İçeriğe geç

AŞK-I BERDEL

Bölüm 5 · 4 dk okuma

AŞK-I BERDEL

Bölüm 5

5.Bölüm

Kahvaltı sofrasını toplarken Beyza gelmişti. Anlaşılan Boran gönderdi.

"Gelinlik bakmaya gitmemiz yok muu"

"Var varda... sen benden daha heyecanlısın Beyza"

"Birtane abim var sonuçta"

"Abinin içine tüküreyim ben"

"Çantanı al da gel hadi"

Çantayla aşağıya indim. Bir yandan da söyleniyordum. Avluda bekleyen Boranın yanına gittim.

"Saldırganlığın geçmiş"

"Boş konuşmaya bayılıyorsun"

"Hiç sorma"

"Gidelim hadi Beyza"

"Gidin nerde ne beğeniyorsanız alın. Boran ağa halledecek diyin yeterli olur"

"Bizi bıraksana abi" dedi Beyza şımararak.

"Ne gerek var Beyza" dedim ikaz ederek.

"Yürüyemem ben Şilan"

"Yürürsün yürürsün"

"İyi bari görüşürüz abicim" dedi Beyza. Sonra da Borana sarılıp kocaman öptü. Boran rahatsız olmuştu ki söyleniyordu arkamızdan.

"Ya kızım ne bu cıvık cıvık haller. Ulu orta yerde öpme beni. Abin değil de ablanmışım gibi hissediyorum"

"9 tane ablam var zaten abii"

Çarşının yolunu tutmuştuk. İlk gördüğümüz dükkana girdik. Daha çok bindallı türü değilde abiye tarzı şeyler vardı. Uzun uğraşlar sonucu bir kına elbisesi buldum. Giyinmek için kabine girdiğimde kan ter içinde kaldım. Çok kabarıktı. Beyza bir yandan çekiyor ben bir yandan giyinmeye çalışıyordum. En az yarım saatimiz oraya gitti. Kabinden çıktığımda aynanın karşısına geçip kendime bakmaya başladım. Gerçekten de çok yakışmıştı. Zaten bir tane daha elbise deneyecek gücüm yoktu bunu almaya karar verdik.Elbise paketlenirken taçlara ilişti gözüm nasıl birşey takabilirdim ki bunun üzerine? Biraz bakındıktan sonra çok şık kırmızı taşları olan taç ve küpeler buldum.Bunlar efsane olurdu.

"Bunları da alabilirmiyiz?" diyerek sordum.

"Tabi efendim"

Her şey paketlendikten sonra eve gönderildi. Biz ise Beyzaya elbise bakmaya başlamıştık.

"Çok açık olmasın abim kızar"

"Sence bende Boranı dinleyecek göz var mı?"

"Gerçekten çok sinirlenir. Senin elbisene göz yumar bir kere giyiceksin sonuçta ama beni doğrar"

"Sus be kızım. Bir tane abin vardı hani. Bunda giyinmeyeceksin de nerde giyineceksin?"

"Haklısın"

"Şilan Hevin hep haklıdır"

Gülüşürken Boran da bize dahil olmuştu.

"Neye gülüyorsunuz böyle?"

"Hiç bişeye abi"

"Aldınız mı alacaklarınızı?"

"Şilan aldı şimdi bana bakmaya gidiyoruz"

"Tamam bende geliyorum"

"Abi sen gelme"

"Geliyorum dedim Beyza"

Sallana sallana yürüyorduk. Güzel bir dükkanın önünde durduk. Sanırım Beyza için hayal ettiğim elbiseyi bulmuştuk. Oda hayranlıkla bakıyordu. İçeri girip Beyzanın giyinmesini bekledik. O sırada bende Beyza için takı bakıyordum. Beyza kabinden çıkınca gözlerimi ondan alamadım. Bir elbise nasıl bu kadar zarif durur yaa. Boranın gözleri dönmüştü.

"Kızım bu ne!?"

"Abiii"

"Çıkar çabuk şunu"

"Abi ben bunu beğendim"

"Ben beğenmedim"

Ben hemen söze girdim.

"Boran karışma kıza ne isterse onu giyecek."

"Şilaaan"

"Boran dedim!"

Boran dükkandan çıkarken ben hala Beyzaya bakıyordum.Artık beyzaya da takı bakmamız gerekiyordu. Oradan çıkıp bulduğumuz ilk takı dükkanına girdik. Boran burnundan soluyordu.Bu elbisenin üzerine sade birşeyler giderdiii. Tam da Beyzanın beğendiği gibi bir pırlanta kolye. Her şey tamamdı artık. Bende çok yorulmuştum. Mardin sıcağında olacak iş değil bu. Arabaya binince poşetleri Borana verdim.

