İçeriğe geç

AŞİYAN

Bölüm 4 · 9 dk okuma

AŞİYAN

Bölüm 4

4.BÖLÜM

4.B Ö L Ü M

"Son şans!"

Ben anlatamadım.

İçimde biriktirdiğim, boğazımda düğüm düğüm olanları anlatamadım.

Gülüşlerimin arasına sığındı, gözyaşlarım.Boğazımın ortasında yumru oldu,yutkunamadım.

Evime sığamadım,geceleri de uyuyamadım,nefes bile alamadım,bazen...

Ama kimse duymadı,sesimi.

Belkide duymak istemediler.Böylesi işlerine geldi.İki kişi birbirine kavuşurken,iki kişi de birbirine mahkum edilmişti.

♠️

4.Bölüm:Son şans!

Yol boyunca kolları bileziklerle dolu,başında zümrüt yeşili şalı olan ama saçlarının tümünü kapatmayan bir kadın beni izlemişti.Yanında da 3 genç kız vardı.Onlarda bana gülümseyerek bakıyordu.Annem ve ismini bilmediğim zümrüt yeşili renginde şal takan kadın yol boyunca konuşmuşlardı.

Araba durduğunda gideceğimiz yere vardığımızı anlamıştım.Herkes tek tek arabadan indiğinde en son ben ve ablam kalmıştık.Bizde indikten sonra onlara katılmıştık.Bir mağazadan diğer mağazaya giriyorduk,bana gösterilen şeylere başımı sallayarak onay veriyordum.Çünkü hiçbir şey umrumda değildi, düğün için gerekli olan herşeyi onlar seçmişti.Ben sadece başımı sallayarak onay veriyordum.

En sonunda iç çamaşırı mağazasına zorla sokulmuştum.Her ne kadar istemediğimi söylesemde beni dinlememişlerdi.Çok utanıyordum.

Ama erkek tarafı hiç çekinmeden

Bana gecelik bakıyordu.Daha fazla bu rezillikleri izlemek istemediğim için ablama dönüp kısık sesle konuşmaya başladım.

"Abla artık zamanı geldi,bence.Sen onları oyala,ben bir şekilde kimseye görünmeden çıkarım"dedim ve ablamın omzuna dokundum.

"Dikkatli ol,kardeşim.Bu senin son şans'ın!Dediğim gibi ileride siyah bir araba seni bekliyor.Ben herşeyi ayarladım."dedi ve elimi omzundan çektim.Ablam annemleri oyalamaya gittiğinde bende yavaş adımlarla geri geri gidiyordum.Mağazadan çıkmıştım,arkama bile bakmadan ablamın dediği yere doğru koşarak,buradan uzaklaşmaya çalışıyordum.

Biraz ileride siyah bir Passat vardı.Beni bekleyen aracın o olduğunu tahmin ederek o tarafa koştum,bir adam vardı ve arabaya yaslanmış telefonla konuşuyordu.

Ablamın dediği kişinin o olduğunu farzederek yanına ilerledim.

"Ablamın tuttuğu adam sen olmalısın,bırak telefonla konuşmayı hadi acele etmeliyiz."dedim ve arkama bakındım.Peşimden gelmemişlerdi,belli ki yokluğumu daha farketmemişlerdi.

Adam telefonu kulağından uzaklaştırarak soran gözlerle bana bakıyordu, uzunca bana baktıktan sonra konuşmaya başladı.Neden yüzümü incelemişti ki?

"Af buyur"dediğinde anlamsızca ona bakıyordum.

"Azra diye bir kız sana burada olmanı söylemedi mi?"

"Hanımefendi,Azra kim ve şuan ne söylemeye çalıştığınızı anlamıyorum."dediğinde büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştım.

Ne demek aradığım adam o değildi! peki neredeydi bu adam, arkamı dönüp elimi saçlarımın arasından geçirdim.Aklıma gelen fikirle hızlıca ona döndüm.Şuan kaçmazsam herşey bitecekti.

"Lütfen yardım et fazla zamanım yok,lütfen"dedim ve hüzünlü bir ifadeyle gözlerimi, gözlerine odakladım.

