İçeriğe geç

AŞİYAN

Bölüm 24 · 12 dk okuma

AŞİYAN

Bölüm 24

18.BÖLÜM

1 8.B Ö L Ü M

"Yeniden başlamak"

♠️

18.Bölüm:Belki de yeni bir başlangıç yapmanın vaktidir.

Yeni bir başlangıç için herşeyi yakmanın vaktidir.

Cem Adrian-Ayrılık🎶

Okumadan önce sol alttaki yıldızı parlatırsanız sevinirim bolca yorum yapmayı unutmayın lütfen 🤍

Yorum sınırı:200

Vote:200

-"BABAAA!"

Son kez haykırdım ismini,gelmesini bekledim ama gelmedi.

Ağlayışlarımı durduramıyordum.

Ondan nefret ediyordum,beni düşürdüğü bu durumdan nefret ediyordum.Yerde çökmüş haldeydim.

Yapayalnızdım!

Ne beni sevip koruyan bir annem ve de bir babam vardı.Beni bu adamın ayaklarının önüne atıp gitmişti, olduğum durumdan tiksiniyordum.

Hiç dönmek istemesem de onlara yüzümü döndüm.O an sadece zihnimde yankılanan sesleri duyuyordum.

"Tıpış tıpış geri geleceksin Esila!"

"Abiminde dediği gibi tıpış tıpış geri gelecek"

"Boşanmayı unut Esila, bugün yuvana kocana geri dönüyorsun."

"Anne hani bana,beni affet demiştin ya eğer seni affetmemi istiyorsan kurtar beni,bir kez daha sırtını dönme anne.."

Kafamın içindeki seslerin susması için ellerimle kulaklarımı kapatıp çığlık attım.

-"YETEEEER!"

Ağlayışım daha da şiddetleniyordu

Aram yanımdaydı ama ben onun sesini duymuyordum,duymak istemiyordum.Dediği gibi olmuştu geri gelmiştim ama kendi isteğimle değil.

Aramın saçımda olan elini çektim ve onu kendimden uzaklaştırıp ayağa kalktım.

-"sakın dokunma bana,hepinizden nefret ediyorum."

Bu konakta kalmak istemiyordum o yüzden konaktan çıkmak için bir adım atmıştım ki,aram belimden tutup beni durdurdu.

"Bırak beni hayvan herif, bırak"çırpınışlarım boşaydı.

Çünkü bu sefer biliyordum ki beni asla bırakmayacaktı.

-"asla Esila,ben o hatayı bir kere yaptım bir daha yapmam."

Beni tekrardan bu altın kafese kapatacaklardı,her ne kadar uçmayı denemiş olsamda her defasında kanatlarımı kırmışlardı.

Çırpınmayı bıraktım,belimde olan elleri gevşemişti.Kendimi ondan kurtarıp konuşmaya başladım.

-"haklıymışsın"

Avluda duran herkese dönüp"haklıymışsınız"dedim.

-"tıpış tıpış geri döndüm,çok mutlusunuzdur."

Arama baktım, gözlerindeki o kırgınlığı görebiliyordum,diğerlerine baktığımda ise şevin ve sıla dışındaki herkesin gözlerinde bana olan nefretlerini gördüm.Merak etmesinler, duygularımız karşılıklıydı.

-"ne o?neden suskunsunuz, birşey desenize"

-"terbiyeni takın gelin,eninde sonunda ait olduğun yere geri gelecektin.O yüzden aklını başına al artık"

Konuşan mahmut ağaya baktım, büyük bir tiksintiyle dinledim.

-"Doğru,bu evdeki herkes terbiyeli hatta evliyken, karısını kuzeniyle aldatan oğlunuz bile terbiyeli, ahlaklı ama bir ben terbiyesizim değil mi? Peki neden sırf bu iğrenç zihniyetinize karşı çıktım diye mi?Tabi sizin ahlak ve değer ilkeleriniz sadece millete karşıdır.Kendi ailenizde ki yaşanan ahlaksızlara gözünüz hep kördür öyle değilmi?"