"Birşeyler içimeye gidelim mi" dedi mütevazi bir şekilde. Hiç hayra alamet değildi bu.

"Çok iyi olur aslında"

"Tamam Beyzayı bırakalım önce"

"Ben de gelsem ne olacak kii"

"Belki biz romantik takılmak istiyoruz sanane Beyza" dedi Boran sinirli sinirli.

"iyi tamam. Konağa bırakın beni bari"

"Emrin olur"

"Off abiii"

Beyza arabadan inince, nereye gittiğimizi sordum.

"Yemek yemeye gidelim bence"

"Neyin var senin ukala şey hiç normal değilsin şu aralar zaten korkuyorum bak"

"Birşeyim yok"

"İyi"

Güzel bir restorana girmiştik. Gayet zarif ve nezih bir ortamdı. Boranın böyle ortamlarda takıldığına inanmak istemiyordum.

"Otur"

Hiç cevap vermeden oturdum. Diyeceklerini çok merak ediyordum. Önce menüler geldi. Balık söyleyip beklemeye başladık.

"Eee anlat bakalım Boran ağa"

"Şu okul işini tekrar düşündüm de"

"....."

"Bence bu kadar ders çalışmana gerek yok özel bir üniversiteye göndermek istiyorum seni."

"Boran sen iyi misin!? Sevinçten kalbim küt küt atıyordu."

"Ama karım olduğunu herkes bilecek. Tek şartım bu."

Ben neşeli neşeli bağırırken etraftaki herkes bize bakıyordu. Sarılıp teşekkür etsemiydim acaba hazır kimse engel olmuyorken. Hışımla sandalyemden kalkıp Borana sarıldım. Ona sarılmamı beklemiyormuş şaşkınlıktan küçük dilini yutacaktı nerdeyse. Yemek yedikten sonra Boran beni eve bıraktı. İçeri girer girmez odama koşup yatağa yüz üstü uzanıp ağlamaya başladım. Sevinç gözyaşlarıydı bunlar. Hayallerimin gerçekleşmesine ramak kalmıştı.Beni sakinleştirip daha beter etmesinden korkuyordum sözünden dönerse ona bir daha asla güvenemezdim. Boranın içinde iyi kalpli birisi olduğuna inanmak istiyordum.

"Şilan çabuk Boranı ara" diye seslendi annem.

Aramak istemiyordum. Söylediklerinin büyüsü bozulur diye. Tahmini bir 20 dakika sonra seslerin kesilmesinden içime kurt düşmüştü. Aşağıya inip baktım kimsecikler yoktu. Anlaşılan yine bir Maraz konağı ziyareti vardı. Umrumda bile değil.

Telefonuma düşen bildirimle gözlerime inanamadım. Borandandı bu mesaj.

"Gelip al şu abini elimde kalacak yoksa"

Abim mi gelmişti. Bulunmuştu demek. Koşarak Maraz konağına gittim. Nefes nefese kalmıştım. Konağın girişinde bir kalabalık vardı. Boran abime abim Borana silah çekmiş duruyordular. Abim hala herşeyi düzeltebileceğini sanıyordu

"Kardeşimden uzak duracaksın!"

"Ablamı kaçırırken kardeşin pekte umrunda değil gibiydi!"

"Kes sesini Boran ağa"

"Şimdi buradan defol git. Karıma da bana da bulaşma"

"Karın bide!?"

"Evet KARIM!"

"Abi indir şu elinde ki silahı" dedim bağırarak. Herkes dönmüş bana bakıyordu.

"Sen karışma Şilan!" Dedi abim sinirli bakışlarıyla. Bir yandan silahıyla yan tarafa geçmem için işaret ediyordu.

Borana dönmüştüm. Gözlerim ağlamaktan kızarmıştı. Buda bariz belliydi. Şuan Borandan nefret etmenin sırası değildi. Belki o dinlerdi beni.

"Boran! İndir silahını!" Dedim bağırarak. Boğazım acıyordu. Boran beni şaşırtarak indirmişti silahını.

Civan abim silahını ateşlemişti bile. Hiç düşünmeden kendimi Boranın önüne attım. Zaten kızlarını kaçırmış bunun bedelini çok ağır ödeyecek. Üzerine birde Maraz aşiretinin tek varisini yaralamak eklenirse yaşatmazlar. Ben acıyla yere yığılırken Boran bana bakıyordu. Gerisi karanlık

Bölüm sonu

39 yorum