"Sorun ne hanımefendi peşinizde birimi var?"dedikten sonra etrafı kolaçan etmişti.

"Hayır,bak nasıl anlatsam babam beni berdel yüzünden zorla evlendiriyor ve benim acilen Mardin'den kaçmam lazım, bu evliliği istemiyorum.Şimdi bana yardım edecek misin?"

"Berdel yüzünden mi?"dedi ve kaşlarını çatarak anlam veremiyormuşçasına kara gözlerini yeşil gözlerime yöneltti.

"Evet belki sen tanırsın o adamı, adı Aram Haznedar zorla evlendiriliyorum, o adamla lütfen yardım et."diyebilmiştim,bir umutla bana yardım edeceğini düşünerek.

Adam bana şaşkınca ve gülümser bir ifadeyle bakıyordu.Neden gülümsediğini anlamasam da hâlâ bir umut bana yardım edeceğini düşünüyordum.

"Demek Aram haznedarla evlenmek istemiyorsun."

"Ya bundan sanane soruma cevap ver, yardım edecek misin etmeyecekmisin?"dedim ve tekrardan arkama bakarak peşimden gelip gelmediklerini kontrol ettim.

"aram haznedar tam karşında desem"dediğinde başımı hızlıca ona çevirdim.Şaşkınlıktan gözlerim fal taşı gibi açılmıştı.

-"Hassi-"devamını getirmemiştim.

Şans bu ya karşılaştığım ve yardım dilediğim adam,evleneceğim adam çıkmıştı.Elimle başıma vurup of çektim.Kendimi de rezil etmiştim.

"Sen...sen ciddi misin"

"Neden sana yalan söyleyeyim ki?

Ama bir daha sakın kaçmaya çalışma,bu evlilik olacak, küçük hanım."dedi ve keyifle sırıttı.

"Ne demek olacak istemiyorum diyorum.Nesini anlamıyorsun, seni istemeyen bir kadınla evlenmek mi istiyorsun?"sesimi yükselterek konuşmuştum.

"Önce sesinin ayarını indir!Sen öfkeni bana değil, abine kusacaksın.Tüm bunlar onun yüzünden oldu.Hem sen sevmesende benim sevgim,ikimize de yeter."

Anlamaz gözlerle karşımdaki adama bakıyordum.Ne şaçmalıyordu,hiç anlamıyordum ve anlamakta istemiyordum.

"Ne saçmalıyorsun sen ya?ne sevgisi,sen beni nerede gördün de aşık oldun?"

"Orası bende kalsın, küçük hanım. şimdi doğru annenlerin yanına git,malum düğün alışverişimiz yapılıyor."dedi ve göz kırptı.

"İğrençsin"Dedim ve o adamın yanından ayrılarak uzaklaştım. Hayattaki şansım işte tam olarak buydu.Ablamın ayarladığı adam nerdeydi,peki?

oflayarak mağazaya girdim, ablam beni görünce çok şaşırmıştı.Yanıma gelerek"Esila ne işin var burada?"dedi.

"O aptal gelmemiş,abla ve bil bakalım başıma neler geldi?"dedim ve gözlerimi devirerek ofladım.

"Nasıl gelmedi ya, bana geleceğini söylemişti.Evde herşeyi anlat bana, burası müsait değil, şimdi ."

Başımı sallayıp kollarımı birbirine bağladım.

Alışverişi bitirdiğimizde arabalara binmiştik.

"Gelin hanımda pek istekli maşallah "diyen kolları bilezik dolu kadına bakıyordum.

"Ya,sormayın.Ölüyorum oğlunuzla evleneceğim için."Diyerek gözlerimi devirdim.O sırada annem lafa girdi.

-"Olanlar sizinde malumunuzdur, sultan hanım.Bundan mütevellit,esilam henüz alışamadı."dediğinde sinirle anneme döndüm.

"Alışmak zorunda Delal hanım, kader böyleymiş.Yapacak birşey yok, olan oldu bize düşen bu çocukların yuvasını kurmak."