-"Esila ben seni aldatmadım,neden inanmak istemiyorsun ya?"

Aram'a dönüp parmağımı ona doğrultarak konuşmaya başladım.

-"kes sesini aram!"

Genç adam'ın sabrı taşmak üzereydi.Tüm bu olanlardan sonra karısının bu şekilde konuşması sınırlarını daha da zorluyordu.

Mahmut ağa ise karşısındaki kadının onunla bu şekilde konuşmasını kendine yediremiyordu.Daha önce kimse onunla sesini yükselterek konuşmamıştı.

Esilaya yaklaşarak tokat atmak için elini kaldırmıştı ama sadece kaldırmasıyla kalmıştı.

Aram babasının ne yapacağını anladığı için hemen bunu engellemişti.

Genç kadın ise korktuğu için bir adım geriye gitmişti.Aram onu korumuştu.

-"baba sen ne yaptığını sanırsın,Esila benim karım! Sakın ha bir daha ona karşı elini kaldırdığını görmeyeyim."

Mahmut ağa, oğluyla ters düşmek istemediği için şimdilik susmayı tercih etti ve esilaya öfkeli bakışlarını yolladıktan sonra odasına çıktı.

Genç adam,alnını sıvazlayıp karısına döndü.

-"hadi sende,hemen odaya çık.Sakın itiraz edeyim deme Esila"

-"ne o baban,19 yaşındaki kızdan hakkındaki gerçekleri duymayı,gururuna yediremedi mi?"

-"Esila bak,beni daha fazla sınama.Yoksa tüm sinirimi senden çıkarırım güzelim!"

Güldüm,sadece güldüm.Daha ne kadar küçülebilirdi ki gözümde diye düşünürken her defasında daha da aşşağılık şeyler söylüyordu.

-"ya sen bana daha ne yapacaksın ya? Söylesene ne yapacaksın,evlenecek misin o kızla kuma mı getireceksin üstüme?"

Söylediğim her kelime tek tek kalbime hançer gibi saplanmıştı.

Ama artık gerçeklerden kaçmayacaktım aksine üzerine üzerine gidecektim.

Genç adam, karşısında ki kadının çöktüğünü görüyordu ve bunun tek suçlusu da kendisiydi ama aldatmamıştı ki,böyle alçakça birşeyi yapmamıştı.

Esilamın karşımda ağlamasına daha fazla dayanamıyordum.O yüzden bedenini kendime çekip sarıldım.

Genç kadın, bedenini hapseden kollardan kurtulmak için çırpınıyordu ama faydasızdı.

-"bırak,bırak beni...git,birlikte olduğun kadına git,Gitsene..."

Son kelimeyi çığlık atarak söylemişti adeta,genç kadının yüreği hiç olmadığı kadar acıyordu.

Genç adam ise duyduklarından sonra sadece daha sıkı sarılmakla kalmıştı.

Herkes birer birer dağılmıştı, şevin ve sıla hariç.

Şevin ve sıla şuan yerde çökmüş halde birbirlerine sarılmış ikiliye bakıyorlardı.Daha doğrusu abilerinin kollarıyla kendine hapsettiği esila'ya bakıyorlardı.

Onlarda her ikisi kadar olmasa da, ikilinin durumuna çok üzülüyorlardı.

Şevin,abisinin esilayı canından bile çok sevdiğini ve asla aldatmayacağını düşünüyordu.

Sıla ise şevin'in aksine abisinin esilayı aldattığını ve yengesini gerçekten sevdiğini düşünmüyordu.

Çünkü abisi ilk kez bir kadından karşılık görememişti ve aram bundan hiç hazetmedi.Sılaya göre abisi esilayı değil,kaybetmeyi sevmiyordu.

-

Uzun bir süre ikili avluda o şekilde kalmıştı ama Esila aram'a artık bırakmasını söylüyordu.

-"aram, bırak artık"

-"bırakıcam ama sakin olacaksın anlaştık mı güzelim?"

