İçeriğe geç

AŞK-I BERDEL

Bölüm 4 · 6 dk okuma

AŞK-I BERDEL

Bölüm 4

4.Bölüm

Aşağıdan sesler geliyordu. Boranın sesi. Ben her sabah bu adamın sesini duymak zorundamıyım kardeşim ya. Yataktan fırladığım gibi avluya koştum.

"Ne var be ne bağırıyon sabahın köründe tavuklar gibi. Kargalar kahvaltı etmedi daha"

"Ooo Şilan hanım hiç uyanmasaydın şimdi akşam ezanı okunacak. Birde sabahın körü diyor rahatlığa bak"

Cidden de öyleydi. Bu kadar uyuyacak ne yaptım ki ben. O kadar da yorulmadım. Sadece geç döndük eve.

"Meraktan öldüm be kızım. Gece mesaja görüldü attın. Sabah 120 kere aradım açmıyosun da. Başına bişey geldi sandım."

Telefona baktım.

"121 defa aramışsın"

"Bak bide kafa buluyo benle. Kızım ben manyağım biliyormusun katil etme beni"

"iyi tamam"

Beni baştan aşağıya süzdü;

"Sen niye üzerine bişey giymeden aşağıya iniyosun?"

Sabahlığım yoktu. ince askılı tişörtüm bide pijamam vardı.

"Ne diyosun be!?"

"Çabuk odana çabuk dedim"

"Ya sanane kardeşim"

Kolumdan çekiştire çekiştire odama götürüp. Hırkamı giydirdi.

"Şimdi oldu"

"Ruh hastası ya"

"Annenler bizde"

"Sebep"

"Babam yemeğe çağırdı"

"Iyi alıştılar bunlar da"

"Sen bişey de yememiştirsin şimdi"

"Yerim şimdi"

"Dana gibi yatmaktan yemek yemeye vaktin olmamıştır"

"Bana dana diyene bak ayısın oğlum sende. Ayı ayı"

"Mutfağı göster bana"

"Kör değilsen görürsün"

"Körüm ben"

Mutfağa gidiyorduk. İçeri girince acıktığımı hissettim. En sevdiğim yemek makarnadır. Bu mükemmel pijama konseptiyle de en güzel makarna yenir.

"Makarna yiyoruz"

"Salçalı" dedim Boranın fikrini sormadan.

"Bool salçalı" dedi beni onaylayarak.

Makarnayı yapmaya koyulduk. Ben suyu kaynamaya koyduktan sonra avluya tabakları götürdüm. Sofrayı kurmaya başladım. Boran salata yapıyordu. Su kaynayınca makarnayı haşlanması için döktüm. Dökerken çok hızlı döktüğüm için sıcak su elime sıçradı. Ben çığlık atarken Boran elimi soğuk suyun altına soktu.

"Ah be kızım ah niye dikkat etmiyorsun ki. Şimdiden böyle yaparsan evlenince napıcaz biz seninle?"

"Benimle evlenmemek için bir neden daha"

"Seninle evlenmemek için nefes alman bile bir neden Şilan."

"Aynen canım"

"Sen şimdi makarna sosunun tarifini oku bana"

"Bakıyım"

"Dinliyorum"

"-1 yemek kaşığı domates salçası""

"-Yarım yemek kaşığı biber salçası"

"-1 yemek kaşığı tereyağı"

"-2 diş sarımsak bide tuz"

"Tamam geç sen masaya geliyorum ben"

Masaya gidip suları doldurdum. Salatayı limonladım. Ortam loş olsun diye ışıkları değil de mavi-yeşil ışıklandırmaları açtım. Ilık bir rüzgar vardı. Saçlarımın arasından bedenime sızıyordu.

Boran elinde tencereyle gelene kadar. Herşey çok güzeldi.

"Beş dakika geç gelsen olmuyor mu?"

"Olmuyor canım"

"Iyi koy şu makarnadan da yiyelim artık. Midem sırtıma yapıştı"

Makarnayı koyarken söyleniyordu.