"Ne güzel dedin sultan hanım, inşaallah ileride birbirlerini severler.Mutlu bir yuva kurarlar, Rabbimden tek dileğim bu."

"Amin delal hanım amin"

Ben ise içimden Allah yazdıysa bozsun demekle yetinmiştim.

Konağa geldiğimizde ablamı kolundan çekiştirip, odama soktum.

"Abla başıma gelenleri anlatsam inanmazsın o derece saçma"

"Ne oldu anlat hemen"

"Şimdi ben koşarak arabayı bulmaya çalışıyordum ve ileride siyah bir passat gördüm ve başında bir adam vardı.Ve ben de o adamı senin tuttuğum adam zannettim.."

Başımı yastığa gömüp deli gibi bağırıyordum,o anlar aklıma geldiği için utanıyordum.Resmen kendimi rezil etmiştim.

"Kız ne oldu,ne diye deli gibi tepiniyorsun?"dediğinde başımı kaldırıp, ablama döndüm.

"Ya dur anlatacam işte.

Sonra ona bana yardım et,falan dedim ama o bana değişik bakıyordu.Bana bakarken gözlerinin içi gülümsüyordu.Şimdi de en can alıcı kısmına geliyorum.

O adam aram haznedarmış."dedim

Ve tekrar başımı yastığa gömdüm.

"NE!?"

"Evet abla rezil oldum,birde salak gibi yardım et bana diyorum.Bir bilsen ne kadar dil döktüm, meğer aram haznedarmış ve bana aşık olduğunu söyledi."Yanaklarım utandığım için kızarmaya başlamıştı.

"Kızım sen neler yaşamışsın böyle hem o nereden sana aşıkmış?"

"Bilmiyorum ki, söylemedi.

ona seni istemiyorum dedim ama o benim sevgim ikimize de yeter dedi.Ruh hastası,manyak"dedim.

"Ve böylece son şanşımızıda kaybettik,kardeşim.Aram ağa senin kaçmaya çalıştığını öğrendi ve her yere adamlarını yığacak."

"Abla ben evlenmek istemiyorum."dedim dolan gözlerimle.

"Ben senin evlenmeni istiyormuyum, sanki kardeşim ama başka şansımız yok ,babam dediğini yapar ,bize yardım edecek kimse de yok."

"Haklısın ama ben bu durumu kabullenmek istemiyorum.O adamla evlenmek istemiyorum.İstanbula dönüp üniveristemi bitirmek istiyorum."dedim ve akan gözyaşlarımla birlikte başımı ablamın dizine yasladım.

-"ah benim birtanem.Keşke bir çıkış yolu olsaydı ama yok."dedi ve elini saçımda gezdirmeye başladı.Bense ablamın dizinde sessizce ağlıyordum.

"Bu akşam Nazlıyı gönderiyorlarmış."dediğinde aniden doğrulup, bakışlarımı ablama yönelttim.

"Ne, nereye nasıl?"

"Berzan,kızı tehdit etti.Aslında başta gitmesine izin vermemişlerdi ama kimseye birşey dememesi için tehdit ettiler kızı,o da kabul etti."

"Benim yüzümden onunda başı yandı."dedim ve ağlayarak başımı tekrar ablamın dizine yasladım.

"Ağlama birtanem, Allah'ın izniyle herşey geçecek."

"Umarım abla umarım"

Ablamın dizinde ağlamaya devam ediyordum ama nafileydi.Ne kadar ağlarsam ağlayayım,sonuç değişmeyecekti.

Gözyaşlarım hiçbir zaman dinmeyecekti, her zaman akmaya devam edecekti.

Akşam olduğunda ablam kendi odasına çekilmişti.Bende uyumaya hazırlanıyordum.Yarın istemeye geliceklerdi.Herşey bir anda oluyordu.Başımı yastığa koydum ve uyumak için gözlerimi kapattım. ama o geldi aklıma Aram Haznedar!

Yakışıklıydı orası ayrı ama çokta küstah bir adamdı.