-"tamam"

Genç adam, kollarıyla hapsettiği karısını sonunda özgür bırakmıştı.

Aram koluma dokunup"Esila hadi gel biz de odamıza çıkalım, tüm bu yanlış anlaşılmalara son verelim küçüğüm"

Koluma dokunduğu an bir sızı hissetim ve yüzümü ekşittim.

Babamın vurduğu yerler ağrıyordu ,en çok ta belim çok acı çekiyordum ama bunu kimseye söylemekte istemiyordum.

En iyisi kızlardan yardım almaktı.

-"aram senden sadece biraz zaman istiyorum, mümkünse bir müddet odaya gelmemeni istiyorum.Lütfen karşı çıkma lütfen"

Aramın gözlerinde bana karşı olan şefkati yüreğimden hissedebiliyordum ama beni aldatan biriyle olamazdım.

Peki nasıl yaşayacaktım onunla?

-"tamam Esila, yeter ki sen mutlu ol başka birşey istemiyorum.Bundan sonra herşey senin istediğin gibi olacak."

Güldüm.

Çünkü benim istediğim burada olmak değildi,okulumda olmaktı.Eski zamanlarda ki abilerimle eğlenmek ve ailemle olmaktı.Fakat artık istesem de eski günlerime geri dönemezdim.Bana bunları yaşatan şahısların yanına bir daha dönemezdim ki,onlara ailem diyemezdim.

Gözlerimi aram'dan ayırıp,kenarda duran şevin ve sıla'nın yanına gittim. anında sarılmışlardı.Gözlerimdeki şaşkınlığı gülümseyerek gizlemeye çalıştım.Aniden sarılmaları nedeniyle bedenimdeki yaralar ağrısını şiddetlendirmişti.

Canım yansa da ses etmedim.

-"yenge iyi ki geldin,seni çok özledik"

Sadece gülümsemekle yetindim.Çünkü ben burayı özlememiştim.

-"kızlar benimle odaya gelir misiniz, önemli bir şey demem gerek"

Bu durumda sadece onlardan yardım isteyebilirdim.Çünkü kimsenin babam'ın bana yaptıklarını öğrenip acımasını istemiyordum.Sadece şevin ve sılaya güvendiğim için onlardan yardım almaya karar verdim.

-"tamam yenge,en iyisi odaya çıkalım orada rahat rahat konuşuruz."

Merdivenleri çıkarken bile adım atmakta zorlanıyordum, acılarım katlanıyordu ve ben kimseye belli etmemeye çalışıyordum.

Odamın önüne geldiğimizde duraksadım.Bir daha buraya dönmeyeceğimi düşünüyordum ama hiçbir şey istediğim gibi gitmemişti ve ben kendimi yine burada bulmuştum.

Odaya girdiğimde herşey bıraktığım gibiydi, değişen birşey yoktu.Ağrılarım yüzünden daha fazla ayakta duramayacağımı anladım,o yüzden yatağa oturdum.

Şevin ve sıla da kapıyı kapatıp yanıma oturmuşlardı.

-"anlat,Esila yenge seni dinliyoruz"

Benim konuşmaya mecalim yoktu,o yüzden direk üzerimdeki tişörtü çıkarttım.Tüm kemer izleri ortadaydı.Tepkilerine bakmak için kızlara döndüm, yüzlerinde gördüğüm ifade korku,acıma ve hüzün duygularıydı.

Sıla ve şevinin gözlerinden yaşlar akıyordu.Benim gözyaşlarım zaten sabahtan beri durmamıştı.

-"yenge ne bu halin?kim yaptı bunu sana,bekle burada hemen abimi çağırıyorum."

Sıla ayaklandığı an ona durmasını söyledim.

-"Hayır sıla,zaten sizi bunun için buraya getirdim.Aram'ın bilmesini istemiyorum."

-"ama yenge.."

Sıla devamını getiremedi çünkü yengesini bu halde görmek ciğerini yakmıştı.Şuan karşısında kendisinden daha çaresiz, yıkık,bitkin birisi vardı.

