İçeriğe geç

AŞK-I BERDEL

Bölüm 46 · 5 dk okuma

AŞK-I BERDEL

Bölüm 46

46.Bölüm

Boran uzun bir süre gelmeyince bende duşa girmekten vazgeçip aşağıya indim. Salonda Leyla Mehmet Ağa ve Hazar Ağa vardı. Hepsi bir koltuğa dizilmiş Boran ise tekli koltukta onlara bakıyordu. Beni gören Boran yanını işaret etti. Usulca gidip yanına dikildim. Hazar Ağa bir bana bir Boran'a bakıp güldü.

"Oğlum bu ne hal?"

Boranla birbirimize baktık. Üstümüz başımız hala toz toprak içindeydi ve çok komik duruyordu.

"Şey oldu....."

Dedim durumu idare etmek için. Hazar Ağa sözümü kesti.

"Çocuk gibi kumlarla mı oynadınız"

Bir yandan gülüyordu. Bende hiç bozmak ustemedim.

"Aslında tam öyle olmadı."

Dedi Boran biraz ciddileşerek.

"Nasıl olmuş kocam?"

Dedim Boran'a dönüp.

"Ben karıma bahçe işlerinde yardım ediyordum. O yüzden böyle ikimiz de toz toprak içindeyiz."

"Evet evet öyle oldu."

Dedim başımı sallayarak. Hayır babacım oğlunun toprak fantezisi vardı biz biraz içinde debelendik diyemezdim sonuçta.

Leylanın gözleri ben ve Boran arasında gidip geliyordu.

"Neyse oğlum. Biz bugün hayırlı bir iş için geldik buraya."

Dedi Mehmet Ağa.

Boran hiç ciddiye almamış gibi elimi tutuyordu. Hala hamile olmamın sersemliği vardı üstünde.

"Maalesef olmaz dedecim."

Dedi Boran ayağa kalkarak. Mehmet Ağa da ayağa kalkmış eliyle de Leylanın kalkmasına yardımcı olmuştu. Bir yanda Boran diğer yanda Leyla dikiliyordu. Mehmet Ağa da tam ortalarında ikisine de eşit mesafedeydi.

"Oğlum biz sana resmi nikah mı kıy diyoruz? İmam nikahı kıyalım gitsin."

Mehmet Ağa'nın dedikleri beynimin içinde dönüp dururken benim midem de beynim gibi bulamaç olmuştu.

"Evime bunu söylemek için geldiysen boşuna yol gelmişsin dede."

Boran bana baktı. Gözlerimele söyleyebiliriz işareti yaptıktan sonra bir iki adım atıp Boran'ın yanına geçtim.

"İmam dışarda bekliyor."Demişti Mehmet Ağa.

Boran şok olmuş bir şekilde Mehmet Ağaya bakarken ben Leyla'ya yaklaştım;

"Ya sende hiç utanma arlanma yok mu?"

Diyerek kolundan tutup kapıya doğru sürükledim. Evden dışarıya atacaktım.

"Ne utanıcam be!"Leyla kolunu elimden kurtarmıştı.

"Doğru sen utanmak nedir bilmez-"

Diyecekken Leyla'nın üzerine kustum. Dehşet içinde bana bakıyordu. Ben daha kafamı kaldırmadan Boran yanımda bitmişti.

"İyi misin bitanem?"Eliyle ateşime bakıyordu.

"İyiyim iyiyim"Leyla çığlık çığlığa feryat ediyordu.

"Seni rezil! Pis iğrençsin! İĞRENÇ!"

önce Leyla'nın üstüne sonra da parkelere bakıp Boran'a döndüm;

"Aşkım parkelere bişey olmamıştır değil mi? Önemli olan parkeler."

Dedim gülerek. Boran da beni anlamış olacak ki Leyla'nın üstüne başına bakıp;

"Aşkım bence kusmuğuna yazık olmuş gibi ama napalım bu seferlik böyle olsun."

Boranla kahkaha tufanına tutulmuş vaziyetteyken Mehmet Ağa gürledi;

"Bu ne ahlaksızlık! Karı Koca edepsizleşmişsiniz siz!"

Boran beni de çekiştirerek Mehmet Ağa'nın yanına getirmişti.

"Dede benim karım hamile! Sevinçli bir şekilde söylemişti bunu.

"O yüzden siz bu kadını kakalayacak başka birisini bulsanız çok iyi olur çünkü ben ne karımdan ne de bebeğimden vazgeçerim bunu da bilmiş olasın!"

Diyerek devam ettikten sonra Hazar Ağa sevinçle;

"Allah'ım! Sen dualarımı kabul Boranıma evlat nasip ettin bende 40 koyunu sana kurban edeceğim"

Mehmet Ağa da sevinmişti. Ne yalan söyleyeyim hiç bu kadar sevineceğini tahmin etmemiştim.

"Babam. Bende baba oluyorum artık."

Diyen Boran Hazar Ağaya sarılmıştı. Hazar Ağa Boran'ın sırtını sıvazlarken hala dua ediyordu.

"Tamam tamam haydi biz gidelim sizde şu üstünüzü başınızı temizleyin."

Dedi Hazar Ağa bir müddet sonra. Boran kafasını sallayarak onayladıktan sonra Mehmet Ağa ve Hazar Ağa kapıya doğru ilerledi. Bende koşarak mutfaktan biraz kağıt havlu alıp Leyla'ya uzattım. Almak istemeyince bende kendim halletim.

Kağıt havluyla beraber kusmuğu Leyla'nın üzerine daha çok yaydıktan sonra;

"Hah şimdi çok daha iyi oldu!"