"Ne için geldim ne yapıyorum"

"Ne için geldin Boran ağa"

"Seni uyandırmak için annen kontrol etmemi istedi"

"Tabii tabii sen şuna seni görmek istedim desene"

"Uzatma"

Daha fazla konuşamayacaktım zaten. Tabağıma odaklandım. Yedikten sonra sofrayı toplayıp bulaşıkları hallettim. Avluda oturan Boranın yanına gittim.

"Eve dönsene sen"

"Tek başına kalamazsın annenler gelince giderim"

"iyi napıyoruz şimdi"

"4 gün sonra ki düğünümüzü düşünüyorum"

"Off biz evleniyoruz demi"

"Günaydın Şilan hanım uyan da balığa gidelim"

"Ay sus be"

"Bindallıdır duvaktır onları falan hallet gerisine karışma"

"Ben düğün-kına istemiyorum sade bir nikah yapalım olur biter"

"Kızım sen salakmısın yoksa bilerek salağa mı yatıyorsun?"

"Nedenmiş?"

"Maraz aşiretine gelin geliyorsun sence senin düğün istememen umrumuzda mı?"

"Zaten sizin umrunuzda olan birşey görmedim ben!"

"Gelinliğine göre bir damatlık seçeriz kuaför falan onlar eve gelir evden dışarı çıkmıyorsun"

"Emredersiniz ağam"

"Bırak zevzekliği"

"Okeyy"

"Gelinlik bakmaya ben gelmiyorum yanına yengeni al ya da beyzayı göndereyim"

"Dur tahmin ediyim. Düğünden önce gelini görmek huzursuzluk getirirmiş"

"Aynen öyle"

"Adetler gereği" diyip suratımı ekşittim.

"Yüzüğün nerde senin?"

"Duş alırken çıkardım unutmuşum takmayı"

"Ne demek unuttum kızım. O yüzük o parmaktan çıkmayacak"

"İstemediğim adamın istemediğim yüzüğü!"

"Git tak şunu!"

Odama çıkıp yüzüğü aramaya başladım. Yoktu kafayı yiycem yüzüğüm yok. Kaybetmiş olamam. Aşağıya indim ama ben bunu Borana nasıl söyleyecektim.

"Boraaan"

"Söyle"

"Yüzüğümü kaybettim ben oh iyi oldu."

Al şunu birdaha da ulu orta yerlere koyma diyip uzattı yüzüğümü.

"Ne bu ders vermeler falan"

"Aklın başına ancak böyle geliyor"

Yüzüğü parmağıma takınca oturdum. Yüzüğü incelemeye başladım. Etrafı pırlantalarla çevrili işlemeleri olan bir yüzüktü. Ben ona bakarken Boran elini cebine attı. Bir yüzük vardı elinde. Pembe mi mormu göremiyordum.Bana uzattı.

"Evlilik teklifi yapamadık kusura bakma"

"Ayy çok gerekliydi zaten"

"Tamam sus"

Yüzüğü parmağıma takarken çok naif davrandı. Elimi tuttuğunda bir garip olmuştum.

"Teşekkür ederim" dedim sessizce.

"Teşekküre gerek yok"

Yüzüm kızarmıştı...

"Sen benden nefret ediyorsun unuttun mu?" Dedim ciddi bir ifadeyle.

"Evet nefret ediyorum. Seni hiç sevmiyorum hatta."

"Ben sana bayılıyorum zaten."

Saat 7 falandı. Ama hala ne gelen ne giden vardı. Canımız da sıkılmıştı. Boranın telefonu çaldı. Biraz konuştuktan sonra bana döndü.

"Arkadaşlarımla ve sevgilileriyle tanışmak istermisin Şilan?"

"Canım sıkılmıştı olabilir aslında"

"Tamam git giyin"

"Tamam"

"Kısa giyinme uzun ne varsa giyin gel"

Tişört pantolon giyinip indim.

"Çok güzel hep böyle giyin"

"Birdahakine yatağın çarşafını giyicem"

"Yakışır"

Çıkmıştık bile yola. Bir kafede oturan gurubun yanına gittik.

"Hoşgeldiniz" Boran cevap verdi. Bense Boranın yanında ortama alışmaya çalışıyordum. Ne biçim arkadaş ortamı bu. Boranla ilk defa yan yana oturmuştuk.

