaya girmesin."

"Ölürse ölsün! Dünya bir pislikten kurtulur"

Hastaneye yaklaşmıştık ki pantolonumun kan içinde olduğunu gördüm. Boran da farketmemişti. Hışımla Boranın kucağında doğruldum. Korku dolu göze bakıyordum ona.

"Ne oldu? Neyin var? Sancı mı yoksa?"

Boran da telaşlanmıştı. Bacaklarımı işaret ederk elimle pantolonuma dokundum. Elime bulaşan kana dehşetle bakıyordu Boran.

"Hayır!! Hayır bu olamaz!"

Boranın gömleğinin önü de kana bulanmıştı. Hastanenin önünde durunca alel acele arabadan inip beni gelen sedyeye yatırdı.

"Hiç bişey olmayacak tamam mı. Sakın korkma. Bebeğimizin gitmesine izin vermem."

Hızlıca Acil servise alınmıştım. Kanama hala devam ediyordu. Çok geçmeden Cihan gelmişti. Dehşetler içinde kalmıştım. Boran dışarda kıyametleri koparırken doktor olarak Cihanın gelmesi beni korkutmuştu.

"Neden buradasın?"Dedim inleyerek. Artık sancım vardı.

"Artık burada çalışıyorum çünkü."

"Ne demek burada çalışıyosun? AHHH!"

"konuşmayı bırak da kontrol edeyim seni."Susmuştum. uzunca bir kontrolün ardından sessizliği bozdu.

"Acilen yoğun bakıma almak zorundayım seni. Bebeğin anne karnında ölüm tehlikesi var. Aşırı kanaman olmuş. Bebek rahimde tutunamaz."

"O iyi mi?"Dedim dişlerimi sıkarak.

"Değil Şilan. Hiç iyi değil sana dikkat etmen gerektiğini söylemiştim. Ama sen beni dinlememişsin"

Sancılar içerisinde kıvranırken Boran daha fazla dayanamayıp bodoslama içeri daldı.

"Tamam mı baktın mı neyi var? Söylesene!"

"Yoğun bakıma alıyoruz Şilanı."Dedi Cihan hemşireyi işaret ederek.

"Bişey söylesene!"Diyen Boranın sabrı tükenmişti.

"Şilan yoğun bakıma alınırken biz odama geçelim. Orada konuşalım."Dedi Cihan sedyeyi ittirerek.

Apar topar yoğun bakıma alınmam hem psikolojik hem de fiziksel olarak beni etkilemişti. Hemşirenin dediklerine göre yatakta sağa sola bile dönmemem gerekiyordu. Hemşire gidip Yerine Boran geldiğinde üzüntü içerisinde olduğunu anlamıştım. Gözleri kızarmıştı Boranın.

"Boran...Üzülme lütfen. Ben iyiyim bebeğimiz de iyi olacak sana söz"Diyerek Borana destek olmaya çalışıyordum. Boran ise hiç sesini çıkarmıyor olduğu yerde gözlerini gözlerime dikmekle yetiniyordu.Yaklaşık 2 dakika sonra yanıma yaklaşıp elimi sıkıca tutmuştu.

"O iyi olacak değil mi?"

Gözünden bir damla yaş süzülmüştü. Boranın hiç böyle görmemiştim yemin ederim bu halini hiç görmedim. İçim paramparça olmuştu. Yorgun bedeni dizleri üzerine yığılmış yere çökmüştü. Elleri titriyor gözlerinden hüzün akıyordu. Bunu haketmemiştik en çok da Boran haketmemişti. Baba olacağını duyduğu andan itibaren yaşadığı mutluluğu sevinci kaybetmek üzereydi. İki elimle Boranın yüzünü avuçlarım arasına aldım. Saçlarını okşamaya başladım. Bir nebze de olsa iyi gelebilirdi.

"Boran.."Gözlerini bana çevirmişti.

"Ben bu bebeğin annesiyim değil mi?"

"Evet" dedi sessizce.

