İçeriğe geç

AŞK-I BERDEL

Bölüm 29 · 7 dk okuma

AŞK-I BERDEL

Bölüm 29

29.Bölüm

Uyandığımda başucumda Boran'ı gördüm. Saçlarımla oynuyordu. Korkarak kalktım irkilmiştim.

"Dur dur sakin ol"

Dedi Boran beni tutarak.

"Ben sana benim odama habersiz girme demedim mi Boran?"

Dedim kızarak. Sinirlenmiştim.

"Dedin"

Diyerek güldü.

"Neresi komik bunun? Anlama kıtlığı mı çekiyorsun?"

"Çekmiyorum canım!"

Dedi ayağa kalkarak.

"Eeee o zaman daha ne?"

"Hoşuma gidiyor seni kızdırmak. Deliriyosun falan ya aşırı heyecanlı. Tam böyle üstüme saldıracak gibi oluyosun aksiyon falan seviyorum"

Daha çok kızmıştım. Beynimde şimşekler çakıyordu.

"Git eğlenecek başka birini bul!"

Dedim hiddetle.

"Iııı başka kimse yok.... Züleyhayı da gönderdik. Kaldık mı baş başa Şilan hanım"

Doğru. Züleyhaya izin vermişti.

"İyi o zaman. Konuşuruz baş başa"

"Bende öyle düşünüyorum"

Dedi Boran kapıya doğru ilerleyerek.

"Kamelya da buluşalım"

Diyerek devam etti. O çıktıktan sonra bende hırkamı giyinip çıktım. Kamelyaya vardığımda iki fincan kahve bizi bekliyordu.

Boranın karşısına geçerek oturdum.

"Dinliyorum"

Dedi Boran sakince. Elini kahve fincanına uzatmıştı.

"Bu gün olanlar... Sence nedendi?"

Diyerek konuşmayı başlatmıştım.

"Bu gün olanlaaarrr... Bizim evliliğimiz içindi"

"Tahmin ettiğim gibi yani?"

"Tahminin'in ne olduğunu bilmiyorum ama Mirza'nın başını bağlamak senden uzak durması için bir çözümdü... Ama Mirza'yı psikopat aşığıyla nişanlandırmak pek de iyi bir seçenek olmadı"

Dedi kahvesinden bir yudum alarak.

"O yüzden beni mutfa..."

Dedikten sonra sözümü Boran kesti;

"O yüzden seni mutfakta tehtid etmeye çalıştı. Fakat başaramadı çünkü sen onu tehtid ettin"

Dedi gülerek. Söylediklerimi duymuştu demek ki.

"Ben altta kalmamak için söyledim."

Diyerek bir yudum aldım kahvemden.

"Bir kaç dakikalığına da olsa beni kocan olarak görmen gururumu okşadı."

Dedi tebessümle.

"Anlıyorum"

Dedim elimde ki fincanı yerine bırakarak.

"Çocuk konusuna gelince de... Bir gün gerçekten baba olmayı çok isterim ama bunu şimdi değil sen beni gerçekten sevdiğinde istiyorum"

"Yani evlatlık ediniceksin"

Dedim gülerek. Ortamı dağıtmam gerekiyordu.

"Evlatlık edinmesine ediniriz deeee kendimiz yapamıyormuyuz"

Dedi Boran gülerek.

"Milletin çoluğuyla çocuğuyla çok dalga geçtim ortaya çıkacak şey neye benzer bilmiyorum"

Dedim gülerek. Sonra da fincanımı alıp masadan kalktım. Boran da peşimden geliyordu.

"Nereye?"

"Annemlere gitmek istiyorum Boran. Uzun süredir göremiyorum kardeşlerimi."

"Tamam ben götürürüm"

Dedi Boran elimde ki fincanı alarak.

"Çantamı alayım"

Diyip eve girdim. Portmanto da duran çantamı ve sehpanın üzerinde ki telefonumu alıp çıktım.

Annemlere varmıştık. Arabadan inip kapıyı çaldım. "Ben açarım!" Diye bir ses geldikten sonra kapıyı Gülşin açtı.

"Ablaaa!!"

Ortalık şenlik yerine dönmüştü. Gülşin'i kucağıma alarak içeri girdim. Boran da arkadan kapıyı kapatıp içeri girmişti. Annem mutfaktan koşarak avluya gelirken Havin de onu izliyordu. Herkesle sarıldıktan sonra avluda duran masaya oturmuştuk. Havin Boran'ın dizine yatmış Boran da saçlarını okşuyordu. Çok geçmeden Narin ve abim de gelmişti. Narin'in karnı burnundaydı.

"Ne zaman doğacak?"

Dedim şaşırarak.

"Bu gün yarın doğar. Dedi doktor"

Heyecanlanmıştım. İlk defa hala olacaktım.

"Cinsiyeti ne?"

Dedim.

"Erkek"

Dedi Narin elini karnına götürerek.