Yüzü gözümün önünden gitmiyordu.Neden aklımdan çıkmıyordu,bu adam en sonunda gözlerim yavaş yavaş kapanıyordu.Keşke bir daha hiç açılmasaydılar.

____________________________

Aram'dan

Genç adam,konağın damında oturmuş,sigara içiyordu.Aklında tek bir isim, tek bir yüz vardı.

Esila Avşin!

Kaderin böylesi dedim, kendi kendime.Demek berdelle evleneceğim kız,çarşıda gördüğüm kızdı.Ama o benimle evlenmek istemiyordu,kendince haklıydı ama istese de istemese de evlenmek zorundaydı.Berdel kararı bir kere verilmişti,bu yoldan dönüş yoktu.

Yeşil gözlerine sabaha kadar bakabilirdim,ona bakarken yeşil gözlerinde kayboluyordum.Neler oluyordu,bana böyle?

Şimdiye kadar kalbimde sevgiye dair en ufak bir kırıntı yokken,bir çift yeşil göze meftun olmuştum.

Çok masumdu,benim karanlığımda boğulabilirdi.Lakin ben asla onu kendi karanlığıma çekmeyecektim.

Becerebilir miydim,bilmiyorum ama onu incitmemek için çok hassas davranacaktım.Sigaram-

dan bir nefes daha aldıktan sonra başımı geriye yaslayıp,dumanı üfledim.Dudaklarımın arasında ismini mırıldanmıştım."Esila.."

Dedim ve gülümsememi engelleyemedim.

Daha önceden berdelle evleneceğim kızın,Esila olduğunu bilseydim,bu kadar bağırıp çağırmazdım.Ama şimdi iyi ki bu berdel olmuş diyordum.Yoksa ona kavuşmam sadece bir hayal olarak kalacaktı.

Yarın akşam isteme vardı.İstemsizce onu göreceğim için heyecanlanıyordum. sigaramdan son bir nefes daha aldıktan sonra küllüğe bırakıp, odama doğru gittim.

Yatağıma geçtiğimde hala onun yüzü aklımdaydı,o dolgun dudakları,sarı saçları,yeşil gözleri,al yanakları aklımdan bir türlü çıkmıyordu ve 1 hafta sonra yatağımda yanımda olacaktı.Bu benim için tarif edilemez bir duyguydu.ilk defa aşık olmuştum ya da hoşlanmıştım.Her neyse ama bildiğim tek bir gerçek vardı,o da esilanın benim olduğuydu.Onun benden gitmesine izin vermeyecektim.Öğlen ki karşılaşmamızdan sonra avşin konağının etrafına adamlarımı koydurtmuştum.Belli ki küçük kadınım,kaçmak için her yolu deneyecekti.Bunu ona zarar gelmemesi için yapıyordum.

Bir an önce yarın olması için, gözlerimi kapatıp,kendimi uykuya bıraktım.Uykuya dalmadan önce zihnimde beliren tek bir şey vardı, o da bir çift yeşil göz...

♠️

Sabah olduğunda haznedar konağında büyük bir telaş vardı. Akşama kız istemeye gideceklerdi. Çünkü Aram ağa sadece esilaya düğün yapılacağını söylemişti. kaçan kardeşine düğün yapılmayacaktı.

Aram ağa,hazırlandıktan sonra siyah passatına binip şirkete doğru yola çıkmıştı.Bugün tek dileği bir an önce akşam olmasıydı.Esilasını görmeyi herşeyden çok istiyordu.

Öte yandan Avşin konağında da hazırlıklar başlamıştı.Avluda büyük bir telaş vardı,delal hanım her işe koşturmaktan yorgun düşmüş,berjere oturarak kahvesini içiyordu.Evin erkekleri de şirkete gitmişti.Herkes hayatına öylece devam ederken,esila'nın hayatı alt üst olmuştu.

Esila hala uyuyordu, çünkü uyanmak istemiyordu ama uyanmak zorundaydı.Bunun bilincinde olduğu için gözlerini aralayıp saate baktı.Saat bire geliyordu.