Diyip arkamı döndüm. Oda Mehmet ve Hazar Ağa'nın ardından kapıyı çarpıp çıkmıştı. Boranla birlikte banyoya doğru ilerledik. Kapıyı açar açmaz saçımda ki tokayı çıkardı.

"Geç bakalım."

Diyerek küveti işaret etmişti. Bende üzerimdekileri çıkarıp küvetin içinde ki suya girdim. Sıcak su bütün vücudumu sararken Boran da küvete girmiş elinde ki duş başlığından akan suyla yüzümü yıkıyordu. Biraz önce salonda kustuğum için ağzım yüzüm kötü durumdaydı.

Yavaş yavaş saçlarımı ıslatan Boran gülüyordu.

"Ne gülüyosun?"Dedim kızarak.

"Aşkım çok güzel bir anda kustun yanlız."Kahkaha atarak söylemişti bunu.

"Ya aşkım valla bilerek ayarlamadım. Senin bebeğin kurmuş bütün planı"

Dedim gülerek. Diğer yandan elimde ki köpükle baloncuk yapmaya çalışıyordum. Boran saçımı yıkadıktan sonra bütün kumlarımdan arınmıştım.

Bende Boran'ın saçını yıkamaya koyulmuştum. Ben onun saçını yıkarken o beni belimden sıkı sıkı tutuyordu.

"Aaa çok sıktın Boran."Dedim geri çekilerek.

"Kayıp düşme diye hayatım."

"Tamam ama çok sıkma vallahi doğurucam şimdi."

"Doğurucaksın mı? Ama ekonomi çok kötü aşkım bu zamanda çocuk doğurmak olmaz"Boran hain hain gülüyordu ama hala ne dediğini anlamamıştı.

"Ne diyosun sen?"Dedim elimde ki köpüğü Boran'ın yüzüne sürerek.

"Hiiiç aşkım. Ne diyeyim karımın lafının üstüne laf söyleyemem."

"Sen yine benimle alttan alttan dalga geçiyosun ama hadi hayırlısı."

Diyerek Boran'ın saçını duruladım. Banyodan çıkıp giyinme odasına geçmiştik. Boran nerede kalın uzun kollu şey varsa onları giydirmek için diretiyordu. Pişmek istemiyorum ben!

"Sen çık bakayım şuradan aaa daraltı geldi Boran!"

Boran somurtarak yatmaya giderken bende rahat bir şeyler bulup yatağa girmiştim. Boran'ın göğsüne kafamı koymuş elini de sıkı sıkı tutmuştum. Islak saçlarım onu hiç rahatsız etmemişti.

Sabah;

Boran'ın zorla uyandırma çabaları işe yaramış ve uyanmıştım. Mızmızlanarak giyinip kahvaltıya indikten sonra hastanenin yolunu tutmuştuk. Daha hastaneye girer girmez herkes selam vermişti. Eee doktor karısıyım sonuçta dedim kendi kendime gülerek. Bir kaç hemşire dışında gözüme batan bir şey olmamıştı. Biz kadın doğum katına giderken hemşireler kendi aralarında "Boran Bey'in karısımı bu" diye konuşuyordu.

Şansımız vardı ki henüz hiç kimse yoktu. O yüzden rahat rahat gidip kontrol olabilirdik. Boran önce kapıyı çalıp içeriye girdi ve arından ben. Doktorla biraz muhabbet ettikten sonra.

"Biz kontrol için geldik. Eşim hamile."

Demişti. Doktor kadındı önce bana sonra Boran'a bakıp tekrar önüne döndü.

"Karnınızı açıp şuraya uzanın geliyorum ben."

Sedyeye uzandıktan sonra Boran elimi avuçları arasına almış heyecanla birazdan olacakları bekliyordu. Doktor yüzüme bile bakmamış bir anda jeli karnıma boca etmişti. Ben şaşkınlıkla izlerken o hiç bir şey yokmuş gibi davranıyordu. Bir iki dakika sonra bizim miniğimiz ultrasonda gözükmüştü.

"İşte bebeğiniz."

Diyerek eliyle bir karaltıyı işaret etti. Boran pür dikkat bakıyordu. Gülerek;

"Sanki çok bişey anlıycan da bakıyosun aşkım ya"

Dedim. Boran hiç bozuntuya vermeden bakmaya devam ediyordu.

"2 aylık"Diyen doktora şaşkın şaşkın bakan Boran bana dönüp;

"2 Ay olmuş yeni mi hamile olduğunu anladın sen?"

"Aşkım nerden bileyim Allah Allah! Vahiy mi geliyo bana Şilan hamilesin diye?"

Dedim gülerek. Bir yandan elimde ki peçeteyle karnımı silmeye çalışıyordum. Boran elimde ki peçeteyi almış kendi silmeye başlamıştı.

"Hiç mi anlamadın aşkım ya! Sen kaçırıldın ya o zaman bişey olsaydı."

"Aşkım olsaydı da taktir-i ilahi yapacak bişey yok öğrenmek yeni nasip oldu napalım."

"Bundan sonra her şeyi daha dikkatli yapıcaz."

"Tamamm"

Diyerek ayaga kalktım. Biz çıkarken doktor Boran'ın elini sıkmak için elini uzatmıştı. Boran ise benim çantamı almayı tercih edip önden çıkıp gitmişti. Havada kalan eli

geri çevirmemek için ben tuttum.

"Şilan Maraz. Boran'ın karısıyım."

"Sen... Kimsin ya?"

"Anlamadım?"

Dedim garip bir ifadeyle. Kadın yerinden kalkip kapıyı kapattıktan sonra bana döndü.

"Ben....."

Bölüm sonu

9 yorum