Boran'ın bakışları Narin'e kaymıştı. Sanırım Boran'ın Narin'e ilk defa yumuşak davrandığını farketmiştim. Narin'e dönerek;

"Eksik bişey var mı?"

Dedi samimiyet dolu bir sesle. Narin çok şaşırmış bir halde Boran'a dönerek;

"Şey bir kaç parça eksik var onları sonra alalım dedik."

Diyerek Boran'ın elini tuttu.

"Ne eksik?"

Dedi Boran Narin'e bakarak.

"Puset biberon falan"

Boran ayaklanmıştı.

"Hadi kalk Şilan biz gidip alalım."

Dedi elimden tutup kaldırarak. Narin ayağa fırlamıştı.

"Yok Boran ne gerek var biz hallederiz."

"Yeğenime hediye almyacaksam neden dayı oluyorum ki?"

Dedikten sonra Boran kapıya doğru ilerleyerek arabanın anahtarını çıkardı. Bende peşinden gidip arabaya bindim. Şaşkın bir yüz ifadesi vardı suratımda. Kemerimi takarken Boran farketmişti.

"Ne oldu?"

Dedi arabayı çalıştırırken.

"Bilmem ne olmuş?"

Dedim üstümü düzelterek.

"Bende sana soruyorum ne olmuş? Tır çarpmış gibi"

Dedi gülerek.

"Tır değil Boran çarptı!"

Diyerek güldüm bu sefer.

"Niye?"

"Narin'den nefret ettiğini sanıyordum"

Dedim sessizce. Boran da sessizleşmişti. 5 dakika sonra cevap verdi.

"Nefret ediyordum..."

"Şimdi ne değişti?"

Dedim merakla.

"Anne olacak ve ona kızamıyorum sanırım bende yeğenim için en az onun kadar heyecanlıyım birde...."

Diyip susmuştu.

"Birde ne?"

Dedim ona doğru dönerek.

"Birde seninle yollarımızı kesiştiren oydu. Her ne kadar bunu çok kötü bir şekilde yapsa da sanırım ona bir teşekkür borçluyum. Seninle evlenmek zorunda bıraktı beni"

Dedi gülerek.

"Ve bu yaptığı Kaan'ın ölümüne neden oldu"

Dedim sessizce. Gözlerim dolmuştu. Boran'ın da gülmesi kesilmişti. Sessiz sedasız gidiyorduk. Ebebek'in önünde durduk. Arabadan indi bende peşinden indim tabii. Fakat hala konuşmuyordu. İçeri girer girmez sayısız çalışan bize yardımcı olmak için etrafımızda toplanmıştı. Boran çalışanlardan birisiyle konuşarak;

"Puset ve Biberon lazım bize."

"Tabi efendim bu taraftan"

Diyerek Boran'la birlikte yanımdan ayrılmıştılar. Bende daha fazla kalabalık etmemek adına oyuncak reyonunda geziniyordum. O kadar güzel oyuncaklar vardı ki gerçekten bebekler çok şanslıydı. Bir kaç oyuncak almaktan zarar gelmezdi. Hem... sonuçta halayım ben halaaa!

Peluş hayvanlar, şekilli bloklar, toplar... daha nice şeyler almıştım. Doğar doğmaz bunlarla oynayamazdı ama olsun büyüyünce oynardı. Aldığım oyuncakları taşımakta zorluk çekiyordum. Önümü göremez bir şekilde bir kaç adım attıktan sonra bir şeye çarptım ve kucağımda ki oyuncakların bir kısmı yerlere saçıldı.

Boran'a çarpmıştım. Dik dik bana bakıyordu.

"Özür dilerim oyuncak almak istemiştim sadece"

Diyerek Boran'a baktım. Boran ise eğilerek yerde ki oyuncakları toplamaya başlamıştı. Çalışanlar da yardım edince çabucak hallolmuştu. Boran çalışana dönerek;

"Hanımefendinin almak istediği başka bir şey varsa yardımcı olun"

Dedikten sonra kasaya doğru ilerledi.

"Hayır teşekürler."

Diyerek bende Boran'ın peşine takıldım. Kasada işimiz bitince poşetlerle beraber arabaya döndük. Boran poşetleri bagaja yerleştirirken bende yerime oturmuş onu bekliyordum. Dakikalar sonra arabaya binip kemerini takmıştı.

"Neyin var?"

Dedim sessizliği bozmak istercesine. Fakat nafile tek kelime etmeyi bırak yüzüme bile bakmamıştı. Bende susmayı tercih ettim ve yol boyunca hiç konuşmadım. Eve geldiğimizde bizi elimizde tonlarca poşetlerle gören Narin söylenmeye başlamıştı;

"Ben sadece Puset ve biberon demiştim ama Şilan!"

"Şey Narin çok güzellerdi aldım bir an heyecanla. İlk defa hala oluyorum ne bileyim işte"

Bu sefer gülmeye başlamıştı.