Oflayarak yatağımdan kalktım, elimi yüzümü yıkadıktan sonra kurularken aklıma akşam istemem olduğu geldi.Gözlerim dolmaya başlamıştı ,nazlı da yoktu artık yanımda, tam anlamıyla uğursuzdum.Yanımda olan herkese uğursuzluğumu da bulaştırıyordum.

Dolabımı açıp birşeyler giydikten sonra saçımı taramaya başladım. en sonunda hazır olmuştum.Aşağı indiğimde annem avluda oturmuş, kahve içiyordu,bir yandan da çalışanlara işlerini söylüyordu.Ayşen yengemde hazırlıkları kontrol ediyordu.Ablam ise arkamdan geliyordu.

"Günaydın abla"

"Artık ne kadar aydınsa kardeşim sana da günaydın"

Annemin yanına oturmuştuk.

"Esila, kızım sana söylemem gereken şeyler var, şimdi beni iyi dinle."

"Daha ne söyleyeceksin,anne bitmedi mi?"

"Şuan kendi evinde olduğun için böyle şortlar kısa kazaklar giyebilirsin ama evlendikten sonra artık bunları giyemezsin,bunlar yerine daha uzun ve usturuplu kıyafetler alındı, sana kaynananla birlikte seçtik ."dediğinde adeta tepemden aşağıya kaynar sular dökülmüştü.

"Oldu canım başka istekleri var mı? oldu olacak nefeste almayayım.Yetmedi mi,hayatımı mahvettiğiniz,daha ne istiyorsunuz benden,kıyafetlerime kimse karışamaz,anne!Ne istersem onu giyerim."

"Kızım hemen celallenme ben sana yapman gerekeni söylerim,yakışık almaz böyle kıyafetler heleki evli bir kadına"

"Umurumda değiller anne kimse benim ne giydiğime karışamaz, kimsenin haddine değildir.Bu millet önce kendine baksın, sonra başkalarına laf söylesinler."

"Esila doğru der,anne.Kıyafetine karışmasınla, bari bak bana siz benim herşeyime karıştığınız için ben şimdi bu haldeyim,kısacası sizin eserinizim."

"Herşeyi geçtim kocan izin verir mi,sanıyorsun öyle açık saçık giyinmene Esila, biraz aklını kullan."

Yine aklıma gelmişti o adam, hiç çıkmıyordu,zaten ama şimdi daha da aklımda dolaşıyordu.

"Ondan izin istiyen kim anne?"

Dedim ve yerimden kalkıp,konağın damına çıktım.Annemle daha fazla tartışmak istemiyordum.Sadece biraz yalnız kalmak istiyordum.

Rüzgarın etkisiyle saçlarım uçuşuyordu,tenime değen rüzgar beni mayıştırmaya devam ediyordu.Gözlerimi kapatıp anın tadını çıkarmaya başladım.

Mardin'e bakınca ne güzel bir şehir dersiniz,oradan bakınca çok mutlu ve güzel bir hayatım varmış gibi gözüküyor,yani çoğunlukla herkes öyle diyor.

Ağa kızıymışımyakında ağa karısı da olacakmışım, benden şanslısı yokmuş.Dedikodular kulağıma geliyordu.

Keşke dedim sıradan bir ailenin kızı olsaydım ,beni seven sayan bir babam olsaydı.Abilerim olsaydı, mutlu bir ailem olsaydı, fakir ama mutlu bir aile olurduk.Şimdi aram varda ne oluyor?

Hiç istemediğim bir hayata mahkum ediliyorum, sağ elimle akan gözyaşlarımı sildim.Bana arkadan sarılan kollarla ürkmüştüm, kısa sürede ablam olduğunu anlamıştım.

"Ne yapıyorsun sen burada tek başına bücürük."

"Ya abla ya"dedim ve gülümseyerek ona baktım.

-"ne yapıyorsun,burada bakim?Yoksa bensiz ağlıyor musun?"dedi ve beni kendine çekip sarıp sarmaladı.İkimizde kaderimize ağlıyorduk.

Annemin seslenmesiyle birbirimizden ayrıldık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.