Her yeri kemer izleriyle doluydu kolları bile, kim bilir canı ne çok yanıyordu diye düşünüyordu.

Şevin ise gördüklerini yeni yeni sindirebilmişti.Gördüklerine inanmakta zorluk çekiyordu.

-"yenge nasıl oldu bu kim yaptı?"

Esila ona acıma duygusu ile bakan şevin ve sılanın yanında kendini garip hissediyordu.

Yutkundum.

Babam diyecekken sustum,diyemedim.Lakin bu kısa sürelikti.Kendimi toparlayıp konuşmaya başladım.

-"babam..."

Ne acıydı ama babanızdan bu şekilde bahsetmek,ama bu durumu artık garipsemiyordum veya yadırgamıyordum da alışmıştım...

Şevin ve sıla tek kelime etmedi çünkü esila'nın ne hissettiğini az buçuk anlıyorlardı.Onu daha da mahçup etmek istemiyorlardı o yüzden şimdilik bu konuyu kapatma düşüncesindeydiler.

-"o zaman,sıla git odamdan krem getir.Acilen yaralara sürmemiz gerek"

-"tamam şevin abla hemen gidiyorum."

Sıla hızlı adımlarla kremi almaya gitti.Kremi alıp odadan çıktıktan sonra adeta koşarcasına yürüyordu.

Aram bir anda karşısına çıkınca duraksamak zorunda kaldı.

-"nereye koşturuyorsun böyle,elindeki ne senin?"

-"hiç, hiçbir şey abi krem sadece neyse beni tutma lütfen gitmem gerek ha bu arada odaya bir müddet gelme ufak bir işimiz var"

Aram, koşup giden kız kardeşinin arkasından bakakalmıştı.

Vardı bir işler bu kızda diye düşünüyordu ama şuan da ondan mutlusu yoktu.

Esila geri dönmüştü ve bir daha asla gitmesine izin vermeyecekti.

Sıla odaya girdiğinde kapıyı kilitledikten sonra elindeki kremi ablasına uzattı.

Şevin hemen kremi alıp esilanın sırtına sürmeye başladı.

Esila, şevinin her dokunuşunda dişlerini sıkıyordu.

Canım çok yanıyordu,babam sanki tüm hırsını benden çıkarmıştı.

Gözümden akan yaşları ellerimle savurdum.

-"yenge baban neden bunu yaptı ki sana?"

Doğru ya,bir baba neden kızına bunu yapardı ki?

-"boşanmak istediğimi söyledim o yüzden yaptı.Görmedin mi nasıl beni savurup konağa attığını?"

-"pislik herif ya,insan kızına bunu yapar mı?hem abim,hem de baban yüzünden nedir senin bu çektiklerin yengem?

Sıla,yengesi evi terk ettiğinde sevinmişti.Çünkü sonuna kadar haklıydı ama abisinin ve ailesinin onu rahat bırakmayacaklarını da biliyordu.Nitekim öyle de olmuştu.

Yine erkeklerin istediği olmuştu.Sıla bu iğrenç düzene bir kez daha lanet etti.

Şevin krem sürme işlemini bitirdikten sonra hemen avluya indi çünkü annesi çağırıp gelmesini istemişti.

Esila odada tek başına kalınca,yataktan kalkıp aynanın karşısına geçti ama gözlerini yummuştu.

Gözlerini açtığında göreceği manzaraya şahit olmak istemiyordu.Yine de gözlerini açtı.

Sırtında, kollarında her yerinde kemer izleri vardı.Derisi yanıyordu adeta ama yine sustu.

Her zaman ki gibi bu acıları da kendi başına atlatacaktı.Bu defa nasıl atlatabilecekti kendi bile bilmiyordu.

-"Neden baba,neden?"

Keşke beni sevmeyi deneseydi,neden denemedi ki?

Oysa beni sevmeyi denemesine bile gerek yoktu.Kızı olmam yetiyordu.