"İyi peki şuraya bırakın eşyaları sabah hallederiz"

Narin içeri girerken annem gelmişti yanımıza.

"Ee bu akşam burada kalın kızım geç oldu."

Boran'a döndüm. Kalmak istiyordum ama tek başıma buna karar veremezdim.

"Şilan isterse kalalım Zeliha ana"

Dedi Boran anneme dönerek. Annem tekrar bana dönmüştü.

"Olur kalalım. Hem çok özledim sizleri."

"Ben odanızı hazır edeyim"

Diyerek misafir odasına yönelen anneme yardım etmeye gittim. Yatak yorgan çarşaf derken yatağı açmıştık. Annem iyi geceler diledikten sonra odadan çıktı. Bende Boran'a seslendim;

"Boran içeri gel!"

Boran içeri girince;

"Sen burada uyu ben kendi odama gidiyorum"

Dedikten sonra odadan çıktım. Tam odama girecektim ki aklıma artık bu odayı Narin'le abimin kullandığı gelmişti. Sessizce aşağı indim tekrar. Annem avluda babamla oturuyordu. Ancak gelebilmişti babam.

Misafir odasına vardım. Kapıyı tıklattım.

"Girebilirmiyim?"

Dedim sessizce.

Ses gelmedi. Tekrar kapıyı tıklatıp bu sefer biraz daha sesli bir şekilde;

"Girebilirmiyim?"

Dedikten sonra Boran'dan ses geldi;

"Gir"

Odaya girince koltukta oturan Boran'ı gördüm.

"Neden hala uyumadın?"

Dedim kapıyı kapatarak.

"Uyku tutmadı."

Dedi. Kafasını yerden kaldırmıyordu.

"Bişey var sende bir anda ne bu hareketler?"

Dedim yanına oturarak.

"Yok bişey Şilan"

Dedi sert bir şekilde.

"Var Boran!"

Dedim. Bu sefer ben daha sert konuşuyordum.

"Şilan dedim!"

Diyerek uyardı beni. Bu birazdan kavga edeceğimiz anlamına geliyordu.

"Ne Boran ne!"

Dedikten sonra Boran tuhaf bir şekilde sessizleşmişti yine.

"Kaan'ı seviyorsun..."

Dedi sessizce. Bunun için demek bütün yol boyunca suratını asıp yüzüme bakmamıştı.

"Boran..."

Eliyle ağzımı kapattı.

"Sus! Dinlemek istemiyorum"

Dedi gözlerimin içine bakarak.

Elimle onu iterek geri çekildim.

"Ben... Sadece onun ölmesini istemezdim! Ona karşı son zamanlarda içimde hiç sevgi kalmamıştı... Çünkü o aciz olmayı seçti!"

Dedim bağırarak. Boran ağzımı sıkıca kapatmıştı bu sefer.

"Şşt sessiz ol! Bağırma!"

"....."

Suratına bakıyordum.

2 dakika boyunca susmamı beklemişti. Ağzımı eliyle kapatmış olmasına rağmen hala homurdanıyordum çünkü.

Boran elini yavaça çekmişti. Dip dibeydik nefesini yüzümde hissediyordum. Gözlerimiz kilitlenmiş bir şekilde birbirimize bakıyorduk. Boran'ın gözlerinin içi gülüyodu. Duymak istediklerini duymuştu çünkü.

"Seni seviyorum"

Diye fısıldadı kulağıma. Bütün vücudum kilitlenmişti. Donuk bir şekilde Boran'a bakarken dudaklarıma uzandı.

Bir çığlık koptu tam o sırada. Narin'in sesiydi bu. Boranı üzerimden iterek avluya koştum.

"Narin doğuruyor!!"

Diyerek anneme bağırıyodum. Boran annem kızlar herkes aşağıya dökülmüştü. Boran bana dönerek;

"Arabayı getiriyorum hemen"

Dedikten sonra fırlamıştı. Biz ise annemle Narin'in odasına çıkmış kollarından tutup kızı kaldırarak doğuma yetiştirmeye çalışıyoduk. Merdivenleri güç bela inip Narin'i arabaya bindirdikten sonra bende yanına oturmuştum. Abim ve Boran önde ben ve Narin arkada kan ter içinde kalmıştık. Narin ise ha bire çığlık atıyordu.

"Narin! Bana bak! Bak bana! Derin derin nefes al canım."

Narin dediklerimi ne kadar uygulamaya çalışsa da acı yüzünden kıvranıyordu.

"Geçecek. Tamam mı sakin ol Narin şimdi geldik hastaneye. Sakın korkma biz buradayız seni bekliyor olacağız güçlü ol"

Dedikten sonra Narin'i tekerlekli sandalyeye oturtup doğumhaneye sokmuştuk bile. Şimdi sadece beklemek zorundaydık.

Bölüm sonu

15 yorum