"Anneler her şeyi hisseder. Bende hissediyorum iyi olacak mercimek. Ama sen böyle yaparsan dünyaya geldiğinde babasını yorgun bir savaşçı olarak görmek istemez değilmi bebeğimiz. Sen onun kahramanısın... Benim de canım"Boranın yüzüne bir tebessüm yerleşmişti.

"Kahramanım diyecek mi bana mercimek?"Dedi gözleri dolu dolu.

"Diyecek tabi. Babalar çocuklarının her zaman kahramanıdır"Dedim bende gülerek.

"O zamann söyle mercimeğe babası onu çok seviyor."Bugünleri de beraber atlatacaktık. Sorunlarımızın çoğundan kurtulmuştuk.

"Yoo niye ben söyleyeyim. Gel kendin söyle."Diyerek ellerimle karnımı işaret ettim.

Boran çok geçmeden kafasını karnıma koymuştu.

"Bebeğim.. baban seni çok seviyor. Annen de öyle. Bizi bırakıp gitme olur mu?"

Boran konuşurken ellerimle saçlarını sevmeye devam ediyordum. Yüzünü bana çeviren Borana baktım.

"Ne diyor?"

"Annem çok nazlı diyor."Dedi Boran gülerek.

"Aaa zıpıra bak sen ya! Sen karnında taşı ölümden dön kalksın babasının destekçisi olsun! Olacak iş değil."

"Tabi babasını destekçisi olacak." Dedi Boran gözleri ışıldayarak.

"Doğurmuyorum o zaman. İçimde kalsın" Dedim gülerek.

"Bu pek mümkün değil karıcığım. Mecbur çıkacak yani bir şekilde."

Boran eliyle ağzını kapatmış kıs kıs gülüyordu. Biz gülüşürken odaya Beyza girmişti. Hala ağlıyor olması benim de hormonlarımı tetiklemişti. Ağlamaya baslamak üzereydim.

"Abi Babam seni görmek istiyor"

Dedi Borana sessizce. Boran alnımdan öpüp odadan cikarken Beyza Boranın hemen ardından kapıyı kapatıp yanıma gelmişti.

"Nasılsın?"Dedi buz gibi elleriyle ellerimi sararak.

"İyiyim Beyza... Asıl sen iyi misin?"Cevap vermedi. Odada bir o yana bir bu yana gidip geliyordu. Dayanamayıp durmasın istedim.

"Ay yeter valla başım döndü Beyzacım. Hadi gel anlat ne olduğunu birlikte çözmeye çalışalım."

Beyza yanıma gelip oturduğunda odaya Cihan girdi. Neden tam da böyle zamanlarda odaya pat diye dalarsın ki!?

"Rahatsız etmedim inşallah."Dedi yüzüme bakarak. Bir tepki arıyordu yüzümde.

"Sayılır. Ne oldu?"

"Odana kimse girmemeli Boran da dahil bunu söylemek için gelmiştim ama odaya giren çıkan maşallah"

Dedi Beyzayı işaret ederek. Beyzaya baktım yüzü kireç gibi kaskatı kesilmişti. Ne olursa olsun onu dinlemem gerekiyordu. Aklını kaçırmak üzere olduğu her halinden belliydi.

"Cihan bize sadece 1 saat izin ver. Söz veriyorum sonrasında gidecek."

Uzun bir sessizlikten sonra Cihan yanıt verdi.

"Sadece 1 saat ona göre."

"Tamam."

Cihan kapıyı kapatır kapatmaz Beyzaya döndüm.

"Evet seni dinliyorum canım."

"Şilan sen benim hep en yakın arkadaşım oldun beni hiç yanlız bırakmadın. Bu sefer de yanlız bırakmazsın demi?"Dedi buruk bir sesle.

"Tabiki yanlız bırakmam Beyza'm"

"Şu durumda beni anlayabilecek tek kişi sensin zaten."

"Evet canım arkadaşım."

"Şilan.... Ben hamileyim"

Evett bir bölümün sonuna daha geldik. Bölümü beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın💜 Sizleri çok seviyorum🌸Hala takip etmeyen arkadaşlarım var. Bana destek olmak için takip etmeyi unutmayın lütfen.

Bölüm sonu

26 yorum