Ama yetmediğini,bana çok güzel bir şekilde öğretti.

Gözyaşlarımı ellerimle savuşturup,gardırobuma yöneldim.Uzun kollu pijama takımlarını çıkarıp giyindim.Ardından yatağa geçip kendimi uykunun kollarına bıraktım.

Bana iyi gelecek tek şeydi.Çünkü yalnız uyuyunca yaşadıklarımı hatırlamıyordum.

________________________________

Aram'dan

Şuan odamızın kapısının önündeydim.İçeri girip girmemekte kararsızdım, esila'nın vereceği tepkilerden korkuyordum.

Bir an zihnim sabah yaşanan olaylara gitti.Esila'nın kendi isteğiyle gelmediğini görmüştüm.

Bir daha asla birlikte olamayacağımızı düşünürken şuan Esila odamızdaydı.

Çok mutluydum.

Ama yanına gelmemi istemiyordu.Biliyorum hala çok kızgın bana ama ben suçsuzum ve buna çok eminim.Suçsuz olduğumu da esilaya ispat edecektim.

Zihnimdeki düşünceleri dağıtıp,kapı kolunu indirdim.

İçerisi karanlıktı,yatağa baktığımda esilanın uyumuş olduğunu gördüm.Sessizce kapıyı kapatım.Ayak uçlarımla yürüyordum.

Esilamı uyandırmak istemiyordum o yüzden yavaş ve sessiz adımlarla yattığı tarafa ilerledim ve diz çöktüm.

Sabaha kadar onu izleyebilirdim.

O kadar saf,masumdu ki...

Dünya'nın sekizinci harikası falan olmalıydı,diye düşünüyordum.

Yüzünü kapatan saçlarını,elimle düzeltip yanağını okşadım.

Uzunca bir süre sadece yüzünü inceledim.Her zerresini ezberlemek istiyordum.

Tekrardan saçlarını elime alıp doyasıya kokusunu içime çektim.Yanındayken huzur bulduğum tek kişiydi.

Ve ben onsuz bir hiçtim,o benim güneşimdi.Yokken karanlığa mahkum olmuştum ama şimdi ise yanımda olduğu için ışığım tekrar geri gelmişti.

Acaba yanağından öpsem uyanır mıydı? Diye düşünüyordum.Ne tepki vereceğini az çok tahmin edebiliyordum ama şuan tek ihtiyacım oydu.Günlerdir onsuzdum.

tam karşısındaki koltuğa oturup,saatlerce onu izledim.Sanki bir daha hiç göremeyecekmişim gibi sadece ona odaklandım.

Yatağımda uyuyan nadide çiçeğimi izlerken de uyuyakalmıştım.

_____________________________

Esila'dan

Belimde hissettiğim o acıyla uyanmıştım.Yaralarım hala taptazeydi ve de canım çok yanıyordu.Benim için güne bu şekilde başlamak fazlaca kötüydü.

Yattığım yerden doğrulup,yataktan kalktım.Aramı koltukta uyur şekilde görünce duraksadım.Beni mi izlemişti yoksa?

Hayret ediyorum,hala nasıl bu odaya gidecek yüzü kendinde bulabiliyordu?Bu midesizliği benim ondan daha da iğrenmeme neden oluyordu.

Daha fazla ona bakmayıp, banyoya girdim.Aynanın karşısına geçtikten sonra yüzümü yıkayıp kuruladım.

Ardından banyodan çıktım, kapıyı açar açmaz aramın uyanmaya başladığını gördüm,beni görmüştü ama ben onu umursamayıp gardıroba yöneldim.

Yaralarımı göstermeyecek bir kombin yapmaya çalışıyordum.Sonunda en uygun olanları seçebilmiştim.Kıyafetlerimi alıp tekrar banyoya girecekken aram kolumdan tutup beni durdurdu.

Kolumdaki yaralardan dolayı ufak bir sızı hissettiğim için yüzümü buruşturdum.Canımın yandığını belli etmemeye çalışıyordum.