"Merhaba Şilan ben Arzu"

"Merhaba"

"Boran senden çok bahsetti o yüzden biliyoruz seni az çok"

"Anladım"

"Gurubun sapı Borandı. Hep dalga geçerdik. Şimdi hepimizden güzelini buldu"

Ben kızarıp morarıyordum.

Sağ tarafımızda ki sarışın çocuk;

"Boran durdu durdu turnayı gözünden vurdu" demesiyle herkes gülmeye başladı. Bende gülüyordum. Ama Boranın elini sıkıyordum bir yandan. Ortamı beğenmediğimi belli etmek için.

Garson gelip ne içmek istediğimizi sorunca 1 bardak su istedim. Boran dışında diğerleri alkol istedi. Boran içmeyecekti anlaşılan. Normalde çatır çatır içer.

Arzu denen kız benim de içmem için zorluyordu.

"Ben içmem"

"Ne olucak kızım ya iç bişey olmaz"

Garson da sürekli yanımıza gidip geliyordu.

"İçmek istemiyorum Arzu"

"Amma cici kız çıktın kızım sende"

"Alkol tüketmiyorum Arzu." diyerek kırmadan geri çevirdim.

"Hiç Alkol içmedin mi Allah'ın köylüsü?" diyerek güldü. Espri falan yaptığını sanıyordu galiba ama sabrım çoktan sınıra ulaşmıştı.Benim fitilimi ateşleyen laf bu oldu. Ayağa kalkıp Arzunun bardağını alıp başından aşağı döktüm.

"İçmiyorum dedim güzelim"

"Ne yaptın kızım sen!?"

"İçinin pisliği dışına vurmuş onu temizliyim dedim. Ama alkolle olacak iş değil bu."

Ben Arzuya dalmışken arkamda garsonu döven Boranı sonradan farkettim.

Boran ve ben mekanı birbirine kattıktan sonra mekandan çıktık. Arabaya bindiğimizde ikimiz de kahkaha atıyorduk.

"Hadi ben Arzuya daldım orası tamam sen niye garsona tepsiyle saldırdın" diyerek güldüm

"Sana bakıyordu"

"Bu mu Boran?" daha çok gülmeye başlamıştım.

"Dudaklarını izliyordu bence yeterli bir sebep"

"Ahhahahaahahah"

"o içkiyi Arzunun kafasından aşağı dökmen pek" Boran da gülmekten tutamıyordu kendini.

"Ay hiç sorma kendimi kaybettim"

"Bir daha yapalım bunu"

"Yaparız bee Boran ağa"

"Hahahahahah"

"İlk defa kahkaha atarken görüyorum seni"

"Uzun süre sonra ilk defa beni güldürene rastladım bende"

"Bilseydim daha önce olay çıkarırdım."

"Mekandan çıkışımıza ne demeli peki?."

"Efsane ikili mekandan ayrılır hahahahahah"

Biz gülerken eve çoktan gelmiştik. Araba durunca farkettim geldiğimizi. Ama biz hala gülüyorduk.

"Hadi geç olmadan git uyu. Sonra akşam 5 de kalkıp başıma bela olma"

"Tamam"

"İyi geceler minik turşum"

"Boraaaan."

Arabadan inip eve girdim. Annem kapıda sırıtıyordu.

"Kahkahalarınız evi inletti"

"Yok canım ne kahkahası anne tebessüm o"

"Hadi hadi yemem ben"

Koşa koşa odama gidip uzandım. Hala gülüyordum ya. Nasıl bir geceydi bu böyle. Boranın bu yüzünü ilk defa görüyordum diyebilirim..

𝚈𝚎𝚗𝚒 𝚋ö𝚕ü𝚖𝚍𝚎 𝚐ö𝚛üş𝚖𝚎𝚔 ü𝚣𝚎𝚛𝚎 𝚔𝚎𝚗𝚍𝚒𝚗𝚒𝚣𝚎 𝚒𝚢𝚒 𝚋𝚊𝚔𝚒𝚗 𝚊𝚛𝚔𝚊𝚍𝚊ş𝚕𝚊𝚛.>

Bölüm sonu

24 yorum