-"Esila neden yüzüme bakmıyorsun,neden bize bunu yapıyorsun?"

Yüzüne bakmıyordum,dediklerinden sonra sadece tebessüm ettim ve ona bakmayarak konuşmaya başladım.

-"karşımda yüzüne bakacak bir adam olmadığı içindir"

-"Esila,bana neden inanmıyorsun artık anlamakta zorluk çekiyorum.Sen kendi gözlerinle şahit olmadın mı seni ne kadar sevdiğime, değer verdiğime o halde şuan neden hala işkence ediyorsun bana?"

Hala yüzüne bakmıyordum, çünkü bakarsam içimdeki sevgi günyüzüne çıkabilirdi.Ama her lafıyla kendini karşımda küçük düşürmeye devam ediyordu.

-"bu gözler daha 3 gün önce seni kejeyle aynı yatakta da gördü

aram haznedar,unuttuysan hatırlatayım.Bir de karşıma geçmiş bana neden inanmıyorsun diyorsun,neden acaba? Bir düşün cevabı zaten kendin bulacaksın."

Bir kadın için bu sözleri söylemek asıl işkenceydi.Lakin ben bu işkenceyi kendime her defasında bilerek yapıyordum.

-"birtanem,bak haklısın hem de çok haklısın.Ama beni de anla lütfen.

Bugüne kadar sana asla yalan söylemedim,söylemem de gör bak en kısa zamanda tüm gerçekleri herkes öğrenecek."

-"ben artık haklı olmak istemiyorum aram, istemiyorum!

Ve asıl işkence ne biliyor musun? metresinle aynı evde yaşamak zorunda bırakılmam!"

Gözyaşlarımı hapsoldukları yerden çıkarıp,akmalarına izin verdim.

-"benim suçum neydi aram?ya 19 yaşındayım,19! Tüm bunları hakedecek ne yapmış olabilirim,ne?"

-"küçüğüm,senin suçun yok.Sen bu evdeki en masum,en temiz kişisin biliyorum ki tüm bunları yaşamanın sebebi de benim ama lütfen kendimi affettirmeme izin ver, lütfen "

Sustum, karşısında daha fazla aciz görünmemek için hızlı adımlarla banyoya girdim.

Kapıyı kapatır kapatmaz, kapıya yaslanarak yere çöktüm.

Ellerimle ağzımı kapatıp,sesimin duyulmamasını istedim.

Kendini affettirecekmiş, peki bunu nasıl yapacaktı? Kejeyle birlikte olduğu gerçeğini nasıl değiştirecekti ki,boşuna çırpınıyordu.

Aram,bende kapanması güç bir yara açmıştı.

Bir an önce kendime çeki düzen vermem gerekiyordu.Gözyaşlarımı silip, çöktüğüm yerden kalktım.

Ardından kıyafetlerimi giyinmeye başladım,giyindikten sonra banyodan çıktım.

Odaya bir göz gezdirdikten sonra aram'ın gitmiş olduğunu anladım.

Rahatlamıştım,burada olmaması benim için daha iyiydi.



(Esila'nın kombini)

Bir köşeye geçip oturdum,ablamla konuşamıyordum.

Yine yapayalnızdım,kimsem yoktu.

Bir süre öylece oturdum, sonrasında kızların yanına gitmeye karar verdim.Aslında şimdiye kadar onların yanıma gelmesi lazımdı ama işleri çıkmış olmalıydı.

Odamdan çıkıp,odalarına doğru ilerledim.Ama kejenin odasının önünden geçmem gerekti.Kalp atışlarım hızlanmaya başladı,ruhum daralıyordu ama yine de yürümeye devam ettim.

Tam odasının önünden geçerken,keje ve annesinin seslerini duydum.Benim hakkımda konuşuyorlardı o yüzden durup dinlemeye başladım.

"Aferin benim kızıma,nasılda herkesi tuzağına düşürdü."

"Eee ne sandın,kimin kızıyım sonuçta, aslında çok ta zor olmadı.

O gece su içmeye kalkmıştım.Ama şans bu ya aramı gördüm hemde ayakta duracak hali bile yoktu.Sarhoş olduğunu anladığım için onu odama getirdim.Sonrasını biliyorsun zaten"

"İyi ettin de,ya aram o gece aranızda birşey olmadığını hatırlarsa keje?"

"Hatırlayamaz anne,zaten çok sarhoştu.Hem artık esilada onu kendine yaklaştırmaz.Aram artık benim!"

Duyduklarım karşısında çok şaşırmıştım.Tüm bu duyduklarım...

Ama nasıl?Bir kadın kendini nasıl bu kadar aşşağılık bir duruma düşürebilir.Aklım almıyordu!

Gözlerimi sıkıca yumdum ve elimi kalbime götürdüm.Aram doğruyu söylüyormuş.Ama ikisini o halde gördükten sonra aksini düşünmem imkansızdı.İkimizde bize kurulan tuzağa düşmüştük.

Tüm konuşmalarını ses kaydına almıştım çünkü bana inanmayacaklarını biliyorum.

Sinirden delirmek üzereydim,kejeye haddini bildirmemin zamanı geldi de geçiyordu.Bir hışımla kapıyı açıp içeri girdim.

-"Ne yapıyorsun be,odama bu şekilde giremezsin Esila!"

Üstüne doğru yürüyerek saçından tutup,ölesiye dövmeye başladım.Ben tüm bunları bu kadın yüzünden yaşamıştım o yüzden bedelini ödeyecekti.Acıyan sırtıma aldırış etmeden her defasında daha da şiddetli vuruyordum.

Annesi de kızını benden ayırmaya çalışıyordu,ama nafileydi.Bu kadın yaptıklarının bedelini en ağır şekilde ödeyecekti.

Annesini bir kenara itip ,kejenin saçından tekrar tutup,onu odadan çıkardım.Sürükleyerek merdivenden aşağı indiriyordum.Herkes avluda kahvaltı yapmakla meşguldü.Beni görünce hepsi sandalyelerinden kalkıp bana doğru geliyorlardı.

Avluya indiğimizde kejeyi,avlunun ortasına fırlattım.

-"Esila sen ne yaparsın?"

-"ne yapmam gerekirse onu yapıyorum, sultan hanım!"

Aram, avluda yoktu ama ona şimdiden haber verdiklerini biliyordum.

O da birazdan burada olurdu.

-"Mahmut ağam görür müsün,gelininin gül gibi kızıma ne ettiğini,bunun hesabını kim verecek şimdi?"

Tüm bu dediklerini hayretle dinledim,yüzümde alaycı bir ifade oluştu.Şimdi de Mahmut ağa konuşmaya başlamıştı.

-"gelin sen ne ettiğini sanırsın,ne bu hal diyesin hele?"

-"Bu oruspu herşeyi planlamış,aram o gece bu oruspuyla birlikte olmamış,hepsi bunun oyunuymuş Mahmut ağa!"

Keje aniden yerden kalkıp,Mahmut Ağa'nın yanına gitti.

-"Ağam,inanmayasın.Yalan söyler,hep kıskançlığından hasetliğinden yapar bunları."

Tekrardan güldüm, çünkü şuan sergilediği oyunculuğu tam bir komediydi.

-"biliyordum,bana inanmayacağınızı o yüzden tüm konuşmalarını ses kaydına aldım."

Kejenin gözlerindeki korku ve bedenindeki titremeyi zevkle izliyordum.

Ses kaydını açtığım sıra da konağın kapısından içeri giren aramı gördüm.

-"Esila ne oluyor burada?"

-"sessiz ol ve açtığım ses kaydını dinle aram"

Herkes toplandığında ses kaydını açtım ve herkesin duyacağı şekilde sesini yükselttim.

Bakışlarım sadece kejenin üzerindeydi.Şuan karşımda tirtir titrediği

Bölüm sonu

2 yorum